Günlük direnişler ve eylemler ortak bir hatta buluşturulabildiğinde, ulusal mücadelelerin kıta ölçeğinde bir güce dönüşmesi mümkündür. Bir Avrupa genel grevi artık bir hayal olmaktan çıkabilir

FNV sendikası, “Gelecek bizimdir!” şiarıyla 1 Mayıs sürecine güçlü bir kampanya ile hazırlandı. Başta fabrikalar olmak üzere, işçi ve emekçilerin bulunduğu tüm yaşam alanlarına ulaşmayı hedefledi; herkesi 1 Mayıs’a katılmaya çağırdı.
Kampanya boyunca; haklarımızın korunması, geleceğimize sahip çıkılması, savaş karşıtı mücadelenin yükseltilmesi, sosyal ve ekonomik saldırıların durdurulması ve emeklilik yaşının 67’den aşağı çekilmesi talepleri öne çıktı. İşçilerin sosyal, kültürel, güvenlik ve özel yaşam haklarının korunması ve geliştirilmesi için Avrupa standartlarında bir mücadele çağrısı yapıldı. Ayrıca 1 Mayıs’ın resmî tatil günü olarak kabul edilmesi de temel talepler arasındaydı.
1 Mayıs günü, farklı bölgelerden kaldırılan otobüslerle işçi ve emekçiler Museumplein’de buluştu. Saat 14.00’te başlayan etkinlikte kurulan kürsüden günün anlamı, sorunlar ve talepler sendika yöneticileri tarafından dile getirildi. Saat 15.00’e doğru yürüyüşe geçildi.
Yaklaşık 8,5 kilometrelik yürüyüş boyunca kortej, sokaktan ve binalardan büyük ilgi ve coşkuyla karşılandı. Yürüyüş, Martin Luther Kingpark’ta son buldu. Burada FNV tarafından hazırlanan ana sahne ve çeşitli atölyelerle program devam etti.
Sendikanın yeni başkanı Hans Spekman açılış konuşmasını yaparken, ardından başkan yardımcısı Nine Kooiman önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda ortak vurgu açıktı:
“Mücadele etmeden hiçbir hak kazanılamaz; kazanılmış haklar ise birer birer budanıyor.”

Farklı sektörlerden işçiler sahneye çıkarak kendi deneyimlerini paylaştı, mücadele çağrıları yaptı. Program boyunca sık sık yükselen sloganlar kitle ile güçlü bir bağ kurdu:
“Actie, actie!” (Eylem, eylem!)
Özellikle dikkat çeken bir diğer unsur ise kitlenin giderek daha politik bir karakter kazanmasıydı. Gençlerin yoğun katılımı, pankart ve sloganlara da yansıdı:
“Kapitalizm savaş getirir, sosyalizm barış getirir!”
Program saat 19.00’da sona erdi. Kürsüden yapılan açıklamaya göre 18.000 işçi ve emekçi etkinliğe katıldı. Bu, 2015’ten bu yana en yüksek katılımlı 1 Mayıs oldu. Etkinlik, dayanışma, mücadele ve ortak gelecek bilinciyle, 1 Mayıs’ın özüne uygun bir atmosferde gerçekleşti.

Brussels, Antwerp ve Genk şehirlerinde 1 Mayıs coşkulu ve kitlesel biçimde kutlandı. Katılımcıların paylaştığı görüntüler, eylemlerin güçlü ve canlı bir atmosferde geçtiğini gösteriyor.
Belçika’da ABVV ve ACV sendikaları sürece yoğun bir hazırlıkla girdi. 1 Mayıs’ın resmî tatil olması, katılımın artmasına ve farklı şehirlerde etkinliklerin yaygınlaşmasına olanak sağladı.
Üyesi olduğum ABVV Sendikasi ile (Belcika Emek Partisi) (PvdA), sosyal, ekonomik ve kültürel hakların korunması ve geliştirilmesi için güçlü bir mücadele çağrısı yaptı. Aynı zamanda Gazze, Ukrayna, Rojava ve İran’a yönelik savaş politikalarına karşı şu slogan öne çıktı:
“Onların savaşının bedelini biz ödemiyoruz!”
Hükümetin kısıtlayıcı politikalarına karşı düzenli ve sistematik kampanyalar yürütülüyor. Belçika, sendikal hareketin güçlü olduğu ülkelerden biri olmayı sürdürüyor.
Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi Hollanda ve Belçika’da da işçi ve emekçilerin mücadelesinin olmadığı tek bir gün bile yoktur. Ancak ana akım medya çoğu zaman bu gerçekliği görmezden gelmektedir. Buna rağmen sosyal medya ve alternatif kanallar üzerinden bu direnişleri izlemek mümkündür.
Kazanılmış haklar ciddi saldırılar altındadır. Bu yalnızca tek bir ülkenin sorunu değil, tüm dünyanın ortak gerçeğidir. Bu gidişata dur demek, hakları savunmak ve yeni kazanımlar elde etmek için işçi sınıfının örgütlü mücadelesinden başka bir yol yoktur.
Günlük direnişler ve eylemler ortak bir hatta buluşturulabildiğinde, ulusal mücadelelerin kıta ölçeğinde bir güce dönüşmesi mümkündür. Bir Avrupa genel grevi artık bir hayal olmaktan çıkabilir.
Sınıfa karşı sınıf mücadelesi ancak böyle anlam kazanır.
Gelecek bizimdir. Öyleyse geleceğimize sahip çıkalım.
Yüklenelim, mücadele edelim, kazanalım!
*Ali Solmaz, DAF-FNV Kadro Üyesi
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.