Hacettepe Üniversitesi’nde, “reis değişimi” adı altında faşist provokasyona karşı eylem yapılmış, faşistler üniversitelilere pala ile saldırmıştı. Hacettepe Üniversitesi’nde ve Bilkent Şehir Hastanesi’nde 29 kişi gözaltına alınmıştı 24 kişi serbest bırakılırken 5 kişi tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Tutuklama talebi ile sevk edilen üniversitelilerin tamamı adli kontrolle serbest bırakıldı

Hacettepe Üniversitesi’nde, “reis değişimi” adı altında faşist provokasyona karşı eylem yapılmış, faşistler üniversitelilere pala ile saldırmıştı. Bir öğrenci palayla başından yaralandı, 6 üniversiteli gözaltına alındı.
Faşist saldırı sonucu yaralanan üniversiteliler Bilkent Şehir Hastanesi’ne geldi. Faşistler tarafından pala ile saldırılan ve başına 10’dan fazla dikiş atılan üniversiteli gözetim altında kalması gerekmesine rağmen gözaltına alınmaya çalıştı. Üniversitelinin gözaltına alınmaya çalışmasına tepki gösterenler gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında muayene sırası bekleyen üniversiteliler de yer aldı. Bilkent Şehir Hastanesi’nde 23 kişi gözaltına alındı. Hacettepe Üniversitesi’nde ve Bilkent Şehir Hastanesi’nde gözaltına alınan tüm üniversiteliler hakkında mevcutlu tutulma kararı verildi. Arkadaşlarının iradesi ile gözaltına verilmeyen ve geceyi gözetim altında geçirmesi gereken üniversiteli, gözetim altında tutulması gereken sürenin bitmesi ardından sabah saatlerinde ifade işlemleri için emniyete götürüldü.
Gözaltına alınan 24 kişi serbest bırakıldı.
Beş üniversiteli adliyeye getirildi. Üniversiteliler tutuklama talebi ile Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Tutuklama talebi ile sevk edilen üniversitelilerin tamamı adli kontrolle serbest bırakıldı.
Serbest bırakılan üniversiteliler Kızılay Yüksel Caddesi’nde bir açıklama yaptı.
Hacettepe Ülkücü Teşkilatının “Reis değişimi ve bayrak devir teslimi töreni”ne izin vermeyeceklerini ifade eden öğrenciler olarak yemekhane meydanında buluşup bu teşkilatın aslında neye hizmet ettiğini ve nasıl bir çete olduğunu teşhir eden bir basın açıklaması gerçekleştirdik. Basın açıklamamız sırasında sözde okulun ve bizlerin güvenliği için yüzlerce polis, onlarca özel güvenlik bizleri çevrelerken eli kanlı çete üyelerini sabah okula kimlik kontrolü dahi yapmadan yanlarında palalarla ellerini kollarını sallayarak girmelerine göz yumdular. Öğle saatlerinde ise faşist çeteler okuldaki “Nacho” adlı özel işletme içerisinden kendilerini teşhir eden sıra arkadaşlarımıza saldırdı, tehditler savurdu. Bulundukları mekanın çatısından öğrencilerin üzerine soda şişesi, cam parçaları, sandalye, tuğla ne bulurlarsa gözü dönmüş bir şekilde fırlattılar. Yüzlerini maskelerle kapatmış, ellerinde palalarla bizleri tehdit eden faşist çeteler tüm bunları yaparken her fırsatta bizlerin can güvenliğinden bahsedip önümüze barikat yığanlar izlemenin ötesine geçmedi.
Üniversitelilerin kafasını palayla yaran faşist özel güvenlik tarafından adeta sırtı sıvazlanarak gözaltına alınırken arkadaşlarımız polisler tarafınca işkenceyle gözaltına alındı. Palayla saldırılan arkadaşlarımıza destek olmak için gittiğimiz Bilkent Şehir Hastanesinde ise arkadaşlarımızın bir kısmı ablukaya alınıp gözaltına alındı. Dün gece ise MHP baskısıyla arkadaşlarımız gözaltında mevcutlu tutuldu. Şüphesiz bu yaşananlar bir tesadüf değildir. Dün Madımak katliamı yapılırken göz yumanlarla, Hrant Dink’in katilinin sırtını sıvazlayanlarla, bugün Hacettepe’de ellerini kollarını sallayarak öğrencilere palalarla saldıran, edebiyat fakültesi önünde bir kadını sürükleyerek darp eden faşist çeteleri koruyanlar aynıdır. Sermaye devleti çok yönlü saldırılarla bizleri hakları ve geleceği için mücadele edenleri yıldırmaya çalışmaktadır. Bu baskı ve zorbalık politikalarının bir ürünü ve maşası olmaktan fazlası olmayan eli kanlı faşist çetelerin önün açılmasının, okullarımıza öğrenci olmamalarına rağmen girmelerine göz yumulması, sırtları sıvazlanmaları hatta yeri geldiğinde ödüllendirilmeleri tam da bu yüzden yaşanmaktadır. Bizler faşistlerin adı değişse de zihniyetin aynı olduğunu biliyor, tam da bu yüzden faşist saldırı sonucunda katledilen Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in dediği gibi “bir bebekten katil yaratan” bu karanlık düzeni sorgulayacak ve kampüslerden meydanlara bu karanlığa teslim olmamak için mücadeleyi büyüteceğiz! Tüm sıra arkadaşlarımızı faşizme karşı omuz omuza olmaya, direnişi büyütmeye çağırıyoruz!
Sendika.Org