Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada kendisine yönelik suçlamaları kabul eden ve savcılıkla işbirliğine giden Reza Zarrab jüri karşısına çıktı

Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının ihlal edilmesiyle suçlandığı davada tanık olmayı kabul eden Reza Zarrab New York’ta devam eden duruşmada jüri karşısına çıktı. Zarrab, eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın Aktif Bank’ta hesap açmasına yardımcı olduğunu söyledi. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a 45-50 milyon euro, 7 milyon dolar ve 2 milyon 465 bin TL rüşvet verdiğini belirten Zarrab, Çağlayan’ın İran ile ticaretten yarı yarıya kâr paylaşımı istediğini ifade etti. Zarrab, Zafer Çağlayan’a ödemelerin “Nakdi olarak, değerli eşyalar ve banka transferleriyle” yapıldığını söyledi. Duruşmanın ikinci bölümünde altın ticaretinin nasıl işlediğini şema üzerinde anlatan Zarrab, İran’ın dış borçlarını Türkiye ve Dubai üzerinden en az 10 işlemle ödediğini aktardı. “Dolandırıcılığın merkezinde Halkbank vardı” diyen Zarrab, İran Ulusal Petrol Şirketi, TÜPRAŞ ve BOTAŞ’ın Halkbank’ta hesaplarının olduğunu belirterek, Halkbank’a gelen paranın euro ve TL olarak DenizBank’a gönderildiğini anlattı. Savcı’nın “Halkbank’tan ne kadar çektin?” sorusuna Zarrab’ın yanıtı “Birkaç milyar euro” oldu
“ABD’yi dolandırmak için kumpas kurmak”, “Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı delmek için kumpas kurmak”, “Bankacılık sisteminde sahtekârlık yapmak”, “Bankacılık sisteminde sahtekârlık yapmak için kumpas kurmak”, “Kara para aklamak” ve “Kara para aklamak için kumpas kurmak” gerekçeleriyle Reza Zarrab ve Mehmet Hakan Atilla’ya açılan davada jürili duruşma bugün (29 Kasım) görüldü.
“ABD, Zarrab’a karşı” olan davanın adı, Zarrab’ın suçunu kabul etmesi üzerine “ABD, Atilla’ya karşı” olarak değiştirilmişti.
İddianamede Halkbank Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla hakkında 50 yıla kadar hapis ve 2 milyon dolar para cezası isteniyor.
Davayı izleyen gazeteciler Twitter hesaplarından Zarrab’ın yemin edip ifade vermeye başladığını aktardı.
Reza Zarrab seems to speak passable English, but he is using a Turkish-language interpreter.
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Gazeteci Pete Brush Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Reza Zarrab, savcılıkla işbirliği yaparken üç yükümlülüğü olduğunu söyledi: ‘Yalnızca ve yalnızca gerçeği söylemek, ABD hükümetiyle işbirliği yapmak ve bundan sonra hiçbir suça karışmamak’” diye yazdı.
Reza Zarrab says he has three obligations as he cooperates with the prosecution: “To speak exactly the truth, to cooperate with the US government and never to commit any crimes after this.”
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Brush’a göre Zarrab, “Mart 2016’da tutuklandığımda FBI’ya doğruları söylemedim. Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Uzun bir yolculuktan sonra şoka girmiştim. Doğru yanıtları veremedim. Çok korkmuştum” dedi. Zarrab’ın ayrıca “İşbirliği, sorumluluğu kabul etmenin ve cezaevinden çıkmanın en hızlı yoluydu” dediği aktarıldı.
Reza Zarrab concedes he was not truthful to FBI after March 2016 arrest in Florida. “I did not know what I was facing. After a long trip, I was shocked. I couldn’t give the right answers. I was afraid.”
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Gazeteci Adam Klasfeld da “Zarrab, alkol getirmesi ve cep telefonunu kullanmasına izin vermesi için cezaevi gardiyanına rüşvet verdiğini söyledi” ifadelerini kullandı.
Zarrab on his bribery count from prison: “I bribed the prison guard to bring me alcohol and to let me use his cell phone.” He does not mention the defense attorney’s other allegations from yesterday. That he also bribed for access to drugs and women.
— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Zarrab’ın “Türkiye’ye iade edilmem için avukatlar tuttum. Olmayınca suçumu itiraf etmeye karar verdim” dediği kaydedildi.
Gazeteci Brush, Zarrab’ın, “Yaptırım planı İranlılar petrol ve gaz satışlarından elde ettikleri geliri geliştiremedikleri için başladı. Parayı uluslararası ödemeler için kullanamadılar” dediğini aktardı. Zarrab’ın Mehmet Hakan Atilla için de “Halkbank’ta yaptırım kullarını en iyi bilen kişi, Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla uyumlu gözükmesi için katkıda bulundu” ifadelerini kullandığı belirtildi.
Reza Zarrab says sanctions scheme hatched b/c “the Iranians could not use the income they developed from oil and gas sales. They could not use the money for international payments.” Calls Mehmet Hakan Atilla “the most knowledgeable person about the sanctions rules” at Halkbank
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Zarrab, İran yaptırımlarının etrafından dolaşma yapısının neden oluşturulduğunu “İranlılar doğalgaz ve petrol satışından elde ettikleri gelirleri kullanamıyordu” sözleriyle anlattı.
Zarrab daha sonra Aktif Bank’ta hesap açılması sürecini anlatmaya başladı ve ilk denemesinin başarısız olduğunu ifade etti.
Reuters’in aktardığına göre, Zarrab “Aktif Bank bana İran’la iş yapacak müşterilerin hesap açmak için özel bir izin almam gerektiğini söyledi” şeklinde konuştu.
Mahkeme salonunda eski AB bakanı Egemen Bağış’ın fotoğrafı gösterildi. Reuters, Zarrab’ın “Eski AB Bakanı Egemen Bağış Aktif Bank’ta hesap açılması için yardım etti” dediğini aktardı.
Reza Zarrab, eski İran Merkez Bankası Başkanı Mahmud Bahmani’yle 2010 ve 2011 yıllarında toplantılar yaptığını söyledi. Zarrab, bankaya “nakit teslimatına yardım için daha iyi bir komisyon” önerdiğini, daha sonra bu ilişkinin sona erdiğini belirtti.
Brush, Reza Zarrab’ın İran Merkez Bankası’yla anlaşmasının sona ermesinden sonra aralarında Hüseyin Necefzadeh’in de bulunduğu Bank Mellat ailesiyle tanıştığını ve ABD yaptırımlarını Mellat’la deldiği ifadelerini kullandı. Necefzadeh hakkında soruşturma açıldı ama aranıyor. Zarrab’ın ifadesi ABD iddialarını izliyor.
Reza Zarrab says after his arrangement with Iran Central Bank ended, he met with Bank Mellat family, including Hossein Najafzadeh, and began evading US sanctions with Mellat. Najafzadeh has been indicted but is at large. Zarrab’s testimony tracking US allegations
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Zarrab Aktif Bank’la aralarının nasıl bozulduğunu “Aktif Bank doğrudan İranlılarla çalışıyordu ve beni elemişlerdi. Soru: Aktif Bank gelirinin önemli bir parçasını oluşturuyor muydu? Cevap: Kesinlikle evet” şeklinde anlattı.
Zarrab describes his falling out with Aktifbank.
Zarrab: “Aktifbank was working directly with the Iranians and I was eliminated.”
Q: Was Aktifbank as a significant part of your income?
A: Absolutely, yes.— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Duruşmada daha sonra Zarrab’ın Halkbank ile olan ilişkileri ele alındı. Zarrab, Halkbank ile temasın 2012’de kurulduğunu söylese de, ilişkilerin daha eskiye dayandığını ifade etti.
“Ahmet Alacacı ismindeki bir kuyumcu İran ile ilişkili işlemlerin Halkbank’ta yapılması için altın ihracatı sistemini önerdi” diyen Zarrab, söz konusu kişinin bu hesapla transferlerin gerçekleştirilebileceğini söylediğini aktardı.
I need more help with the name: This time of a Turkish jeweler: Ahmed Alajaji (Can anyone confirm the spelling?). Zarrab says this man proposed the gold-exportation system of putting Iranian proceeds in Halkbank.
— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Gazeteci Pete Brush’a göre Zarrab, 2010 ve 2011 yılında İran ve Bank Mellat ile çalıştığı için Aktif Bank ile kazançlı bir ilişkisi olduğunu belirterek “Aktif Bank beni döngü dışında bırakınca 2012 yılında Halkbank’a gittim” şeklinde konuştu.
As he worked with Iran and Bank Mellat in 2010 and 2011, Reza Zarrab said, he also had a lucrative relationship with Turkey’s Aktif Bank. That relationship ended when Aktif cut him out of the loop, he said. At that point, in early 2012, Zarrab said, he reached out to Halkbank
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Zarrab ayrıca, eşi Ebru Gündeş’in ünü dolayısıyla dönemin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın kendisiyle çalışmak istemediğini söyledi.
Zarrab, dönemin Halkbank Genel Müdürü Aslan’ın kendisiyle altın ticaretiyle ilgili olarak çalışmak istememesi üzerine dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a gittiğini söyledi.
Zarrab’ın, Zafer Çağlayan’ın kendisinden İran ile ticaretten yarı yarıya kâr paylaşımı istediğini söylediği aktarıldı.
Zarrab says Halkbank initially refused to do business with him because he was too high-profile. Says he contacted former Economy Minister Zafer Caglayan, who requested a 50-50 profit share in the Iran business.
— Benjamin Harvey (@BenjaminHarvey) 29 Kasım 2017
Zarrab, Halkbank’a yaklaşmaya çalıştıkça dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a rüşvet verdiğini jüriye söyledi, bunun diğer para birimlerini içermediğini belirterek “Çağlayan’a 45-50 milyon euro rüşvet ödediğimi düşünüyorum” dedi.
Reza Zarrab says, as he tried to get Halkbank job, he began to pay bribes to Turkey’s then-economic minister Mehmet Zafer Caglayan. “I’m thinking that I paid in the amount of 45 to 50 million euros” to Caglayan, Zarrab tells the jury. That didn’t include other currencies, he said
— Pete Brush (@PeteBrush) 29 Kasım 2017
Zarrab’ın, Çağlayan’a 45-50 milyon euroya ek olarak 7 milyon dolar ve 2 milyon 465 bin TL olarak da rüşvet verdiği ifadesinde bulunduğu belirtildi.
In his testimony Reza Zarrab said he paid former Turkish Economy Minister Zafer Caglayan approx 40-50 million Euros, $7 million and 2.465.000 TL in bribes…
— Ceylan Yeginsu (@CeylanWrites) 29 Kasım 2017
Zarrab’ın tanık kürsüsünde olduğu duruşmada öğle molası verildi.
And with that whopper, time to eat everyone. Lunch break.
— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Zarrab tanık olarak mahkeme salonuna geri döndü, ifadesine devam edildi.
Zafer Çağlayan’a ödemelerin hangi şekilde yapıldığının sorulması üzerine Zarrab “Nakdi olarak, değerli eşyalar ve banka transferleriyle” dedi. Zarrab ayrıca Çağlayan’ın ailesine de ödeme yapıldığını söyledi.
Q: What form did those payments [to Caglayan] take?
A: In cash, in valuable items, and in bank-wire transfers.Q: Any to Caglayan’s family?
A: There were sir.— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Adam Klasfeld, savcının, İran ile yapılan ticaretten doğan kârdan Çağlayan’ın kardeşine yapıldığı iddia edilen 2 milyon 400 bin TL ödemeye dair banka makbuzunu göstermek istediğini aktardı. Klasfeld “Savunma konu dışı iddiasıyla karşı çıkıyor. Hakim Berman izin veriyor” ifadelerini kullandı.
Prosecutor wants to introduce an alleged bank receipt Caglayan’s sibling for more than 2.4 million in Turkish lira from profit on the Iranian trade into evidence. Defense objects as hearsay. Judge Berman allows.
— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
İran Ulusal Petrol Şirketi’yle bağlantılarını anlatan Zarrab, bu bağlamda bir paravan şirketten bahsetti. Klasfeld “Zarrab bir mukavvanın üzerine altın ticaretinin nasıl işlediğini göstermek için bir şema çizecek. Tanık sandalyesinden çizimi yapmak için kalktı” paylaşımında bulundu.
Zarrab is about to diagram how a gold trade works on a poster board. He stepped off the witness stand to draw it.
— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Daily Beast muhabiri Katie Zavadski, Zarrab’ın Dubai ve İran’da sonuçlanan işlemlerini detaylı bir şekilde jüri önünde anlattığını yazdı:
Zarrab, altın ticaretini şema üzerinden anlatıyor: “Ticaret önce İran’ın Türkiye’ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor.
“İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş’a, gazınkini Botaş’a yapardı. Onlar da NIOC’ye para borçlu olurdu.
“Tüpraş, Botaş, NIOC’nin Halkbank’ta hesapları var.”
“The transaction would primarily begin with Iran selling crude oil and gas to Turkey.”
The National Iran Oil Company would make the sale of oil to Tüpraş, and gas to Botaş, Reza Zarrab testifies. They would owe money to NIOC.
— Katie Zavadski (@katiezavadski) 29 Kasım 2017
Zavadski, bundan sonraki tweetlerinde paranın nasıl Halkbank’a geldiğini anlatıyor:
“Halkbank’a gelen paranın Zarrab’ın ifadesine göre Halkbank’tan çıkışı euro ve TL olarak DenizBank’a gelişiyle yapılıyor.”
“Daha sonra Zarrab’ın Türkiye’deki şirketi Royal Group’tan aldığı altının Dubai’deki şirketine gittiği belirtiliyor.”
“Altının satılıp nakde çevrilecek konuma geldiği aktarılıyor. Zarrab, İran’ın altına ihtiyacı olmadığı için ülkenin borçlarını ödemek adına nakde çevrilen bir paraya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.”
“Halkbank’taki bir yetkilinin Zarrab’a İran’ın altın ticaretinde son durak olarak gösterilmesi gerektiğini söylediği ifade ediliyor. Burada parmaklar Halkbank’ın eski genel müdür yardımcısı Atilla’yı gösteriyor.”
“Dubai’de yapılan işlemler aracılığıyla İran’ın uluslararası borçlarının ödenmesi amaçlanıyor.”
Hakim Berman’ın paranın kurtarılması için kaç işlem yapılması gerektiği sorusuna Zarrab, “En az 10 işlem” cevabını veriyor.
Zarrab, bütün bu sistemin Halkbank’ta sıkışmış olan İran parasını kurtarmak, böylece İran’ın dünya çapındaki borçlarını ödemek amacıyla tasarlandığını anlattı.
Gazeteci Klasfeld, “Geri geldik. Dönemin Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın sekreteri ile telefon görüşmesi yeni kanıt olarak geldi” paylaşımında bulundu.
We’re back. New evidence entered into the record about a phone call with Suleyman Aslan’s assistant secretary.
— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
“Dolandırıcılığın merkezinde Halkbank vardı” diyen Zarrab, İran Ulusal Petrol Şirketi’ne gitmesi gereken bir paranın kendi hesabına gelmesinden ötürü Halkbank yetkililerine sinirlendiğini anlattı. Aslan’la birlikte bu transferi iptal ettirdiklerini belirten Zarrab, bu tür bir transferin yaptırım kapsamında bulunduğunu söyledi.
Ayrıca Halkbank’ın eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın ve Halkbank’ın yaptırımların ne olduğunu ve hangi işlemlerin yaptırımları deleceğini bildiğini aktardı.
Now Zarrab is hammering that Suleiman Aslan/Halkbank knew exactly what sanctions were, and what transactions would violate them.
— Katie Zavadski (@katiezavadski) 29 Kasım 2017
Zarrab, duruşmaya sunulan bir belgenin Türkiye’de kullanılan gümrük beyannamesi olduğunu söyledi.
Gazeteci Katie Zavadski’nin aktardığına göre, Zarrab, Halkbank’tan Süleyman Aslan ile sanık Mehmet Hakan Atilla’nın, kendisine gümrük beyannamesinde İran destinasyonlu altın ticareti yapıldığının yazılması gerektiğini söylediklerini ifade etti.
Hakimin “İran’a altın gönderdin mi?” sorusuna Zarrab, “Hayır” yanıtını verdi.
The document they’re talking about now, the customs declaration, lists Iran as the ultimate destination.
Did you export gold to Iran?
“No, sir.”
— Katie Zavadski (@katiezavadski) 29 Kasım 2017
Duruşmada Zarrab, şirketi Royal’de kendisinden sonra ikinci yetkili kişi olan Abdullah Happani ile yaptığı bir telefon görüşmesinin kaydını anlattı.
Zarrab’a göre bu görüşmede daha önceki yıllarda İran’ı altının son durağı olarak yazarken ABD’nin ambargo kurallarının değiştirmesiyle bunu yapamadıklarını konuşuyorlar.
Halkbank’tan Atilla ile yaptığı telefon görüşmesini Happani’ye anlatan Zarrab, İran petrol parasının başka bir finansal kurum üzerinden kendisine gönderilmeye başlandığını belirtiyor.
Konuşmada Halkbank’ın kendilerine altının son durağı olarak nereyi göstermeleri gerektiğini söyleyeceğini vurguluyor.
“Due to changes in the U.S. embargo regulations, it’s the conversation where we’re discussing that the final destination of the gold trade would be changing,” Zarrab says.
— Katie Zavadski (@katiezavadski) 29 Kasım 2017
Gazeteci Zavadski, Zarrab’ın artık altınlar için fiziksel kurye göndermek zorunda kaldıklarını birine söylediğini aktararak şu paylaşımlarda bulundu:
“Dubai’yi destinasyon olarak gösterdiklerinde bir nakliye şirketi kullanıyorlarmış. Zarrab’ın ifadesine göre İran’ı da listelemek zorunda kalıyorlar, ancak bu kuryeler hiçbir zaman İran’a gitmiyordu. Dubai’de altını bırakıp geri dönüyorlardı.”
Zarrab told someone they have to start using physical couriers to send gold.
When they listed Dubai as destination, they used shipping company. But they had to list Iran—so they had to use physical couriers who would never make it to Iran. They would drop gold in Dubai + return.
— Katie Zavadski (@katiezavadski) 29 Kasım 2017
Gazeteci Adam Klasfeld’in aktardığına göre ise, Savcı’nın “Halkbank’tan ne kadar çektin?” sorusuna Zarrab’ın yanıtı “Birkaç milyar euro” oldu.
“Bu para altın almak için mi kullanıldı?” sorusuna Zarrab, “Birkaç milyar euro, İranlılardan altın ticareti kılıfında aldığımız uluslararası talimatları yerine getirmek adına edindiğimiz paraydı” yanıtını verdi.
PROSECUTOR: How much did you withdraw from Halkbank?
ZARRAB: A few billion.JUDGE: In what?
A: Euros.— Adam Klasfeld (@KlasfeldReports) 29 Kasım 2017
Duruşma, başka bir konuya başlamadan bugün için sona erdi. Jüri eve gönderildi.
Zarrab ifadesine ABD New York saatiyle yarın (30 Kasım) sabah 09.15’te (TSİ 17.15) devam edecek.
Sendika.Org, BBC Türkçe, Reuters, Sputnik