PKK’nin kurucu kadrolarından Kemal Pir, bundan 33 yıl önce 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu içinde “Bu devlete bir kazık çaktık, çıkarabilirse çıkarsın” diyordu. Bundan PKK’nin kuruluşunu kastediyordu. İkinci büyük kazık da bizzat 14 Temmuz Direnişi’yle çakılmıştır. İşte bugün eski ulus-devletçi Türk devleti bu kazıkların etkisiyle artık iflah olmaz hale gelmiştir. Türkiye ya demokratikleşip halkların, toplulukların, […]

PKK’nin kurucu kadrolarından Kemal Pir, bundan 33 yıl önce 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu içinde “Bu devlete bir kazık çaktık, çıkarabilirse çıkarsın” diyordu. Bundan PKK’nin kuruluşunu kastediyordu. İkinci büyük kazık da bizzat 14 Temmuz Direnişi’yle çakılmıştır. İşte bugün eski ulus-devletçi Türk devleti bu kazıkların etkisiyle artık iflah olmaz hale gelmiştir. Türkiye ya demokratikleşip halkların, toplulukların, emekçilerin, kadınların özgür olduğu bir ülke haline gelecektir ya da yanlış politikalar altında çıkmaz içinde çıkmazları yaşayan bir ülke olmaktan kurtulamayacaktır.
Karadeniz’in büyük devrimcisinin “Biz kazık çaktık, çıkarabilirlerse çıkarsınlar” dediği tarih 1982 yılıdır. 1982 yılında PKK tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. Bu da 14 Temmuz Direnişçiliğiyle yenilmez bir karaktere kavuşmasıdır. Türk devleti 14 Temmuz 1982 yılından sonra öyle bir PKK ile karşılaşmıştır ki 33 yıldır uğraşıyor, ama uğraştıkça daha da batıyor. Çünkü yenilmeyecek bir tarz ve ruhu karşısında buluyor. Bu tarz ve ruhla yürütülen mücadeleyle öyle bir halk yaratılmıştır ki artık bu halkın iradesini kırmak, yenilgiye uğratmak mümkün değildir. Bugün bu halkın gençleri ve kadınları 14 Temmuz ruhuyla şekilleniyor. Her biri yıkılmaz özgürlük anıtı haline geliyor.
Bu gençlik “Gençlik Önder Apo’nun fedaisidir” diyerek Kürt halkının özgürlüğü için fedaice savaşıyor; fedaice direniyor. Bu gençliğin şekillenmesinde üç figürün büyük etkisi vardır: Birincisi, Kürt Halk Önderi’dir. İkincisi, Kemal Pir. Üçüncüsü de yine Büyük Ölüm Orucu’nda şehit düşen Ali Çiçek’tir. Bunlara yine 5 No’lu zindanda Ferhat Kurtay’la birlikte kendilerini yakarak direniş ortaya koyan Necmi Öner’i de ekleyebiliriz.
Kemal Pir, bugünkü gençliğin yaratılmasında belirleyici karaktere sahiptir. Apocu grupta gençliği en fazla etkileyen ve gençlerin Apocu gruba katılmasını en fazla sağlayan Kemal Pir’di. Kemal Pir öyle bir devrimciydi ki onu tanıyan her genç hemen radikal duygularla donanır ve militan bir genç haline gelirdi. Kemal Pir’le tanışan bir genç kültürel soykırımcı Türk devletini yıkabileceğine ve kapitalist moderniteye karşı savaşacağına inanırdı. Kemal Pir’i tanıyan gençlerde özgüven patlaması yaşanır, “Bizim önümüzde hiçbir güç duramaz” derlerdi. Kemal Pir 1970’li yıllarda hangi il, ilçe, mahalle ve köye gitse orası canlanır, büyük bir devrimci dinamizm yaşanırdı. Eğer bugün Kürt gençliği kabına sığmıyor, Ortadoğu’yu da özgürleştirecek bir devrimci hamle yürütüyorsa, bunu sağlatan en başta da büyük enternasyonalist devrimci Kemal Pir’dir. Militan gençliğin ruhunda kesinlikle Kemal Pir’in ruhu dolaşmaktadır. Ali Çiçek’in ruhu dolaşmaktadır. Zaten Ali Çiçek de büyük devrimci ruhunu Kemal Pir’den almıştı.
Ali Çiçek Kemal Pir’in öğrencisidir. Ali Çiçek’in ruhuna Kemal Pir’in ruhu girmişti. Bu nedenle Ali Çiçek için yürütülecek mücadelede hiçbir şey engel olamazdı. Bir eyleme mi gidecekti, o eylem mutlaka başarılı olurdu. Çünkü Ali Çiçek’te Kemal Pir ruhu vardı. Kemal Pir’le 14 Temmuz içinde yaptıkları diyaloglarla iki büyük devrimci ruhun siper arkadaşlığının en güzel örneğini ifade ediyordu.
14 Temmuz Büyük Ölüm Orucunda işte böyle yenilmez gençlik ruhu vardı. Bu iki militan ruh 14 Temmuz tarzı ve ruhunu belirlemede büyük etkide bulunmuştu. Hayri Durmuş, bu Büyük Ölüm Orucunun bilge kişiliğini, Akif Yılmaz büyük bağlılığı temsil ederken, Kemal Pir ve Ali Çiçek ise Türk devlet gericiliği karşısında yenilmez gençlik ruhunu temsil ediyordu. Kürt gençliği, Türkiye halklarının ve Ortadoğu halklarının gençliği Kemal Pir ve Ali Çiçek ruhunu iyi tanır, kendi devrimci ruhları haline getirirlerse hiçbir güç kendilerini yenilgiye uğratamaz.
Kemal Pir Türkiye devrimini Kürdistan devriminde görüyordu. Kemal Pir, yaşamı uğruna ölecek kadar seven bir özgür yaşam aşığıydı. İşte bu Kemal Pir, bugün Türkiye’de gelişen halkların kardeşliği ve demokratik ulusun mayası olmuştur. HDP’de somutlaşan devrimcilerin, demokratların, halkların birliğini en başta da büyük enternasyonalist Karadenizli devrimci Kemal Pir sağlamıştır. Türkiye’yi kurtaracak da çıkmazlardan çıkaracak da Kemal Pir kişiliği ve onun siyasal düşüncesidir.
Türk devletinin farklı kimlikleri yok eden politikaları halklar için, Türkiye için mezar olurken; Kemal Pir, Türkiye halkları için özgür ve demokratik yaşamdır. Bu nedenle eski devlete kazık çakıp yeni Türkiye’yi yaratma öncülüğü yapanlar içinde yer almıştır. Şimdi Kemal Pir’in özlediği, hedeflediği özgür ve demokratik yeni Türkiye doğmaktadır. 14 Temmuz’la yaratılacak bu Türkiye tüm Ortadoğu’yu da özgür yaşamın yeşertileceği coğrafya haline getirecektir.
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.