Hendek Katliamı’ndan 6331’e hakikat ve sorumluluk meselesi – Mehmet Makar (politeknik.org.tr)

Soma’dan Hendek’e iş cinayetlerinin, katliamların faillerinin kim olduğunu herkes çok iyi biliyor. Yetki de sorumluluk da suç da hakikat da apaçık ortada. Ancak, güvenli çalışma ortamları için mesleki sorumluluklar amasız/fakatsız yerine getirmeli. Mesleki teknik bilginin yerinde ve zamanında kullanılmaması, bize ne iş güvencesi sağlıyor ne de güvenli bir çalışma ortamı. İşsizlik, geleceksizlik korkusu ile yerinde ve zamanında kullanılmayan her bilginin yeni Soma’lara, Hendek’lere ve Çorlu’lara yol açacağını görmemiz gerekiyor

Hendek Katliamı’ndan 6331’e hakikat ve sorumluluk meselesi – Mehmet Makar (politeknik.org.tr)

Sakarya’nın Hendek İlçesi’nde bulunan Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz 2020 günü bir patlama yaşanmış ve patlama sonucu 7 işçi yaşamını yitirmiş, 114 işçi de yaralanmıştı. Soma’da, Karadon’da, Torunlar’da, Çorlu’da yaşanan acılar bu kez Hendek Katliamı’nda yaşandı; adalet taleplerine bu kez ‘Hendek için Adalet’ talebi eklendi. Katliamla ilgili açılan davada ikinci grup duruşmalar 15-17 Mart 2021 tarihlerinde Sakarya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Hendek Katliamı

Havai fişek fabrikası, patlayıcı madde kullanılarak üretim yapılan bir işyeri. Patlayıcı hammaddeler kullanarak, belirli işlemlerden geçirip nihai olarak patlayıcı ürünler üreten bir işyerinde alınması gereken önlemler açık ve nettir. Bu işyerlerinde yaşanabilecek patlamaların önüne geçilmesi için; patlayıcı maddeler kesin ve net bir şekilde belirlenmiş olan taşıma, depolama, kullanma kurallarına göre işlemden geçirilecek, patlama kaynakları ortadan kaldırılacak, ateşleyici bir kaynak oluşması engellenecek, üretimde kullanılan makinalardan elektrikli ekipmanlara kadar tüm teçhizat exproof yani patlamaya karşı korunmuş olacak. Başta işyerinde çalışan işçiler olmak üzere ziyaretçiler dahil herkes bilgilendirilmeli, işin özellikleri ve tehlikelerine karşı eğitilmelidir. Ve işte tüm bu önlemleri alacak kişi tartışmasız işverendir. Hem Hendek Bilirkişi Raporu’nda,[1] hem Hendek patlaması sonrası iş müfettişleri tarafından hazırlanan raporda,[2] hem de Hendek Davası[3] sürecinde yapılan savunmalarda işveren tarafından yukarıda belirtilen önlemlerin alınmadığı, üretim öncelenerek göz ardı edildiği ortaya çıkıyor.

Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası’nda 3 Temmuz’da yaşanan patlama sonrası 7 işçinin yaşamını yitirmesi ve 114 işçinin yaralanması, geçmişte onca patlama ve iş cinayetinin yaşandığı fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’un pişkinliğinde/pervasızlığında bir değişikliğe neden olmadığını gösteriyor. Patlayıcı madde ile çalışılan işyerlerinde alınması gereken temel önlemleri bile yerine getirmeyen, iş güvenliği önlemlerini almayan Yaşar Coşkun duruşmada kendi suçunu örtmek için Bilirkişi raporundaki hususları kabul etmiyorum. Bizim yaptığımız iş açısından (havai fişek) bilirkişilerin konuya hâkim olması mümkün değildir. Bu işi biz biliriz.” diyebilmiştir.[4] Patlama tarihinde MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı olan Yaşar Coşkun’un bu pişkinliğindeki cüretin kaynağı için duruşma sırasında verdiği iktidar referanslarına bakmak yeterli olacaktır.

Denetimsizlik öldürüyor: Bakanlıklar kamusal denetim görevini yerine getirmiyor!

İşyerleri işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından kamusal denetime tabi tutulmalıdır. Denetimler, AKP döneminde büyük oranda kamundan alınarak şirketlere devredildi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri ‘Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri’ne (OSGB), madenlerde ‘Yetkilendirilmiş Tüzel Kişilikler’e (YTK), inşaatlarda yapı denetim şirketlerine, iş ekipmanlarının periyodik kontrol ve denetimleri de özel şirketlere devredilerek iş ve yaşam güvenliği piyasanın “insafına” terk edildi. Örneğin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı madencilik faaliyetlerinden takibi ve denetiminden sorumlu Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) Soma Katliamı sonrası yaptığı yasal değişiklikle “faaliyetlerin iş güvenliği ve işçi sağlığı ilkelerine uygun yürütülmesini takip etmek” görev tanımını kaldırdı.[5]

Denetim kamunun asli görevidir, devredilemez. İş kazalarının yaşanmaması için 6331 İSG Kanunu hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Rehberlik ve Teftiş Kurulu iş müfettişlerince yapılıyor. Peki Bakanlık bu denetim görevini yerine getiriyor mu? Hayır! Uzmanlarla yapılan ve bir kısmı aşağıda da paylaşılan bilimsel araştırmalarda kamunun yani Çalışma Bakanlığı’nın işyerlerini yeterli ve sağlıklı bir şekilde denetlemediği görülüyor. Hali hazırda yetersiz olan işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimleri özellikle Çalışma Bakanlığı’nın ‘Aile Bakanlığı’ ile birleştirildiği tarihten itibaren düşmeye başladı. İSG teftiş sayıları 2017 yılında 10.804, 2018 yılında 12.649 iken 2019 yılında hızlı bir düşüş ile sadece 3.088 oldu.[6] Pandemi ile geçen 2020 yılında ise evde kalamayan işçiler işyerlerine giderken Bakanlık, iş müfettişlerini “Kısa Çalışma Ödeneği” başvurularının incelenmesi ile görevlendirdi ve işyerleri denetlenmedi. Denetimsizlik üzerine kurulu bu emek rejiminde, Hendek Büyük Çoskunlar Havai Fişek Fabrikası’nın patronunun içinde bulunduğu MÜSİAD gibi iktidar ilişkilerinin eklenmesi ile onca kazaya ve ölüme rağmen işletme faaliyetlerini sürdürebiliyor. Kamunun denetlemediği, işverenlerin önlem almadığı işyerlerinde iş cinayetleri yaşanmaya, işçiler ölmeye devam ediyor.

6331 yetersiz, OSGB sorunlu, mevzuat uygulan(a)mıyor, uzmanlar yetkisiz ama sorumlu!

Hendek havai fişek fabrikasında patlama sonrası tutuklanan ve son duruşmada tahliye edilen B sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Aslı Bozkurt, fizik bölümü mezunu ve Ortak Sağlık Güvenlik Birimi-OSGB çalışanı. Bozkurt’un mahkemede verdiği ifadeler iş güvenliği uzmanlarının yaşadığı işveren baskısını kanıtlar nitelikte.[7]

OSGB’ler ile işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı sınırsız bir şekilde piyasalaştırıldı. OSGB sisteminin yürürlüğe girdiği tarihten bugüne, OSGB’ler üzerine yapılan bilimsel araştırmaların neredeyse tamamında iş güvenliği uzmanları OSGB sistemini; bağımsız karar verme ve yetki kullanma önünde bir engel olarak görüyor. OSGB sistemi bir nevi “iki işverenli kumpas mekanizması” oluşturarak uzmanların bilimsel, bağımsız ve özgür bir şekilde karar vermesini engelliyor. 2015 yılında OSGB’de çalışan 506 iş güvenliği uzmanı ile yaptığımız ankette katılımcıların %66,8’i OSGB sisteminin iş kazalarını azaltacağına inanmadıklarını ifade etmişlerdi.[8] Maden Mühendisleri Odası, Madencilikte Yaşanan İş Kazaları 2010-2020 Raporu’nda; madenlerde görev yapan iş güvenliği uzmanlarının üçte birden daha az kısmının maden mühendisi olduğunu, OSGB’ler tarafından görevlendirilen uzmanların sıklıkla değiştiğini ve ticari kaygıların işçi sağlığı ve iş güvenliği gereksinimlerinin önüne geçtiğini belirtiyor.[9] Uzmanlarla yapılan araştırmalarda, 6331 ve OSGB sisteminin iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlığının önünde bir sorun teşkil ettiği,[10] işveren müdahalesinin uygulamada karşılaşılan önemli bir sorun olduğu ifade ediliyor.[11]

İLO & Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Güvenliği Uzmanları Araştırması

İLO, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (İSGGM) ile birlikte 2017 yılında İSG Katip sistemi üzerinden 4131 uzmanın katıldığı “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev ve Sorumluluklarının Yürütülmesi ile ilgili Araştırma” başlıklı bir anket yaptı ve rapor hazırladı.[12] Raporda araştırma desteğinin Genel Müdürlük tarafından istendiği ve birlikte hazırlandığı yazıyor. Ancak İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü web sayfasında bu araştırma ve rapora dair bir bilgiye ulaşılamıyor. Araştırmada, iş güvenliği uzmanlarının en çok yakındığı ve öne çıkan konu başlıkları aşağıdaki gibi:

  • Mevzuatın uygulanmasında çok zorluk yaşanıyor.
  • Mesleki bağımsızlık zayıf ya da yok.
  • Araştırmaya katılan uzmanların sadece %15’i mevzuatı yeterli
  • Uzmanlarının %96.3’ü mevzuatın etkin bir şekilde uygulanmadığını düşünüyor!
  • Uzmanların %80.7’si mevzuat uygulama rehberleri yeterli değil
  • Uzmanların %90.2’si alanda (sektörel) mevzuata yönelik uygulama örnekleri yeterli değil
  • İş güvenliği uzmanlarının %95.4’ü mevzuat gereklerinin uygulanma maliyetlerinin işverence yüksek bulunduğunu düşünüyor. Uzmanlara göre işverenler İSG yatırımlarını ek maliyet olarak veya gereksiz buluyor.
  • İş güvenliği uzmanlarının %87.9’u mevzuatın uygulanmasının izlenmesi için yapılan Bakanlık denetim sayısı/sıklığı yetersiz
  • Uzmanlar mesleki bağımsızlığı, işverene karşı yaptırım gücünün olması ve bağımsız karar alabilme olarak tanımlıyor.
  • İş güvenliği uzmanlarının 90%’ı ücretlerini işverenden almalarının çalışmalarını olumsuz yönde etkilediği görüşünü savunuyor.
  • Mesleki bağımsızlık açısından uzmanların %63.8’i kendilerini tam bağımlı ya da bağımlı hissederken sadece %7.2’si bağımsız ya da tam bağımsız hissediyor.

Araştırmada iş güvenliği uzmanları açık ve net bir şekilde; mevzuatın uygulanamadığını ve eksikliklerin olduğunu, mesleki bağımsızlığın olmadığını, işverenlerin iş güvenliğine “mali yük” olarak yaklaştığını ve önlemleri almadığını belirtiyor. Aynı zamanda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bugünkü adı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın işyeri denetimlerinin yetersiz olduğu ifade ediliyor.

Günah keçileri birleşin!

Yapılan araştırmalar 6331 sayılı İSG Kanunu’nun hali pür melalini ortaya koyuyor. Önlem almakla yükümlü işverenlerin almadığı önlemler iş kazalarına, ölümlere, Soma ve Hendek’te olduğu gibi katliamlara yol açıyor. Araştırmalarda da görüldüğü üzere bağımsız karar verme yetkisi ve gücü bulunmayan uzmanlar, her iş kazası sonrası sorumlu tutularak günah keçisi ilan ediliyor. İşverenlerin hukuki olarak sorumluluktan sıyrılmaya çalışırken nakarat halinde getirdiği “iş kazalarının önüne geçecek, önlem alması gereken ve her şeyden sorumlu yegâne kişinin iş güvenliği uzmanı olduğu” algısı uzmanların günah keçisi ilan edilmesinde etkili oluyor.

Sadece iş güvenliği uzmanları değil mühendisler ve mimarlar da günah keçisi haline getirildi. Özellikle madenlerde ve inşaatlarda işlerin yürütülmesi ile ilgili -maliyetleri karşılama yetkisi ve gücüne sahip- işverenin alması gereken önlemlerin sorumluluğu daimi nezaretçi ve şantiye şefi mühendislerin, mimarların üzerine yıkılıyor.

Herkes biliyor, geminin su aldığını.
Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini[13]

 
Ve gerçekliğin çölü: mesleki sorumluluk[14]

Soma’dan Hendek’e iş cinayetlerinin, katliamların faillerinin kim olduğunu herkes çok iyi biliyor. Yetki de sorumluluk da suç da hakikat da apaçık ortada.

Ancak, güvenli çalışma ortamları için mesleki sorumluluklar amasız/fakatsız yerine getirmeli. Mesleki teknik bilginin yerinde ve zamanında kullanılmaması, bize ne iş güvencesi sağlıyor ne de güvenli bir çalışma ortamı. İşsizlik, geleceksizlik korkusu ile yerinde ve zamanında kullanılmayan her bilginin yeni Soma’lara, Hendek’lere ve Çorlu’lara yol açacağını görmemiz gerekiyor.

Hendek için Adalet arayan ailelere saygı ile…

Mehmet MAKAR /Maden Mühendisi
İş Güvenliği Uzmanı (A)

Dipnotlar:

[1]  Hendek Bilirkişi Raporu Haberi, Evrensel Gazetesi, 31 Ağustos 2020

https://www.evrensel.net/haber/412794/fisek-fabrikasi-raporu-onlem-yok-yapi-ruhsatsiz-uretim-ve-depolama-fazla

[2] Hendek Patlaması İş Müfettişleri Raporu, Tolga Şardan, T24,

https://www.t24.com.tr/yazarlar/tolga-sardan-buyutec/t-24-hendek-teki-havai-fisek-patlamasiyla-ilgili-is-mufettisi-raporunu-acikliyor-isveren-yuzde-95-oraninda-kusurlu,30264

[3] Hendek Davası Savunmaları, Hendek için Adalet Twitter sayfası,

[4]  Yaşar Coşkun’un Savunması, Hendek Davası Savunmaları, Soysal Hukuk, 15 Mart 2021,

[5] Madencilikte Yaşanan İş Kazaları Raporu 2010-2020, Maden Mühendisleri Odası, 2021

https://www.maden.org.tr/resimler/ekler/f4e5d6912a_2079309069_ek.pdf?tipi=5&turu=R&sube=0

[6] İLO Uluslararası Çalışma Standartlarının Uygulanması 2021 Raporu, 2021,

https://www.ilo.org/ankara/areas-of-work/labour-law/WCMS_776228/lang–tr/index.htm

[7] İş Güvenliği Uzmanı Aslı Bozkurt Mahkeme Savunması, 15 Mart 2021, https://twitter.com/adalethendek/status/1371485629171785729

[8] 6331 Sayılı İSG Kanunu ve OSGB Sisteminin İş Güvenliği Uzmanları Üzerinden Değerlendirilmesi, Mehmet MAKAR, Mustafa Yağımlı, Maden İşletmelerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu, 21 Aralık 2015, Adana

https://www.maden.org.tr/resimler/ekler/af252422872a8d1_ek.pdf

[9] Madencilikte Yaşanan İş Kazaları Raporu 2010-2020, Maden Mühendisleri Odası, 2021

https://www.maden.org.tr/resimler/ekler/f4e5d6912a_2079309069_ek.pdf?tipi=5&turu=R&sube=0

[10] OSGB Sistemiyle Çalışan İş Güvenliği Uzmanlarının İş Güvenliği Uzmanlığına İlişkin Görüşleri, Fehim GÖZE, Zeynep ACA, 2020/4, Çalışma ve Toplum Dergisi,

https://www.calismatoplum.org/makale/osgb-sistemiyle-calisanisguvenligi-uzmanlarininisguvenligi-uzmanliginailiskin-gorusleri

[11] İş Güvenliği Uzmanlarının Sorunlarına Yönelik Bir Saha Araştırması, Volkan Arslan, Serdar Ulubeyli, 2016, Çalışma ve Toplum

https://www.calismatoplum.org/makale/isguvenligi-uzmanlarinin-sorunlarina-yonelik-bir-saha-arastirmasi

[12] İş Güvenliği Uzmanlarının Görev ve Sorumluluklarının Yürütülmesi ile ilgili Araştırma, İLO & Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, 2017

https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—europe/—ro-geneva/—ilo-ankara/documents/publication/wcms_566411.pdf

[13] Leonard Cohen – Everybody Knows

[14] Gerçekliğin çölüne hoş geldiniz! -Ceyda Sungur, Politeknik, 23 Temmuz 2015

http://politeknik.org.tr/gercekligin-colune-hos-geldiniz-ceyda-sungur/

Kaynak: politeknik.org.tr

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur