ESP’ye dönük 3 Şubat’ta gerçekleşen operasyonla tutsak edilen SGDF Eşbaşkanı Berfin Polat, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında tahliye edildi

3 Şubat’ta ESP’ye yönelik operasyonda tutsak edilen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eşbaşkanı Berfin Polat’ın yargılandığı dosyanın ilk duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmayı Polat’ın ailesi, SGDF, Özgür Genç Kadın (ÖGK), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve çok sayıda kurum temsilcisi takip etti.
Duruşmada ilk olarak Berfin Polat savunma yaptı.
Polat, savunmasında “Ben sosyalist bir kadınım ve faaliyetini yürüttüğüm SGDF’nin Eşbaşkanıyım. Dosyaya konu edilen her şey siyasi faaliyetlerimdir. Bu dosya örgütlenme özgürlüğüne bir saldırıdır. Her tutuklandığımda bana katıldığım, anayasal hakkım olan eylemler suç olarak gösterilmeye çalışılıyor” dedi.
Berfin Polat suçlamalar arasında SGDF’nin “adil ve demokratik barış” eylemi, ESP’nin Ezilenlerin Kürsüsü etkinliği, 25 Kasım eylemleri olduğunu söyledi.
Polat, “Ben bir genç olarak, bir Kürt olarak barışın adil ve demokratik olması gerektiğini anlatıyorum. Dosyada ESP’nin çağrısıyla yapılan Ezilenlerin Kürsüsü etkinliği var. Romanların, Kürtlerin, Türklerin, bir dizi halktan, ulustan, inançtan insanın olduğu, barışa dair düşüncelerini söylediği bir etkinlikti, ben de SGDF’nin Eşbaşkanı olarak bu etkinliğe katıldım” dedi.
SGDF Eşbaşkanı Berfin Polat kadın eylemlerinin suçlama konusu yapılmasına dair şunları söyledi:
Şiddeti ve tacizi yaşamımızın her alanında hisseden bir genç kadın olarak her 8 Mart’a ve 25 Kasım’a katılmaya gayret ettim. Uzun süredir tutuklu olduğum için katılamıyorum. ‘Rojin’in adaleti sağlansın, şüpheler giderilsin’ demek yargılanıyor. 25 Kasım’da orada binlerce kadın yürüdü, ben o binlerce kadından biriyim. Liseden beri bu eylemlere katılırım, kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri artık cins kırımı boyutuna varmış durumda. Bu eylemlere katılmayı, bir sorumluluk olarak görüyorum.
Polat, dosyasındaki HTS kayıtlarına ve MASAK raporlarına dair konuştu. Polat, “Konuştuğum kişilerin aralarında milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, kırtasiyeciler, hatta ailem var. Ablam bana para yollamış, bu gayet doğal bir şey. Bir emlakçıya düzenli olarak gönderdiğim kira parası var. Bu emlakçının da bir dosyası varmış ancak ben bunu bilemem emlakçıya dosyası olup olmadığını sormam” dedi.
Polat dosyadaki fiziki takip tutanaklarına dair her anının fotoğraflanarak dosyaya konduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Evime giderken, evimden çıkarken, arkadaşımla bir kafede otururken, sokakta yürürken fotoğrafım çekilmiş. 2023’ten beri takip edilip fotoğrafım çekiliyor. Yasadışı bir örgüte üye olmakla suçlanıyorum, dosyadaki fotoğraflar bunun tam tersini kanıtlayan fotoğraflar.”
Dosyadaki gizli tanık ve itirafçı beyanlarına yanıt veren SGDF Eşbaşkanı Berfin Polat, “Tanık hakkımda SGDF Eşbaşkanı olduğumu söylüyor. Hatta bir tanesi ‘SGDF eşbaşkanı olduğunu duydum’ diyor. Bana sorulduğunda ben de bunu söylüyorum. Tanık, Cebrail Günebakan’ın mezarı başına gittiğimi söylüyor. Evet gittim, Suruç Katliamı bu topraklardaki en kanlı gençlik katliamı. IŞİD tarafından katledilen bir genci anmak tabi ki suç değildir, bunu savunurum. Senelerdir Suruç anmalarına katılırım, kolum da kırıldı, gözaltına da alındım, yine de katılırım. Bunun suçlama konusu yapılmasını kabul etmiyorum” dedi.
Polat, itirafçı Arda Ata Özdoğan’ın beyanlarına dair, “Bu kişiyi ben tanımıyorum. 12 Mart anmasına katıldığımı söylüyor. Binlerce kişi gibi bu eyleme katıldım. Bunun için gizli tanığa gerek yok” dedi.
SGDF Eşbaşkanı Berfin Polat katıldığı online toplantıların “yasadışı örgüt toplantısı” gibi gösterilmeye çalışıldığını vurguladı. Polat, şöyle devem etti: “Online toplantı kanalları özellikle pandemi sonrası yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu tip sosyal mecralarda yapılan etkinliklerin her biri, duyurusu yapılan etkinlikler. Bu da benim katıldığım onlarca etkinlikten bir tanesi. Bu mecralarda söyleşiler, paneller, tartışmalar yapıyor. Ben bu ekinliklere katılan kişilerin dosyası var mı bilemem. İbrahim Çiçek, Arzu Demir; bu isimler takip ettiğimi sayısız gazeteci ve yazardan birer tanesi” dedi.
2023 yılından beri her yıl tutuklandığını hatırlatan Berfin Polat, “Bu benim 4. tutukluluğum. Bir genç olarak haklarımı kullandığım için tutuklanıyorum ve hapishanede hak gasplarına uğruyorum” diyerek tahliyesini ve beraatini istedi.
Savcı, tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme tahliye kararı vererek dosyayı 3 Eylül 2026’ya erteledi.
Kaynak: ETHA