Cebeci öğrencileri "Doymak, barınmak, ulaşmak ve okumak" için bir araya gelerek Cebeci Yerleşkesi'ne yürüdü. Öğrenciler polisin engelleme çabalarına rağmen yürüyüşe devam ederek kampüs önünde açıklama yaptı

Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi'nde öğrenim gören öğrenciler Mekteb-i Mülkiye'nin kuruluşunun 164. yılında bir eylem yaptı. Öğrenciler "Doymak, barınmak, ulaşmak ve okumak için bir aradayız" pankartı ile Cebeci Yerleşkesi'nin önüne yürüdü. Öğrenciler polisin engelleme girişimlerine ve öğrencileri abluka altına almasına rağmen yürüyüşe devam etti.
Cebeci'ye yürüyen öğrenciler basın açıklaması yaptı.
Ankara Üniversitesi öğrencileri, yaşadıkları sorunları anlatmak için toplandıklarını söylerken sadece bu sorunları anlatmakla kalmayıp bu sorunların nasıl üstünün örtüldüğünü aktaracaklarını ifade etti. Bir gelecek kurma hayaliyle geldiği üniversite sıralarında geleceksizliğe muhtaç edildiklerini söyleyen öğrenciler sözlerine şu şekilde devam etti:
Kaldığımız yurtlarda intihara sürükleniyoruz. Daha dün gece Aksaray'da bir arkadaşımız ihmaller sonucu hayatını kaybetti. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir'de iki, Çanakkale'de bir, Hacettepe'de iki arkadaşımız intihar etti. Arkadaşlarımızı intihara sürükleyenlerin açıkça bizden geleceğimizi çalanlar olduğunu biliyoruz. Katledilen arkadaşlarımızın faili bizi geleceksizlikle sınayan iktidar ve ortaklarıdır.
İktidarın, yarattığı baskı ortamı ve yıldırma politikalarıyla seslerini kısmaya çalıştığını vurgulayan öğrenciler faşist çetelerin, üniversitelerde kurumsallaştırılarak kampüslerin Saray’ın arka bahçesi haline getirilmek istendiğini söyledi. Üniversitelerde düşünce ve ifade özgürlüğünün baskı altına alınmaya çalışılmakta olduğunun altını çizen öğrenciler bilimsel, eşit, demokratik bilgi üretim süreçlerinin; siyasi iktidarın kayyum politikalarıyla engellendiğini belirtti. Bu karanlığa direndiklerini söyleyen öğrenciler yaratılmak istenen makbul öğrenci profilinizi kabul etmediklerini ve yaşadıkları sorunları anlatmaya devam edeceklerini ifade etti.
Okumaya geldikleri kentlerde barınma haklarının gasp edildiğini belirten öğrenciler, niteliksiz yurt koşulları ve ihmaller ile canlarına kast edildiğini söyledi. Her gün yurtlardan ihmaller yüzünden sıra arkadaşlarının yaşadığı yaralanmaların haberlerini aldığını hatırlatan öğrenciler, sözlerine şu şekilde devam etti:
Geçtiğimiz ay ise Aydın’da bir KYK yurdunda ihmaller silsilesiyle asansör düşmesi sonucu 15 arkadaşımız yaralandı ve Zeren Ertaş katledildi. Olay yerine gelen ve “Kız kardeşiniz mi de isyan çıkarıyorsunuz?” diyen savcıya ve arkasındaki AKP iktidarına sesleniyoruz. Barınma hakkımızı gasp etmenize ve hayatlarımızı hiçe saymanıza karşı bir aradayız, hayatlarımızı savunuyoruz. Yaşamak için mücadeleyi büyütüyoruz!
Üniversiteliler yapılan zamlarla ekonomik krizin faturasının kendilerine kesildiğini söylerken Ankara Üniversitesi'nin aldığı bütçeyle en yüksek üniversiteler arasında yer almasına rağmen okulun bileşenlerine sormadan yemekhaneye yüzde 150’lik bir zam yaptığını belirtti. Öğrenciler sözlerine şu şekilde devam etti:
Yemekhanelerimiz yetersiz ve niteliksiz iken, böylesi bir ekonomik krizde, cebimizden çıkan paralar ile kayyum yönetiminin kar gütmesini kabul etmiyoruz. Ve yineliyoruz; nitelikli, ücretsiz beslenme hakkımız için mücadelemiz sürüyor, sürecek!
Bugün üniversitelerimiz, tepeden inme kararlar ve atamalar ile niteliksizleştiriliyor. Ankara Üniversitesine atanan, üniversitemizle hiçbir bağı olmayan eski AKP milletvekili Necdet Ünüvar’ı rektör olarak kabul etmiyoruz. Aldığı kararlar ile kampüs yaşantımıza müdahilliğine, hocalarımız ve akademi üzerine kurduğu baskıya karşı direniyoruz. Ne kayyum rektörleri ne de fakültelerimizle hiçbir bağı olmayan yandaş sözde akademisyenleri kabul etmeyeceğiz. Kürsü hakkı elinden alınmış hocalarımızın görevine iade kararı olmasına rağmen bu hak gasbının sürmesine karşı çıkıyoruz. Okulumuzun doğal bileşenlerinin kürsü hakkı geri alınana dek mücadele edeceğimizi bildiriyoruz. Cübbeleri bir daha çiğnetmeyeceğiz.
Üniversiteliler olarak kampüste yaşadığımız sorunlara karşı bir arada sözümüzü yükseltirken kayyum yönetimi bizlere hukuksuz soruşturmalar açarak haklı sesimizi bastırmaya çalışıyor. Haksız soruşturmaların yanında, kampüse sokulan çeteler ellerinde bıçaklarla, palalarla, sopalarla kol geziyor. İktidar ve çeteler eliyle yürütülen saldırırlar başta okuyan, eleştiren, sorgulayan öğrencilere yöneliyor, tüm üniversite öğrencilerinin can güvenliğini tehdit ediyor. Bizler okumaya, eleştirmeye, sorgulamaya devam edeceğiz. Okumaya geldiğimiz kampüslerde yaşadığımız sorunları anlatmaya ve birlikte mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.
Öğrenciler eylem sırasında "Ölmeye değil okumaya geldik", "Bu böyle gitmez gençlik biat etmez" sloganları attı.
Sendika.Org