Sendika.Org ekibi olarak 1978’den beridir hemen yanıbaşında taş ocağı olan İstanbul’un Çekmeköy ilçesine bağlı Hüseyinli (köyü) Mahallesi'ne gittik. Taş ocağı zamanla köyün 200 metre yakınına kadar genişletilirken şirket tarafından yapılan dinamit patlatmalarında binalar zarar görürken köye taş yağıyor... Hüseyinli Mahallesi Muhtarı İlhan Kılıç, yaşadıklarını Sendika.Org'a anlattı

1978’den beridir köyde faaliyette olan taş ocağı zamanla köyün 200 metre yakına kadar genişletilmiş. Köyün hemen altından geçen otoyol ve taş kırma tesisinden dolayı köylüler, sürekli devam eden bir gürültü altında yaşıyor.
Taş ocağında çalışan ağır vasıta araçlar yüzünden köyün yollarında sürekli bir trafik oluşuyor. Ayrıca ağır vasıta araçlardan dökülen çamurun yollarda sorun yarattığı, şirketin tepkilerden sonra bir yıkama tesisi kurduğunu aktaran köylüler, kurulan yıkama tesisinin göstermelik olduğunu ve çoğu zaman kullanılmadığı -kullanıldığında bile sorunu çözmediği- ifade etti.
Öte yandan şirket çıplak taş arazi üzerinden dinamit patlatmaları yapıyor. Patlatılan dinamitler sebebiyle köyde bulunan camii yıkılırken binalarda çatlaklar oluşuyor. Köylüler, şirketin binalarda oluşan çatlak ve zararları konusunda hiçbir şey yapmadığını, oluşan tepkilerden sonra tadilat yapacaklarına dair taahhütte bulunduğunu aktarırken çıplak arazide yapılan patlatılmalardan sonra köye zaman zaman taş yağdığını belirtti. Taşların 600-700 metre uzaklara kadar sıçradığına dikkat çeken köylüler, bu duruma rağmen taş ocağının konutlara doğru genişletilmek istendiğine dikkat çekti.
Hayatlarından endişe duyan köylüler, “Kimin başına nerede, ne zaman taş düşeceğini bilemiyoruz...” diyerek taş ocağının kapanması için ilgili kurumlarla görüştüklerini ancak itirazlarına rağmen taş ocağının İstanbul’da yapılan kentsel dönüşüm projelerindeki malzeme ihtiyacının öne sürülerek kapatılmadığına değindi.
Hüseyinli Mahallesi Muhtarı İlhan Kılıç, yaşadıklarını Sendika.Org'a anlattı.
Videoya erişmek için tıklayınız!
Sendika.Org (Zişan Gür)