Trafik kazası ve 1996 1 Mayıs'ına katılmak gibi gerekçelerle işten atılan Ağaç AŞ işçileri, İBB Merter binasında eylemde. Aylardır muhatap alınmadıklarını belirten işçiler, çözüm sağlanana kadar oturma eylemine devam edecek

Güvenlik soruşturmaları bahanesi ile haksız şekilde işten çıkarılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç AŞ işçileri aylardır belediye ile sürdürülen görüşlerden sonuç çıkmaması üzerine İBB’nin Merter’deki ek hizmet binasında oturma eylemine başladı. İşçiler mesai saati bitmesine rağmen oturma eylemlerine devam ediyor. İşçilerin insani ihtiyaçlarını karşılaması engelleniyor. Bir işçi hastanelik oldu.
İşçiler işe girdikleri dönemde güvenlik soruşturmalarından geçti. İBB yönetimi, İstanbul Valiliği'nin istediğini öne sürerek, yeniden usulsüz şekilde başlattığı soruşturmalar ile birçok Ağaç AŞ işçisini işten attı. İşçilik dönemi öncesi vergi borçları, 1996 1 Mayıs’ına katılmak ve karışılan trafik kazaları gibi sebepler bahane gösterilerek 150’ye yakın işçi işten çıkarıldı.
İşten çıkarılan Ağaç AŞ işçileri aylardır kendilerine görüşme ve çözüm sözleri verildiğini, bunun karşısında ise hiçbir gelişme olmadığını belirterek bugün İBB Merter Ek binasında oturma eylemi başlattı. İşçiler kendileriyle ilgili kararın İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz tarafından verileceğinin söylendiğini aktardı. Oğuz’un da kendilerini muhatap almadığını kaydeden işçiler kendileri ile görüşme gerçekleştirilip, işe iade talepleri karşılanana kadar eyleme devam edeceklerini belirtti. Ağaç AŞ işçileri tüm emek ve demokrasi güçlerini haklı mücadelelerinde dayanışmaya çağırdı.
Belediye güvenlik görevlileri işçilerin etrafını sararak müdahale etti. Gazetemizin muhabiri de dahil eylemi takip etmek isteyen basın mensupları içeri sokulmazken muhabirimiz Barış Salık'ın içeri alınmaması üzerine Ağaç AŞ işçileri "Özgür basın susturulamaz" ve "Hak hukuk adalet" sloganları ile hem müdahaleye hem de basın emekçilerinin içeri alınmamasına tepki gösterdi.
Eylemdeki işçilerden ve işten atılan Ağaç AŞ işçlerinin temsilcisi Kezban Karlık, Evrensel'e yaptığı açıklamada yaşanan müdahaleleri ve kararlılıklarını dile getirdi. Güvenlik görevlilerinin sürekli kendilerine müdahale ettiğini ve bir oyalama politikası yürütüldüğünü değerlendirmesini yapan Karlık, "Yiğit Bey'in burada olmadığını, gelip gelmeyeceğini bilmediklerini, görüşmeye çalıştıklarını ifade ediyorlar. Görmüş olduğunuz gibi basın mensubu arkadaşlarımızı da içeri almıyorlar, diğer arkadaşlarımızı da içeri almıyorlar. Burada ilk başta bizlere çok fazla müdahale edildi, önlüklerimiz yırtıldı, yerlerde sürüklendik. Ama yine de buradayız ve buradan Yiğit Oğuz Duman gelene kadar çıkmayacağız" dedi.
Taleplerinin net olduğunu ve işlerini geri istediklerini söyleyen Karlık, "Yiğit Oğuz Duman'ın gelip bizlerin neden işten çıkartıldığını açıklamasını bekliyoruz. Taleplerimiz çok net; biz işlerimizi geri istiyoruz. Çünkü kamuda çalışmaması gereken iki tip suç var. Bu iki tip suçun ne olduğunu herkes biliyor, biz bu suçlulardan değiliz. Altı yıl Ağaç A.Ş. iştirakında çalıştık ve haksız, hukuksuz bir şekilde işlerimizden çıkarıldık" şeklinde konuştu.
İBB iştiraklerinden İSTAÇ bünyesinde yaşanılan haksızlığı dile getiren engelli personel Adem Tok, Ağaç AŞ işçileriyle dayanışmak için ek bina önüne geldi. Sürecin tıkanmasına tepki gösteren Tok, "İSTAÇ Çevre Yönetimi A.Ş. tarafından işinden atılan engelli emekçiyim. Nuri Aslan bundan 2 hafta önce tekrar bize bir söz verdi. Kısa zamanda bu süreci çözüp arkadaşlarımızın ve benim işe iademizi gerçekleştireceğini söylediler. Fakat dönüp dolaşıp işin Yiğit Oğuz Duman'da tıkandığını söylediler. Oysa Yiğit Oğuz Duman bu güvenlik soruşturması söz konusu olmadan önce kendisi bir basın açıklaması ve röportaj vermişti. Yargı kararına saygı duyacağını, bu sürecin bir daha yaşanmayacağını, yargı kararıyla işi iade edilen insanların işe başlatılacağı sözünü verdi. Ama hiçbirini yapmadı ve sürekli işçilerden ve emekçilerden kaçarak kime hizmet ettiği belli olmayan bir tavırla karşı karşıyayız" dedi.
Taleplerinin net olduğunu ve sadece yargı kararlarının uygulanmasını istediklerini belirten Tok, "Söz verdikleri halde sözlerini tutmuyorlar. 3 gün dediler, 13 gün oldu. Ben engelli personelim. İçeride arkadaşımız sinir krizi geçiriyor, içeride arkadaşlarımız tansiyonları düşüyor. Biz orada hiç kimseye karşı bir saygısızlık, bir kaba kuvvet, bir baskı oluşturmadık. Bizim amacımız sadece yargı kararının uygulanması. Güvenlik soruşturması anayasal bir suçtur arkadaşlar. Biz emekçi olarak namussuzluk, şerefsizlik, yüz kızartıcı bir suç işlemedik. Neden ben işime iade edilmiyorum? Bizim sadece istediğimiz bir cevap almak ve bir diyalog ve bir süreç geliştirmek. Başka bir amacımız yok. Biz artık onlara kesinlikle 'Bizim iş yoksa onlara da huzur yok' talebiyle karşılarına çıkacağız" şeklinde konuştu.
İşçiler mesai saati bitmesine rağmen oturma eylemlerine devam ediyor. İşçiler çıkarılana veya muhatap bulana kadar orada kalmaya devam edeceklerini belirtti.

Saatler ilerledikçe İBB Merter Ek Hizmet Binası içindeki oturma eylemini sürdüren işçilerin koşulları daha da ağırlaştı. İBB güvenlik amirlerinin talimatıyla işçilerin yiyecek, su ve telefonlarını şarj etme gibi en temel insani ihtiyaçlarının içeri alınması tamamen engellendi.
Kısıtlı imkânıyla içeriden bilgi veren işçi temsilcisi Kezban Karlık, bu ambargo ve stres altında kalp hastası bir arkadaşlarının fenalaşarak hastanelik olduğunu iletti.
Dışarıda dayanışma için bekleyenlerin temin ettikleri temel ihtiyaç malzemelerinin de içeri sokulmasına izin verilmiyor.
Karlık, içerideki tecride tepki gösterdi. Öte yandan, polis ekiplerinin işçilere "Ortada bir suç yok, sadece oturuyorsunuz" demesine karşın, İBB yönetiminin şikâyetçi olması halinde işçilerin gözaltına alınarak karakola götürülme ihtimali masada tutuluyor.
En temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılan işçilerin içerideki oturma eylemleri sürüyor.