Adana Kadın Platformu, babaları tarafından cinsel istismara uğrayan çocukların davasında beraat kararına tepki gösterdi

Adana'da 5 ve 6 yaşlarındaki çocuklarına cinsel istismarda bulunan M.A.K.'ye verilen 35 yıl hapis cezasının istinafta bozulması üzerine tekrar başlayan yargılama Adana 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti iddia makamının mütalaasına uyarak, sanığın “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat etmesine karar verdi

Adana Kadın Platformu, babaları tarafından cinsel istismara uğrayan çocukların davasında beraat kararına tepki gösterdi

Adana’da 5 ve 6 yaşlarındaki çocuklarına cinsel istismarda bulunmak suçundan yargılanan babaları M.A.K.’ye verilen 35 yıl hapis cezanın istinafta bozulması üzerine tekrar başlayan yargılama Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün (8 Haziran) görüldü. Bozma öncesi Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, sanığa çocuğun cinsel istismarı, çocuğun görebileceği yerlerde müstehcenlik, müstehcen içerik üretmekte çocuğun kullanılması suçlarından toplam 35 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilmişti. Soruşturmanın başında savcı “Boşanma aşamasındasınız, aranızda husumet var” diyerek takipsizlik kararı vermiş, itiraz üzerine takipsizlik kararı kaldırılmıştı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği karar ile yargı sürecinde başa dönülmüş oldu. İstinaf bozması sonrasında yapılan duruşmada sosyal hizmet uzmanı eşliğinde beyanı alınan çocuklar, yaşadıklarını açık ve detaylı olarak yeniden anlattılar. Sosyal hizmet uzmanı çocukların ifadelerine itibar edilebileceğini değerlendirdi. Çocukların istismarı tekrar anlatmalarına, çocukların travma yaşadıklarının ve ilaç kullandıklarının tespit edilmesine rağmen savcı sanığın delil yetersizliğinden beraatini talep etti.

Bugünkü davada mahkeme heyeti iddia makamının mütalaasına uyarak, sanığın “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat etmesine karar verdi. Adana Kadın Platformu ise karara tepki gösterdi.

“Suç tipi istismar veya taciz olduğunda, yargının en çok başvurduğu ilkenin masumiyet karinesi olduğunu her seferinde görmekten; mağdurların tutarlı ifadelerine, uzman raporlarına rağmen verilen beraat kararlarından bıktık” diyen Adana Kadın Platformu, “Çocukların beyanlarının itibar edilebilir olduğuna dair raporlar gözetilmeyecekse neden çocuklara olaydan nice sonra aynı travmayı yaşatmak pahasına yeniden raporlar aldırılıyor?” diye sorarak dava öncesi dayanışma çağrı yapmıştı.

“Verilen beraat kararlarından tiksindik”

Dava öncesi açıklama yapan Avukat Sevil Aracı Bek, şunları söyledi:

Son süreçte takip ettiğimiz istismar ve taciz davalarında zanlıların ceza almasının önünde ne kadar çok engel olduğunu görüyoruz. Taciz ve istismar davalarında savcılar mütalaalarında önce masumiyet karinesine vurgu yapıyor, sonra da sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle sanıkların beraatlerini talep ediyor; mahkemeler de aynı gerekçelerle beraat kararları veriyor. Her nasılsa yerel mahkemelerde cezalandırma kararı çıkan dosyalarda ise üst mahkemeler yine suçun ispatlanamadığı gerekçesi ile bozma kararları veriyor.

Bizler suç tipi istismar veya taciz olduğunda, yargının en çok başvurduğu ilkenin masumiyet karinesi olduğunu her seferinde görmekten bıktık. Bu dosyalarda mağdur çocukların tutarlı ifadelerine, uzmanların verdikleri çocukların beyanlarına itibar edilebileceğine dair raporlara rağmen çocukların anlattıkları yok sayılarak verilen beraat kararlarından tiksindik.

Açıklamada şu sorular soruldu:

  • Çocukların beyanlarının itibar edilebilir olduğuna dair raporlar gözetilmeyecekse neden çocuklara olaydan nice sonra aynı travmayı yaşatmak pahasına yeniden raporlar aldırılıyor?
  • İstismar davasında nasıl deliller arıyorsunuz? İstismarcıların ceza alması için tanıklar önünde mi fiillerini gerçekleştirmeleri, suçüstü mü yakalanmaları gerekiyor?
  • Başka hiçbir suç tipinde aklınıza gelmeyen masumiyet karinesi, kadına yönelik suçlarda neden hiç aklınızdan çıkmıyor? Mesela eşini öldürmek suçundan ceza verdiğiniz Fikriye Özbek dosyasında o kadar tanık anlatımına, tutarlı ifadelere, delillere rağmen neden masumiyet karinesini düşünmediniz?

Açıklamada, “İstismarı aklama, faili tutukla”, “Erkek adalet değil, gerçek adalet”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları atıldı.

Açıklamanın sonunda, “Adana Kadın Platformu olarak eninde sonunda gerçeğin ortaya çıkacağına ve adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Adaletin sağlanması, istismarcının hak ettiği cezayı alması için sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağız. Bu dosyanın kapatılıp zanlının cezasız bırakılmasına, istismar mağduru çocukların sesinin kısılmasına, istismarı ortaya çıkarmak için mücadeleye atılan kadınların umudunun, cesaretinin kırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Tüm kadınları ve duyarlı kamuoyunu adalet mücadelemizde dayanışmaya, sesimize ses, gücümüze güç katmaya davet ediyoruz” denildi.

Mahkeme heyeti iddia makamının mütalaasına uyarak, sanığın “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat etmesine karar verdi

Açıklamanın ardından kadınlar, duruşma salonuna geçmek istedi. Ancak pandemi bahanesiyle salona izleyici alınmadı. Savcının mütalaasına karşın savunma yapan avukatlar, mütalaaya katılmadıklarını belirtti. Avukatlar, çocukların beyanları ve alınan raporlara göre sanığın suçlu olduğunu ve cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti iddia makamının mütalaasına uyarak, sanığın “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat etmesine karar verdi.

Dava sonrası tekrar açıklama yapıldı. Beraat kararı verilirken, mağdur çocukların istismarı detaylı şekilde yeniden anlatmalarının dahi göz önüne alınmadığına dikkat çeken Bek, şunları ifade etti:

Dosyaya gelen hastane kayıtları, çocukların uzun zamandır tedavi gördüklerine, travma yaşadıklarına ilişkin hastane kayıtları göz önüne alınmadı. Yine dosyaya sanık tarafından çocuklarla görüşme sırasında oluşturulmuş kayıtların çözülmesi sonucu almış olduğumuz bilirkişi raporu, ki raporda çocukların babalarına sürekli ‘Sen bize kötü davrandın’ diye anlattığı kayıtlar hiçe sayıldı. Bunlar delil değilmiş gibi davranıldı ve yerel mahkeme daha önce suçlu bulduğu sanığı delil yetersizliğinden suçsuz buldu. Ama biz kadınlar olarak bu davanın peşini asla bırakmayacağız. Kararı istinaf mahkemesine taşıyacağız. Büyük olasılıkla istinaftan sonuç alamayacağız; çünkü önceki yorumlarını biliyoruz ama Yargıtay aşaması da var. Yargıtay aşamasında olmasa dahi dosyamıza da sunduk, pek çok AİHM kararı var bu yönde. Biz bunlara da dayanarak nereye kadar gidilebiliyorsa oraya kadar gideceğiz ve bu istismarın cezasız bırakılmasına izin vermeyeceğiz. Mücadelemiz devam edecek.

Açıklamanın ardından kadınlar adliye önünde sloganlarla beraat kararına tepki gösterdi.

İlgili haberler:

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur