Lewis Hine, Amerikan işçi sınıfının fotoğrafçısı – Billy Anania

Yirminci yüzyılın başlarında ABD işçi sınıfının yaşamındaki sefalet, haysiyet ve zaman zaman yaşanan dayanışma patlamalarını Lewis Hine’ınki kadar etkileyici bir şekilde çok az sayıda Amerikalı fotoğrafçı yakalayabildi

Lewis Hine, Amerikan işçi sınıfının fotoğrafçısı – Billy Anania

Gazete dağıtan çocuklar: 11.00. 9 Mayıs 1910 Pazartesi. Franklin yakınlarındaki Jefferson, Skeeter’s Branch’deki gazete dağıtıcılar. Hepsi sigara içiyordu. St. Louis, Missouri. (Wikimedia Commons)

Kariyerinin sonlarında, emek fotoğrafçısı Lewis Wickes Hine, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çalışma hayatının en iyi anlarını yakalamak için kamerasını kullandı. Yeni Düzen, Amerikan nüfusunun geniş bir kesimi için iş fırsatlarını ve sosyal refah programlarını beraberinde getirirken Hine, ülkenin Buhran’dan kademeli olarak kurtulduğunu belgeledi. Bir Works Progress Administration[1] (WPA) çocuk bakım merkezinin fotoğrafları, onun otuz yıl önceki ünlü çocuk işçiliği fotoğraflarına göre bir ilerlemeye işaret ediyor.

Hine, işçileri güçlendiren sağlam bir federal yardımı görecek kadar uzun yaşamış olsa da, en çok işyerinde kapitalist sömürüye meydan okuyan çalışmalarıyla tanınmaktadır. Emeğin Amerika’nın ruhu olduğu inancından hareketle, ulusun başarılarını, onları mümkün kılan erkeklere, kadınlara ve çocuklara atfetti.

Hine’ın 1874’ten 1940’a kadar süren hayatı, İkinci Sanayi Devrimi ile hemen hemen paraleldi. Çağın artan üretim hızı el emeğinin fiziksel sınırlarını genişletirken, bir araç olarak fotoğrafçılık, bir gözetleme aletinden teşhir yöntemine dönüştü. Araştırmacı bir fotoğrafçı olarak Hine, Büyük Buhran’a yol açan, ABD fabrikalarındaki normalleştirilmiş emek suistimallerini tarihsel olarak kaydetti. Ülkenin ilk çocuk işçiliği yasalarından bazılarının çıkarılmasına yardımcı olmakla kalmadı, aynı zamanda fotoğrafçılığın sanatsal kullanım değerinde devrim yarattı.

Hine bir defasında iyi bir fotoğrafın, “fotoğrafçının başkalarına tekrarlamak istediği izlenimlerin yeniden üretimi” olduğunu savundu. Ona göre, örgütlü bir işgücü, Amerikan halkının daha büyük bir bölümüne iletmeyi umduğu empatinin ve karşılıklı faydanın özüydü.

Böylelikle, çatışma ve dayanışma görüntüleri aracılığıyla işçi güçlendirmenin estetiğine katkıda bulundu. Çalışmalarının sanatsal düzeyde takdir edildiğini görmeye ömrü yetmedi, ancak ölümünden sonra gelen sayısız kitap ve sergi, bir sosyal reformcu olarak kalıcı mirasını ortaya koyuyor. Ansel Adams çevreciliği ulusal ilgi odağı hâline getirmeye yardımcı olduysa, Hine da iş yerlerini halkın gözüne sokmanın emekle ilgili bakış açılarını nasıl değiştirebileceğini gösterdi. Eleştirmenler, belki de yirminci yüzyılın başlarındaki ilerlemeciliğin ve yaşamı boyunca tanık olduğu maddi kazanımların bir sonucu olan sarsılmaz iyimserliğine ilgi duymaya devam ediyor. Fakat birçokları için, işçilerin sadece bir asır önce nasıl yaşadıklarını görmek, bugünün emek mücadelelerini daha gerçek kılıyor.

Buhar pompası üzerine çalışan elektrik santrali tamircisi, 1920. (Wikimedia Commons)

Tarihin ilk taslağı

1892’de Hine’ın babası beklenmedik bir şekilde öldü. Bunun sonucunda, on sekiz yaşındaki Lewis; Wisconsin, Oshkosh’taki ailesi için mali sorumlulukları üstlendi. Bir döşeme fabrikasında günde on üç saat çalıştı, haftada sadece dört dolar kazandı, ardından bir bankanın temizlik görevlisi olarak “çöpçüyü denetleyecek noktaya kadar çalıştığını” söyledi. Bu işler, federal bir asgari ücretin belirlenmesinden önce, el emeğinin insanlıktan çıkarıcı unsurlarına erken maruz kalmasını beraberinde getirdi.

Hine, Frank Manny’yi (State Normal School’dan[2] -şimdiki Wisconsin-Oshkosh Üniversitesi- danışmanı) 1901’de New York’a kadar takip etti ve Manhattan’ın Yukarı Batı Yakası’ndaki Ethical Culture Fieldston Okulu’nda bilim dersi vermek üzere işe girdi. İlk kamerasıyla, botanik öğrencilerini Central Park çevresinde gezilere çıkardığı sırada kuşların ve bitkilerin fotoğraflarını çekti. Sonunda kendi ders planlarını hazırladı ve öğrencileri şehir merkezine getirerek Ellis Adası’ndan sonra Manhattan’daki ilk durak olan Battery’ye gelen göçmenleri izledi.

Bu süre zarfında Hine, New York Üniversitesi’nden pedagoji alanında yüksek lisans derecesi aldı ve Columbia Sosyal Hizmet Okulu’ndaki sosyoloji programına kaydoldu. Orada, Charities and the Commons dergisinden Arthur Kellogg ile bağlantı kurdu ve Elementary School Teacher, Outlook ve Photographic Times gibi yayınlar için fotoğrafçılığın sosyal gücü hakkında makaleler yazmaya başladı.

Hine, Russell Sage Vakfı’nda kadrolu fotoğrafçı olarak çalışırken, vakfın çığır açan sosyolojik çalışmasınaPittsburgh Anketi’ne katkıda bulundu. Çoğu çocuk olan kirli yüzlü çelik işçileri, klostrofobik demir fabrikasında tren rayları yaparken gösteriliyor. Genç işçiler, şirketin çalışma kılavuzlarında kullanılan kurgulanmış fotoğrafların aksine, sıradan bir iş gününde olabilecekleri gibi, Hine’a doğru boş boş bakıyorlar.

Globe Pamuk Fabrikası, Augusta, Georgia’daki küçük eğirici. Şef, düzenli olarak çalıştığını söyledi. Augusta, Georgia, 1909. (Kongre Kütüphanesi)

1908’den 1924’e kadar Hine, genç istihdamına son verilmesini savunan bir devlet kurumu olan Ulusal Çocuk İşçiliği Komitesi’nde (NCLC) çalıştı. Üretim hızı arttıkça kapitalistler, tüm emek reformlarına acımasızca, bazen de güç kullanarak karşı çıktılar. Hine; Alabama, Florida, Virginia ve Michigan gibi eyaletlerdeki çeşitli koşulları görüntüleyerek, aynı sektörlerdeki işyerlerini fotoğraflayarak ülke çapında seyahat etti.

Çoğu on beş yaşın altında olan çocukların iplik eğiricileri ve konserve makinelerini çalıştırdığını, açık alanlarda sebze topladığını, sepet dokuduğunu ve cam üflediğini belgeledi. Fabrikaların dışında da -Disney filmine ilham veren, dönüm noktası niteliğindeki 1899 grevleriyle bilinen- gazete dağıtan çocukları fotoğrafladı.

Yakın zamana kadar kömür kırıcılarda sadece çocukların arduvazı kaldırabileceği söylenirdi. Dolayısıyla binlerce çocuk, fotoğraf makinesinin keskin gözünün bile delemeyeceği kadar tozla dolu havayı soluyarak uzun günler geçirdi. Şimdi bu iş, hiç çocuk kullanmayan makineler tarafından daha verimli bir şekilde yapılıyor ve yine benzer makineler, erkek çocukları cam endüstrisinden uzaklaştırıyor. Üreticilerin istediklerinde doğru koşulları oluşturabilecekleri gün gibi ortada.

Kırıcı çocuklar: Güney Pittston, Pensilvanya’da bir madende kömür parçalayan çocuk işçiler, 1910. (Wikimedia Commons)

Bu görüntüleri bugünlerde idrak etmek zor ve Hine’ın öznelerinin sabırlı tavırları, erken çalışmanın şiddetli etkilerini ortaya koyuyor. Çocuklar, tehlikeli iş makinelerini kendi başlarına çalıştırırken, ağır ekipman parçaları taşırken ve molalarda arkadaşlarıyla birlikte sigara içerken gösterilmektedir – hepsi de hava şartlarından yıpranmış yüz ifadeleriyle. NCLC’nin broşürleri Amerika Birleşik Devletleri’nde geniş çapta dağıtıldı, Hine’ın çektiği yaralı I. Dünya Savaşı askerlerinin Kızıl Haç fotoğraflarından bile daha fazla dağıtıldı ve ülkenin ilk çocuk işçiliği yasası olan Keating-Owen Yasası’nın 1916’da kabul edilmesiyle sonuçlandı.

Yeni yükseklikler

Büyük Buhran’ın ilk günlerinde Hine, Empire State Binası’nın inşaatını fotoğrafladı. Çalışma platformlarından sarkmak ve yüz kat yüksekliğindeki kirişler üzerinde dengede kalmak, etkileyici hava çekimleri yapmasını sağladı ve o, geniş bir görüş elde etmek için bazen binanın dışına doğru uzanırdı.

İkonik çalışması Icarus, Empire State Building [İkarus, Empire State Binası] (1930), bir tel üzerinde asılı duran bir çelik işçisini havada yüzer gibi tasvir eder. Hine, binanın çelik kirişlerini dahil etmeden işçiyi yakından çekti. İşçi gerçek bir tehlike altında olmasa da, başlık sadece tasvir edilen güvencesizliği değil aynı zamanda bir kriz sırasında finansal sermayenin doğasını da aktarıyor. Hine, 1932 tarihli Men at Work [İşteki Adamlar] kitabı için bu fotoğrafların birçoğunu derleyerek işçileri yücelten görüntülere geçişi işaret ediyordu.

Hurda demir için satılmak ve mühimmat için Japonya’ya gönderilmek üzere eski dokuma tezgâhlarını parçalayan hurdacılar. Paterson, New Jersey, 1936. (Howard Greenberg Gallery’nin izniyle)

Bu süre zarfında, Başkan Franklin Delano Roosevelt, yeni teknolojilere yatırım yapmak ve devamlı işsizlik oranını araştırmak için WPA’nın Ulusal Araştırma Projesi’ni (NRP) tanıttı. Güçlü sosyal reform ve yeniden istihdamla birleşen ekonomik genişleme ve endüstriyel inovasyon çağı ile birlikte Hine’ın fotoğrafları, toplumu yok eden yeni makineler hakkındaki muhafazakâr mitlerin çürütülmesine yardımcı oldu.

NRP ile çalışmak, işyerini bir dönüşüm döneminde görselleştirmesine izin verdi. Çok sayıda pencereli temiz alanlarda daha büyük makineler, önceden ayrı olan görevleri birleştirdi ve operasyon için gerekli insan miktarını azalttı – bu da daha fazla işçi özerkliğine yol açtı. Bu iyileştirmeler, maksimum saatlerin ve 1938’de belirlenen federal bir asgari ücretin oluşturulmasını tamamlayacaktı.

Howard Greenberg Gallery’nin son sergisinin odak noktası olan bu fotoğraflar, Hine’ın daha kapsamlı kompozisyonlarla çalıştığını gösteriyor. Makineler, odalarda kendi başlarına çalışan işçilerin üzerinde yükseliyor – Buhran öncesi dönemin dar, loş ışıklı atölyelerinden büyük bir kopuştu. Özneleri arasında Kuzey Karolina, Batı Virginia, New Jersey, Pensilvanya, Massachusetts, New Hampshire ve başka yerlerdeki tekstil ve inşaat işçileri, mobilyacılar, radyo üreticileri ve madenciler vardı. Bazı sektörler önceki çalışmalarıyla örtüşüyordu ve koşullar, alan ve temizlik açısından büyük ölçüde iyileşmişti, böylelikle işçilere daha onurlu bir ışık tuttu.

Hine ayrıca ABD işgücünün çeşitliliğini -kadınlar ve erkekler, Avrupa’dan Polonyalı ve Yahudi göçmenler ve birlikte çalışan siyah işçiler- diğer birkaç fotoğrafçının yaptığına benzer şekilde yakaladı. Bu çağ, imalatçıların iş başında sendikalara bir miktar kontrol vermesiyle birlikte toplu pazarlık hakkını güvence altına alan yasalara yol açacaktı. Hine’ın 1940’taki ölümüne kadar, işçiler, çocuk işçiliğini ortadan kaldırmak, güvenlik önlemlerini artırmak ve saatlerini sınırlamak için başarılı bir şekilde harekete geçmişlerdi.

Sarma cağlıkları veya sürgülerdeki ipek yumakları. Paterson, New Jersey, 18 Mart 1937. (Howard Greenberg Gallery’nin izniyle)

Fotoğraf paradigmaları

En eski fotoğraf arşivlerinin çoğu, suç kayıtlarını tutmak ve işçileri yönetmeye yardımcı olmak amacıyla, kolluk kuvvetleri ve kurumsal çalışma kılavuzlarında ortaya çıktı. Hine, bu aracı daha kapsamlı, hayatla barışık bir şekilde kullanan ilk fotoğrafçılar arasındaydı ve tasvir edilenlerin üstünü örtmek yerine çelişkilerini ortaya çıkardı. Rahmetli fotoğraf eleştirmeni Allan Sekula, “Emek ve Sermaye Arasında Fotoğraf” (1983) adlı tarihsel makalesinde şuna dikkat çekti:

Özellikle sosyal reform çalışmasında, tekelci sermayenin yükselişinin doğurduğu toplumsal krizin kanıtlarını arayan endüstriyel çevrenin başka bir çeşit fotoğrafik incelemesini buluyoruz. Fotoğraf tarihçileri, kısmen Lewis Hine’ın dikkate değer çalışması nedeniyle, ama aynı zamanda mekanik ve araçsal bir ortamın ahlaki etkinliğini ve temel hümanizmini gösterme konusundaki ısrarlı ihtiyaçtan dolayı, bu sonradan gelen belgeleme tarzına ayrıcalık tanıma eğiliminde oldular. (Fotoğrafın etik gücünü oluşturma ihtiyacı, neredeyse ortamın estetik kimliğini oluşturma ihtiyacı kadar güçlüdür.)

Hine bir keresinde fotoğrafçılığı “dünyaya karşı bir empati” olarak tanımlamıştı. Geniş tedarik zincirlerinin karışıklıklarını ortaya çıkardı ve bugün insanlık dışı sayacağımız koşullarda çalışan çocuk işçileri belgeledi. Ayakkabısız çocuklar, kopan iplikleri onarmak için dönen çerçevelere tırmanırken görünürler; diğerleri ise gece vardiyaları sırasında, ara sıra etraflarında yetişkin gözetmenlerle birlikte, kanlı gözlerle görünürler. Hine’ın montaj hatlarının havadan çekilmiş fotoğraflarında kendini gösteren simetri algısı; tek bir karede bir dizi duyguyu aktaran insan kalabalığıyla, fotoğrafların kendi adlarına konuşmasına imkân yaratma yeteneğiyle birleşti.

“Hikâyeyi kelimelerle anlatabilseydim, bir fotoğraf makinesini etrafta dolaştırmama gerek kalmazdı” dedi.

Hine işyerinde nelerin yanlış olduğunu teşhis etmek istemenin yanı sıra, işçilerin küçük zaferlerini de yaygınlaştırmak istedi. Buharla çalışan tezgâhların yerini alan elektrikli dokuma tezgâhı, daha önce yoksulluk maaşı alan dört ya da beş çocuk tarafından yapılan işleri bir araya getirdi. Bu nedenle, Connecticut’ta bulunan Shelton Looms’taki fotoğrafları, etkileyici yeni makineleri kullanan kadın işçileri yüceltti. Bu tür fotoğraflar, sanatçının belgesel görüntüleri yaratıcı amaçlarla manipüle ettiği güzel sanatlar fotoğrafçılığının öncüsü olan “yorumsal” fotoğrafçılığın potansiyelini ortaya çıkardı.

Barber-Colman Yüksek Hızlı Çözgü Makinesi. Pacific Mills, Manchester, New Hampshire, Nisan 1937. (Howard Greenberg Gallery’nin izniyle)

Hine’ın mirası

Hine, yaşamı boyunca olumsuzluklarından asla vazgeçmedi ve 1920’lerde birkaç küçük kişisel sergi dışında çalışmalarını sergileme fırsatlarını sınırladı. Fotoğrafları, çağdaşı Alfred Stiegliz’in çalışmaları gibi eleştirmenleri ve gazetecileri çekmediği için cesareti kırılmıştı. Hine yoksulluk içinde ve görece az tanınırlıkla öldü, ancak fotoğrafçı Berenice Abbott ve eleştirmen Elizabeth McCausland, ölümünden hemen önce onu ziyaret etti ve Manhattan’daki eski Riverside Müzesi’nde bir retrospektif sergi düzenledi.

Vicki Goldberg ve Judith Mara Gutman gibi eleştirmenler ve tarihçiler onun mirasını bugüne kadar görev bilinciyle korudular. Goldberg, Hine’ın 1999’daki Children at Work [İşteki Çocuklar] fotoğraf kitabındaki NCLC arşivini “bu ülkenin en eski belgesellerinden biri” olarak nitelendirdi. Howard Greenberg sergisine eşlik eden bir metin olan When Innovation Was King’de [İnovasyon Kral Olduğunda] Gutman, kariyerinin son dönem fotoğraflarının stilistik ustalığına odaklanıyor:

Hine’ın gözü ona Shelton Looms için anlattığından çok farklı bir hikâyeyi fotoğrafladığını söyledi. İşçiler daha meşgul, çok daha aktif ve üretim sürecinin ayrılmaz bir parçasıydılar. Hine, işçilerin bireysel olarak eğilme, bakma, germe ve uzanma gibi hareketlerini vurguladı; bazı işçilerin hızlı hareket ettiğini, bazılarının ise öylesine konsantre olduğunu gösterdi ki, tıpkı kart işlemeli delici uçlar gibi, yoğun bir şekilde iş başında olmalarına rağmen hiç hareket etmiyorlarmış gibi göründüler. Hine için işyeri, özgürce ve kolayca hareket eden bireyler tarafından yönlendiriliyordu.

Güçlü refah programları ve güvenlik ağları, bugünlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde, özellikle de işsizler için, erişilemez görünüyor. Hine bunu görecek kadar yaşasaydı, sosyal refahın son yarım yüzyıldaki kademeli erozyonu kesinlikle acı bir konu olurdu. Ancak Hine kendisi sürekli bir ekonomik güvencesizlik durumunda yaşadı ve bu işin risklerini anladı.

İçinde bulunduğumuz kemer sıkma çağında, emeği farklı düşünme şansımız var. Hine’ın çalışmaları, onun zamanında ve bizim zamanımızda, yalnızca örgütlü emeğin üretebileceği ilerleme türlerine değiniyor.

Dipnotlar:

[1] Amerika Birleşik Devletleri’nde iş bulma kurumu olarak çalışan bir kuruluş (ç.n.)

[2] Lise mezunlarının öğretmen olmak üzere eğitim aldıkları eyalet okulları (ç.n.)

[Jacobin’deki İngilizce orijinalinden Gamze Yılmazel tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur