Malatya’da 6 Şubat depremlerinde 30 kişinin yaşamını yitirdiği Trend Garden Rezidans davasında, dosyası ayrılan sanık hakkında “bilinçli taksir” suçlamasıyla cezalandırma istendi. Mütalaada, binanın “imar barışı” kapsamında yapılan usulsüz tadilat ve denetim eksiklikleri nedeniyle yıkıldığı vurgulandı

Malatya'da 6 Şubat depremlerinde 30 kişinin yaşamını yitirdiği Trend Garden Rezidans davasında dosyası ayrılan sanık Özkan Gülfırat'ın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılması istendi. ANKA'da yer alan habere göre mütalaada, binanın "imar barışı" kapsamında deprem yönetmeliğine aykırı tadilat ve denetim eksiklikleri nedeniyle yıkıldığı belirtildi. Depremde yakınlarını kaybeden aileler, sanığın en üst hadden cezalandırılmasını ve tutuklanmasını talep ediyor.
Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesindeki Trend Garden Rezidans'ın saniyeler içerisinde yıkılması sonucunda 30 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.
Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mayıs 2025'te görülen karar duruşmasında, müteahhit Bahattin Doğan ve statik proje müellifi Bülent Yeroğlu'na 12 yıl 6 ay, rezidans sahipleri Engin Aslan ve Sefa Gülfırat'a ise 17 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Diğer rezidans sahibi sanık Özkan Gülfırat'ın yurt dışında olması nedeniyle dosyasının ayrılmasına, diğer sanıkların ise beraatine hükmedildi. Karar, istinafa taşındı.
Edinilen bilgilere göre, iddia makamı dosyası ayrılan sanık Özkan Gülfırat'ın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada, şu ifadelere yer verildi:
"Dosya kapsamında, deprem neticesinde yıkılan binanın yapısı ve sorumluları ile ilgili alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden teşkil bilirkişi raporuna göre, söz konusu binanın 'imar barışı' nedeniyle deprem yönetmeliğine aykırı bir şekilde kapsamlı tadilat yapılması, uygulamaya ve denetime dair eksiklikler nedeniyle yıkıldığının; bu kapsamda rezidansa dönüşüm sırasında gerekli teknik incelemenin yaptırılmamış olması nedeniyle Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'a aykırı işler yapan binanın yeni sahiplerinden sanık Özkan Gülfırat'ın da 'asli sorumlu' olduğunun tespit edildiği, bu haliyle belirtilen hususlar birlikte nazara alındığında sanığın eyleminin TCK'nın 85/2. maddesi gereğince 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olma' suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, ülkemizin aktif deprem kuşağında yer alması, bunun sonucu olarak kısa aralıklarla ölümlere sebebiyet veren yıkıcı ve büyük depremlerin yaşanması, Malatya ilinin Doğu Anadolu Fay Zonu ve Malatya Fayı'na yakın konumda bulunan, depremselliği yüksek bir bölge olması, ilin büyük bir kısmının birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde yer alması hususları göz önüne alındığında, sanığın eyleminin sonuçlarını öngörebilecek durumda olmasına rağmen gereken özen ve tedbiri almaması nedeniyle kusurunun 'bilinçli taksir' seviyesinde olduğunun kabulü ile eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur."
Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 9 Temmuz'da görülecek duruşmada kararın açıklanması bekleniyor.
Depremde kardeşini kaybeden Hatice Açıkalın, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Yıllardır duruşmalara katılmadığı için karar duruşmasında dosyası ayrılan sanık hakkında, bizler 'olası kastla' yargılama yapılması gerektiğini ortaya koyan tüm gerçekleri sunmamıza rağmen 'bilinçli taksir' üzerinden mütalaa verilmiştir. Umarım verilecek karar en üst hadden, indirimsiz olur ve tutuklama gerçekleşir. Çünkü diğer sanıklar hakkında 9 Mayıs 2025'te verilen kararla tutuklama yapılmamıştı. Sanıklara verilen 'ödül gibi cezalar', kabul edebileceğimiz şeyler değil. Mücadele etmeye devam edeceğiz. Diğer sanıklar için istinaf kararını bekliyoruz. Kamu görevlileri için hala izin çıkmadı. Ne beklendiğini anlamak mümkün değil. Amaç davayı zamanaşımına uğratmaksa buna izin vermeyeceğiz. Geç gelen adalet adalet olmadığı gibi, eksik adalet de adalet değildir.
Sendika.Org