Geçtiğimiz yıl KPSS’nin ardından yapılan mülakatlarda adaletsiz puanlama sistemi nedeniyle ataması yapılmayan öğretmenler, direnişlerinin birinci yılında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi. Yapılan basın açıklamasında önümüzdeki hafta Ankara’ya gideceklerini duyururken mülakat mağduru öğretmenlere katılım çağrısı yaptılar

2023 yılında KPSS sonrasında yapılan mülakatlarla kontenjan dışında bırakılan öğretmenler başlattıkları mücadelenin birinci yılı olan 4 Kasım 2025’te İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önünde bir araya geldi.
Yapılan basın açıklamasında KPSS’de yüksek puanlar alarak öğretmenlik hakkı kazandıkları; ancak hukuksuz, keyfi ve torpile dayalı mülakat sistemi ile haklarının gasp edildiği bir kez daha yinelenirken 365 gün boyunca mücadele ettiklerini belirtildi, ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mülakata kefil olduğu hatırlatılırken “Mülakat bir değerlendirme mi, yoksa gizli saklı yapılmış bir atama listesine kılıf mıdır” diye soruldu.
Yapılan açıklama şöyle:
Bizler 2023 KPSS’ye giren ve yaklaşık 1.5 yıldır ataması yapılması için beklerken 20 bin öğretmen atamasında kontenjanda olup fakat kriteri olmayan mülakat puanı ile kontenjan dışı kaldık. Komisyonların anormal farklı puanlamalar yapması nedeniyle bölgeler arası hakkaniyetsiz bir tablo ortaya çıktı. Özellikle bazı şehirlerde üç sorunun üçüne de doğru cevap verilmesine rağmen blok halinde KPSS puanın aynısı verilirken eski sistem yuvarlama uygulandı bazı şehirlerde aynı performansa +20 bandında tamamen keyfi fazladan puan verilmek suretiyle kontenjan içinde olan öğretmenler kontenjan dışına çıkarılmıştır. Bizler 2024 KPSS sınavına bakanın sınava girmenize gerek yok demesiyle girmeyip elendik, bazıları ise girip çok düşük puan aldı.
Bu ülkenin eğitim sistemi, liyakat düşmanlarının elinde esir alınmıştır!
KPSS’de ter dökmüş, hayatını çalışmaya adamış binlerce öğretmen; bir odada, birkaç dakikalık göstermelik bir tiyatroyla saf dışı bırakılmıştır. Adaletsizliğe adalet süsü verenler, bizim emeğimizi yok saymış, torpili kural hâline getirmiştir.
Buradan soruyoruz:
- Mülakat bir değerlendirme mi, yoksa gizli saklı yapılmış bir atama listesine kılıf mıdır?
- Bizim günahımız nedir?
- Daha fazla ne yapalım?
- Kime kendimizi ispatlayalım?
- Bakanımız Yusuf Tekin mülakata ben kefilim hiçbir sorun olmayacak diyordu. Şimdi niye konuşamıyor?
Davalarda haksızlıklar patır patır ortaya dökülüyor:
- Siyasi bağlantıları olanların değil, alın teriyle çalışanların öğretmen olduğu bir Türkiye istiyoruz!
- Hakkımızı çalanların yargı önünde hesap vermesini istiyoruz!
- Eğitim gibi değerli bir alanın torpil bataklığından kurtarılmasını istiyoruz!
Bugün burada bir kez daha ilan ediyoruz:
- Eğitimde liyakat düşmanlığına geçit yok!
- Keyfi mülakatlara geçit yok!
- Hak gasbına geçit yok!
Bizim sabrımızı test edenler iyi bilsin: Biz haklıyız, geri adım atmayacağız! Bugün görmezden gelenler, yarın bu hukuksuzluğun altında kalacaktır! Bu ülkede adalet hâlâ varsa, er ya da geç bu kapılar bize açılacaktır!
Sesimizi kısmaya çalışanlara sesleniyoruz:
Bizi susturamazsınız! Bizi yok sayamazsınız! Biz öğretmeniz! Gücümüz birlikteliğimizdir! Karanlık ne kadar büyürse büyüsün; biz o karanlığı aydınlatacak olanlarız! Biz pes etmeyeceğiz! Bu onur mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz!
Ve bilin ki; hak verilmez, alınır!
Basın açıklaması “Haftaya hakkımızı almak için Ankara’ya gidiyoruz. Tüm mülakat mağdurlarını emeğine sahip çıkması için bekliyoruz” ifadeleriyle son buldu.
KPSS’nin ardından yapılan mülakatlarda adaletsiz puanlama sistemi nedeniyle çok sayıda öğretmen atanma listelerine giremedi. Mülakatta sorulan soruları doğru yapan öğretmenlerin dahi tutarsız puan aldıklarını ifade eden öğretmenler, KPSS sonrasında atanabilecek sıralamadayken bu adaletsiz puanlamadan dolayı kontenjana giremediklerini ifade etti.
Öğretmenler bu adaletsizliğe karşı defalarca Milli Eğitim Bakanlığı, il müdürlükleri ve kent meydanlarında seslerini duyurmak için eylem yaptı. Hukuki yollara da başvuran öğretmenler ise bu itirazlardan da sonuç alamadı. 25 Ekim 2024’te puanların resmi olarak açıklanmasından sonra yapılan itirazların hepsine kopyala yapıştır şekilde “maddi hata yoktur” cevabı geldi. Sonrasında ise mahkemeye başvuran ve belgesini çeşitli kurumlardan temin eden öğretmenlerin belgelerinde onlarca maddi hata olduğu görüldü.
Mahkeme süreçlerinde rubriklerde “maddi hata” çıkmasına ve birçok mahkemenin yürütmeyi durdurma veya iptal kararı vermesine rağmen bazı mahkemeler davaları reddetti.
Sendika.Org