Eryaman-Esat davasının dokuzuncu duruşmasında savcı mütalaayı yine hazırlamadığı için karar çıkmadı. Mahkeme, izleyiciyi engellemeye çalıştı. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin katılma talebi reddedildi. Dava, 25 Mayıs saat 14.00'e ertelendi
2006’da Ankara’da trans kadınlara saldıran çeteden dört kişinin yargılandığı davanın dokuzuncu duruşması bugün (22 Şubat) görüldü. On yıldan uzun süredir Yargıtay ve mahkemeler arasında mekik dokuyan dava; saldırganların aldığı cezayı Yargıtay’ın bozması üzerine yeniden görülüyor.
Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, trans kadınların avukatlarının isteği üzerine büyük salonda yapıldı. Duruşmayı, Pembe Hayat Derneği’nin çağrısıyla LGBTİ+ hak savunucularının yanı sıra; 17 Mayıs Derneği, Kaos GL, Kırmızı Şemsiye, ÜniKuir, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Danimarka Büyükelçiliği, SPoD, Toplumsal Hukuk, ve Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi takip etti.
İzleyiciye geçici engel, avukata sözlü şiddet
Yarım saat geç başlayan duruşma öncesinde izleyicilerin alınmayacağı söylendi. İtirazlar üzerine izleyiciler de duruşmaya katılabildi. Duruşma sırasında mahkeme heyeti, telefonundan not alan Av. Seher Duygu Çildoğan’a telefonunu kaldırmasını söyledi. Av. Çildoğan’ın “Kayıt almıyorum, kayıt alınmayacağını biliyorum elbette” demesi üzerine mübaşir, Av. Çildoğan’ın üzerine yürüyerek, “Uzatma işte” dedi. Diğer avukatlar, meslektaşlarına sözlü şiddete tepki gösterdi.
Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin katılma talebi reddedildi
Duruşmanın başında Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, davaya katılma talebi sundu. Merkez adına Av. İrem Esra Kömürcü Altun, “Anayasa, Türk Ceza Kanunu, İstanbul Sözleşmesi, CEDAW’dan aldığımız yetkiyle buradayız” derken hakim sözünü keserek, “İstanbul Sözleşmesi yok” dedi. Bunun üzerine Av. Altun, “İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına dair hukuki süreç sonuçlanmış değildir. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç var ortada. Suçtan zarar gören ile suçun mağduru kavramları saydığım yasa ve sözleşmelerde birlikte düzenlenmiştir. Bu sebeple katılım talebimizi sunuyoruz” dedi.
Bir önceki duruşmada Diyarbakır Barosu LGBTİ+ Hakları Komisyonu’nun katılma talebini reddeden Mahkeme, Kadın Hakları Merkezi’nin talebini de reddetti.
Trans kadınların Avukatı Senem Doğanoğlu, bilirkişi raporunda eksiklik görmediklerini belirtti, “Rapor, hem yağma suçu yönünden gerçeği yansıtmakta hem de çete olduklarını ortaya koymaktadır. Çete üyesi oldukları yönünden de yeterlilik vardır” dedi. Sanık avukatları ise, çete olmadığını, hiyerarşik bir yapı bulunmadığını öne sürdü.
Savcı, bilirkişi raporunun geçersiz sayılmasını istedi
Savcı, bilirkişi raporuna dair ara mütalaa sunarak; raporda sadece bir kişinin GSM numarası üzerinden işlem yapıldığını söyleyerek; geçersiz sayılmasını talep etti. Savcı ayrıca, Mahkeme tarafından ilgili kurumlara yazılan yazıların Yargıtay bozma ilamındaki hususları karşılamadığını söyledi, tekrar yazı yazılmasını talep etti.
Savcı’nın ara mütalaasının ardından Mahkeme heyeti ara vererek talepleri değerlendirdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin katılma talebi reddedildi. Savcı’nın yeniden bilirkişi raporu düzenlenmesi talebini kabul eden Mahkeme; yağmalanın cep telefonlarının suç tarihinden sonra kullanılıp kullanılmadığı konusunda da rapor düzenlenmesine karar verdi. Son iki duruşmadır olduğu gibi Savcı, esas hakkındaki mütalaayı hazırlamadığı için dava 25 Mayıs saat 14.00’e ertelendi.
Kaynak: Kaos GL