Uluslararası Göç Örgütü’nün yayınladığı “2005: Türkiye, İnsan Ticareti ve Eğilimler” isimli rapor Türkiye’deki insan ticaretinin geldiği tabloyu ortaya koyuyor. Türkiye’deki yabancı seks köleleri pazarının boyutu yıllık 3.6 milyar doları buluyor. Ticareti yönetenlerin yüzde 9’u Türk. Mağdurların yüzde 50’si ise ortaokul mezunu yoksul, genç kadınlar. Dünya’da çeşitli ülkelerde her çeşit emek sömürüsü için zorla köle olarak […]
Uluslararası Göç Örgütü’nün yayınladığı “2005: Türkiye, İnsan Ticareti ve Eğilimler” isimli rapor Türkiye’deki insan ticaretinin geldiği tabloyu ortaya koyuyor.
Türkiye’deki yabancı seks köleleri pazarının boyutu yıllık 3.6 milyar doları buluyor. Ticareti yönetenlerin yüzde 9’u Türk. Mağdurların yüzde 50’si ise ortaokul mezunu yoksul, genç kadınlar.
Dünya’da çeşitli ülkelerde her çeşit emek sömürüsü için zorla köle olarak çalıştırılan on binlerce insan var. Türkiye’de bu kölelik biçimi “seks köleliği” olarak kendisini varediyor.
2005 yılında dört yüz altmış dokuz kişi insan ticareti mağduru olarak belirlendi. Ancak bu sayının, Türkiye’de insan ticareti mağduru olan toplam kişi sayısının çok daha küçük bir bölümünü oluşturduğu tahmin edilmekte. Türkiye’de insan ticaretine maruz kalan kadın ve kızların, yüzde altmışı Moldova ve Ukrayna’dan olmak üzere, çoğu eski Sovyet ülkelerinden gelmekte.
Türkiye’de insan ticaretine maruz kalan her üç kadından biri anne. Genellikle yoksulluk oranının yüksek olduğu ve iyi ücretli işlerin az olduğu eski Sovyet ülkelerinden geliyorlar. İnsan ticareti sadece bireyi değil, aynı zamanda çocukları ve aileleri de etkiliyor. Anneler, çocuklarını beslemek, giydirmek ve eğitmek için para kazanmaya ihtiyaç duyduklarından insan ticareti açısından daha büyük risk altında bulunuyorlar ve sahte iş teklifleriyle kendilerini kandıran ve başta seks hizmetleri olmak üzere köleliğe zorlayan insan tacirlerinin hedefi haline geliyorlar. İnsan ticareti maduru, kadın, erkek ve çocuklar genellikle ölüm tehdidi altında ve istekleri dışında, para karşılığı erkeklerle ilişkide bulunmaya yada farklı işlerde çalışmaya zorlanıyorlar.
Yapılan araştırmalar bu kadınların, kocalarının genellikle işten çıkarılmış veya iyi ücretli bir işte çalışamadığını ortaya koyuyor.
Rapordan Başlıklar
• Türkiye’de insan ticaretinden 3.6 milyar dolarlık yasadışı gelir elde ediliyor. Ticaretin merkezi İstanbul ve Antalya.
• 2005 yılında Türkiye’den ülkelerine geri gönderilmiş 226 kadın tespit edildi.Türkiye’de insan ticaretine mağdur olan kadınlar Ukrayna (yüzde 31), Moldova (yüzde 29), Rusya (yüzde 13), Kırgızistan (yüzde 8), Romanya (yüzde 5), Özbekistan’dan (yüzde 5) geliyordu.
• İnsan ticaretinin tespit edildiği şehirler ise İstanbul (yüzde 33), Antalya( yüzde 25), Ankara (yüzde 16), Mersin (yüzde 5) oldu.
• İnsan tacirlerinin tuzağına düşen kadınlar günde 15-30 kez cinsel ilişkiye girmek zorunda bırakılıyorlar.
• Kadınlar kendini çalıştıranlara günde yaklaşık 2 bin 250 dolar, bir yılda da 765 bin dolar para kazandırıyor.
• Türkiye’de 2005 yılında belirlenen 469 mağdurun üzerinden sağlanan gelir 360 milyon dolar.
• Toplam mağdur sayısının bunun 10 katı olduğu öngörülüyor. Seks kölesi ticaretinden yılda yaklaşık 3.6 milyar dolarlık yasadışı gelir elde ediliyor.
• Mağdurları, insan ticaretinin ağına yüzde 74 oranında kendi ülkelerinin vatandaşları sokuyor. Yasadışı ticareti yönetenlerin yüzde 9’u Türk, diğerleri ise Rus uyruklu.
• Mağdurların yüzde 40’ı çocuk sahibi ve onların bakımı nedeniyle sosyo-ekonomik baskı altında. Türkiye’ye getirilen mağdurların çoğu (yüzde 55) 18-24 yaş arasındaki kadınlar, yüzde 24’ü 25-30 yaş arasından, yüzde 3’ü de 14-17 yaş arasından seçiliyor.
• Türkiye’de 2005 Ocak ve Haziran ayları arasında sadece yedi tacir hüküm giyerek hapse gönderildi.
• Mağdurların yüzde 7’si üniversite, yüzde 28’i lise, yüzde 50’si ise ortaokul mezunu.
Mağdurların üçte biri üreme organları hasar gördüğü için bir daha asla anne olamama tehlikesi altında bulunuyor, yüzde 36’sında cinsel yolla bulaşan hastalıklar var, yüzde 8’inde beyin hasarı gözleniyor.
Onlar modern çağın köleleri
Uluslararası Göç Örgütü Misyon Şefi Marielle Sander Lindstrom, insan ticareti mağduru kadınların kesinlikle hayat kadını olmadığını, bu kadınların kendi istekleri dışında cinsel ilişkiye girmeye ya da çalışmaya zorlandıklarını söyledi. “Onlar modern çağın köleleri” diyen Lindstrom insan ticareti mağdurları içinde yoksul annelerin oranına dikkat çekti ve bu kadınlar çocuklarına bakabilmek için kazanç bulmaları gerektiğinden, insan ticareti açısından daha büyük risk altında olduğunu söyledi. İnsan ticareti iki yönlüdür, önce mağdur olan kadını, sonra da geride kalan çocuklarını etkiler” dedi.
Uluslararası Göç Örgütü, raporla birlikte insan ticaretinin çocuklar ve aileler üzerindeki etkisi hakkındaki bilinci arttırmayı hedefleyen bir kampanya başlatıyor . Kampanyanın odak noktası, tüm Türkiye’de televizyon kanallarında gösterilecek olan bir tanıtım filmi. “Annemi gördünüz mü?” başlıklı bu film, eski Sovyet ülkelerinden dört çocuğun Türkiye’de insan ticaretine maruz kalmış annelerini aramalarını konu ediyor. Reklam filmiyle seks kölesi pazarlayanların elindeki kadınları kurtarmak için açılan ‘Alo 157’ hattının tanınması hedefleniyor.
Sendika.Org