Ezilenlerin Hukuk Bürosu, ESP'ye yönelik gözaltı ve tutuklama saldırısına ilişkin açıklama yayımladı. Yapılan açıklamda "Bu operasyon sosyalistlerin siyaset üzerindeki etkisini kırmaya yönelik hukuki bir zorbalıktır" denildi

Ezilenlerin Hukuk Bürosu, aralarında büro çalışanı Av. Özlem Gümüştaş’ın da bulunduğu çok sayıda sosyalist, sendikacı ve hak savunucusuna yönelik gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bir açıklama paylaştı. Ezilenlerin Hukuk Bürosu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın başından sonuna kadar hukuksuzluklarla örülü olduğunu vurguladı.
02 Şubat 2026 tarihinde başlatılan soruşturma kapsamında 110 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini hatırlatan EHB, toplamda 107 kişinin gözaltına alındığını ve bu doğrultuda 81 kişinin tutuklandığını belirtti. Soruşturma sürecinde savcılık gözaltına alınanların ifadelerini dahi almadan doğrudan tutuklama talebi ile hakimliğe sevk edilmiş, 6 kişi hakkında ev hapsi, 20 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmişti.
Açıklamada, gözaltı sürecinde yaşanan hak ihlalleri şu şekilde sıralandı:
Yaşlılık, hastalık ve engellilik gibi durumlar gözetilmeden gözaltı süreleri azami sınırdan uygulandı.
Gözaltı süresince su, şeker, ped ve peçete gibi temel ihtiyaçlara erişim kısıtlandı.
Pek çok kişi gözaltına alınırken şiddete maruz kaldı.
Emniyet sürecinde "mülakat" ve "sohbet" adı altında itirafçılık dayatmaları yapıldı.
Operasyon kapsamında ESP, SKM, SGDF, ETHA, BEKSAV ve Kaktüs Genç Kadın Derneği gibi pek çok kurumun kapılarının kırılarak içeri girildiği, eşyalara zarar verildiği belirtildi. ETHA bürosundaki ana sunucuya el konulduğu, Kaktüs Genç Kadın Derneği’nde ise polisin duvarlara "Geldik yoktunuz" şeklinde yazı yazdığı ifade edildi.
EHB, soruşturmanın temel dayanağının "itirafçı" beyanları olduğunu belirterek, bu yöntemin demokratik kurumları hedef haline getirmek için kullanıldığını vurguladı.
Müvekkillerimizin yasal eylemleri, basın açıklamaları ve teknik takip görüntüleri 'yasadışı eylem' iddiasıyla dosyaya sokulmuştur. İtirafçıların yalan beyanlarıyla açık-yasal-meşru faaliyetler suç haline getirilmeye çalışılmaktadır.
Soruşturma dosyasında asgari ücret eylemleri, 25 Kasım ve 8 Mart etkinlikleri gibi yasal faaliyetlerin "suç" olarak nitelendirildiğine dikkat çeken EHB, tüm demokratik kamuoyuna tutsak edilen sosyalistlerle dayanışmada bulunma çağrısı yaptı.
Bu soruşturma devrimcilerin, sosyalistlerin ve anti-faşist kesimlerin siyasetteki etkisinin kırılmasına ve siyasi hakların gasp edilmesine yöneliktir. Faşizm, işçi sınıfı ve ezilenlere yönelik saldırılarıyla diktatörlüğünü tahkim etmeye çalışıyor.
Sendika.Org