TTB’den COVID-19 Aşısı ve Bağışıklama Raporu: “Aşı bir insan hakkı, patent uygulamaları eşitsizlik üretiyor”

TTB “Yeni Koronavirüs Pandemisi Sürecinde Türkiye’de COVID-19 Aşılaması ve Bağışıklama Hizmetlerinin Durumu” adlı raporunu yayımlandı. Pandemi sürecinde aşılama hizmetlerinin etraflıca değerlendirildiği rapor, bağışıklama hizmetlerinin toplum sağlıyla olan yakın ilişkisine, Türkiye’de bağışıklamanın güncel durumu ve bu alanda yaşanan eşitsizliklere değinen yazılardan oluşuyor

TTB’den COVID-19 Aşısı ve Bağışıklama Raporu: “Aşı bir insan hakkı, patent uygulamaları eşitsizlik üretiyor”

Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) “Yeni Koronavirüs Pandemisi Sürecinde Türkiye’de COVID-19 Aşılaması ve Bağışıklama Hizmetlerinin Durumu” adlı raporunu yayımlandı. Pandemi sürecinde aşılama hizmetlerinin etraflıca değerlendirildiği rapor, bağışıklama hizmetlerinin toplum sağlıyla olan yakın ilişkisine, Türkiye’de bağışıklamanın güncel durumu ve bu alanda yaşanan eşitsizliklere değinen yazılardan oluşuyor.

Aşılama konusunda da önemli değerlendirmeler içeren raporda, COVID-19 salgınında aşı çalışmaları ve uygulamaları, koronavirüs hastalığına karşı aşılanma tutumları, COVID-19 için üretilen aşıların etkinlik ve yan etkileri tartışılıyor. Ayrıca raporda, aşının ve aşılamanın bir insan hakkı olduğu üzerinde durulurken patent uygulamalarının ürettiği eşitsizliklere de değiniliyor.

“Aşılama yoluyla yılda 2-3 milyon ölüm önlenmekte”

Dr. Pınar Okyay “Aşılar: Bir insan hakkı” başlığını taşıyan yazısında insanlık tarihi boyunca aşının önemli rol oynadığını belirterek çiçek hastalığının sona erdirilmesine dikkat çekti. Dr. Okyay yazısına şöyle devam etti:

Önlenen hastalıkların maliyetine dayanarak, aşıların, tedarik zincirlerinin ve hizmet sunumunun maliyetlerini ve bunlarla ilişkili ekonomik faydaları karşılaştırıldığında aşılar, on yıl boyunca maliyetlerden yaklaşık 16 kat daha fazla net getiri sağlamaktadır. İnsanların daha uzun ve sağlıklı yaşam için verdikleri değer ve buna bağlı maliyetler dikkate alındığında ise bu net getiri maliyetlerin 44 katına ulaşmaktadır.

Dr. Okyay’ın yazısı, “Bütün bu çabaların nedeni, aşıların dünyamızdaki her insanın ve bir bütün olarak toplumun sağlığının inşasının için gerekli olmasıdır. Bu nedenle aşıya ekonomik olarak karşılanabilir ve ayrımcı olmayan erişim en temel insan haklarından biridir” ifadeleriyle sonlandı.

“Bağışıklama hizmetleri 20. yüzyılın en etkin halk sağlığı girişimlerinden biri”

Dr.Muzaffer Eskiocak, Dr.Bahar Marangoz, Dr.Mehmet Zencir ortak imzasıyla yayımlanan “Türkiye’de Bağışıklama Hizmetlerinin Durumu ve Bağışıklamada Eşitsizlikler” başlıklı yazıda bağışıklama hizmetlerinin 20. yüzyılın en etkili halk sağlığı girişimlerinden biri olduğuna dikkat çekildi.

“Sağlıkta dönüşüm programı ile sunumunda etki azalması ve yararlanımında eşitsizliklere yol açılacağı yılların kaygı ve tartışma konusudur” ifadelerinin yer aldığı yazıda, yazının amacı için “Türkiye’de bağışıklama hizmetlerinin durumu ve bağışıklamada eşitsizlikleri Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları (TNSA) üzerinden ortaya koymak ve tartışmak için bilgi sunmaktır” ifadeleri kullanıldı.

Aile hekimliği birimi başına düşen nüfusa dair bulgu yazıda şöyle yer aldı:

Bölgelere göre aile hekimi başına düşen nüfusun zamana göre seyri, Aile Sağlığı Merkezi (ASM) başına nüfus; bağışıklama hizmetlerini yürütmek için tüm bölgelerde fazladır, eşitsiz dağılımlıdır ve düzelme kararlılığı eğilimi görüntüsünden uzaktır.

Raporda “Bağışıklama Hizmetlerinde Durum” ara başlığında şu tespitler yer aldı:

Bağışıklama hizmetleri; Yeni koronavirüs hastalığı (YKVH) pandemisinin etkisiyle, artmış bağışıklama hizmeti gereksinimiyle karşı karşıya kaldı. Sağlık çalışanlarına (grip), yaşlılara (grip ve pnömokok) ve risk gruplarına (grip ve pnömokok) aşılamaların yeterli olmadığı ülkemiz; COVID-19 ile baş etmede kişisel dirençliliği geliştirmek amacıyla artan ilgi ve gereksinimi karşılamaktan uzak, aşı sağlayamama sorunuyla karşı karşıya kalmıştır.

Güncel COVID-19 bulaşmasına yönelik yüksek risk algısı ve sağlık kuruluşlarından uzak kalma yönlendirmeleri ile daha yapısal olan başvuruya dayalı uygulama temelli yaklaşım sorunu birleşince; birinci basamak sağlık sistemi, çocuk ve gebelere rutin bağışıklama hizmetleriyle ilgili hedeflere erişememe sorunuyla karşı karşıya kalmıştır.

YKV hastalığının filyasyon, izole edilen ve karantinaya alınanları izleme, tanı ve sağaltıma yönelik sağlık hizmetlerinin artmış gereksinimini karşılamak, sağlık örgütünün de gündeminde öne çıkmıştır. Bağışıklama hizmeti sunanların bir bölümü bu gereksinimi karşılamaya yönlendirilmiştir. Sonuç olarak bağışıklama hizmetleri ve sunucularına yönelik stres artmıştır.

TTB’nin “COVID-19 Aşısı ve Bağışıklama Raporu”na ulaşmak için tıklayınız!

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur