Bolivya’da ABD destekli Rodrigo Paz hükümeti, meclisten geçirilen OHAL yasasını yürürlüğe koydu. OHAL ilanı için kararname de gerekiyor ancak sağcı Paz polis ve ordu için operasyon planının çoktan hazırlandığını belirtti. Yol kapatma eylemleri ise sürüyor

Bolivya’da ABD destekli Rodrigo Paz hükümeti, meclisten geçirilen OHAL yasasını yürürlüğe koydu. Ancak yasanın yürürlüğe girmesi, ülkenin otomatik olarak olağanüstü hal ilan edilmesi anlamına gelmiyor, çünkü yasanın uygulanması için bir de kararname gerekiyor. Bununla birlikte Paz, polis ve ordu için operasyon planının çoktan hazırlandığını belirtti.
Yol kapatma eylemleri ise sürüyor
🇧🇴 🇺🇸 | Civil war-type scenes are emerging from Bolivia.
The government passed a law authorising US-backed President Rodrigo Paz to deploy the military against protesters.
Bolivian police and military forces have launched a joint operation to clear strike blockades in San… pic.twitter.com/9pvXZDXah2
— contra (@contra_press) June 8, 2026
Bolivya Temsilciler Meclisi, dün olağanüstü halleri düzenleyen bir yasa tasarısını onayladı. Onaylanan tasarıyla isyan bastırma faaliyetine ordunun müdahil olmasının önü açıldı. Yasa, olağanüstü halin bir Yüksek Kararname ile ilan edilmesi gerektiğini ve en fazla 90 gün yürürlükte kalabileceğini belirlemektedir. Bu sürenin ötesinde herhangi bir uzatma için yasama organının onayı gerekecektir.
Yasa ayrıca, OHAL sürecinde isyancıların sekiz saate kadar geçici olarak gözaltına alınmasına izin vermekte olup, bu sürenin sonunda söz konusu kişilerin ilgili makamların önüne çıkarılması gerekmektedir.
Yasa ile birlikte haklarında adli işlem başlatılan polis, asker ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmasında devletin hukuki temsil sağlamasının da önü açılıyor.
Sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın neoliberal politikaları Bolivyalıları isyan ettirdi. Kemer sıkma politikaları ve akaryakıt krizine karşı Bolivyalılar yol kesme eylemleri yaptı.
Bolivya Karayolları İdaresi’nin 31 Mayıs’taki raporuna göre, altı bölgedeki yollarda 89 aktif barikat noktası bulunuyordu. En çok etkilenen bölgeler, ana otoyolların hâlâ kesik kaldığı ve ulaşımın ciddi şekilde aksadığı La Paz, Cochabamba, Chuquisaca, Oruro, Potosí ve Santa Cruz’dur. La Paz, protesto hareketinin merkezi ve en ağır etkilenen bölge olarak öne çıktı.
Karayolları İdaresi’nin bildirdiğine göre, Batı Bolivya’yı, vadileri ve doğu ovalarının bir kısmını birbirine bağlayan ana karayolları hâlâ tamamen kesik durumda. Beni, Pando ve Tarija’da bazı güzergâhlarda araç kısıtlamaları, zorunlu sapmalar ve enkaz temizleme çalışmaları da dahil olmak üzere, ulaşım sadece kısmen sağlanabiliyor.
Yol kesme eylemlerinin yanı sıra işçilerin grevleri de hayatı durduran bir diğer faktör oldu. La Paz ve El Alto, süresiz şehir içi ulaşım grevi ve benzin istasyonlarındaki ciddi yakıt sıkıntısı nedeniyle yaşam neredeyse tamamen felç olmuş durumda. Ulaşım sendikaları, hükümetle yapılan önceki anlaşmalara uyulmadığı için grevi sürdürdüklerini belirtiyor. Başlıca talepleri arasında, ithal benzinin kalitesiz olduğu iddiasıyla filo motorlarında meydana gelen mekanik hasar için ekonomik tazminat ve devlet üniversitesiyle koordineli olarak haftalar önce vaat edilen teknik raporların derhal yayınlanması yer alıyor.
Akaryakıt sübvansiyon düzenlemesina karşı başlayan isyan, hızla siyasal talepleri de üretti. Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifası isyanın temel talebi haline geldi. Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifasının istendiği isyan sürecinde şu ana kadar Çalışma Bakanı Edgar Morales, Savunma Bakanı Marcelo Salinas ve Eğitim Bakanı Beatriz Garcia istifa etti.
ABD ise sağcı Rodrigo Paz hükümetine açık destek veriyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya platformu X’te “Bolivya, bölgedeki uyuşturucu teröristlerinin hakimiyetindeki eski statükonun geri dönmesine izin vermemelidir” diye yazdı.
“Amerika Kalkanı” adlı bölgesel ittifak da, Bolivya hükümetini devirmeye yönelik devam eden girişimler olarak nitelendirdiği olayları kınayarak, mevcut kriz konusunda Washington’un tutumuna uyumlu bir tavır sergiledi.
Paz ise eski Devlet Başkanı Evo Morales’i destekleyen isyancıları tehdit ederek Morales’e güvenmemelerini söyledi. Morales’in “narkoterör” bağlantıları olduğunu iddia eden Paz, “Halkı, adli sorunlarından kendini korumak için bir merdiven olarak kullanıyor” dedi. Morales ise bu suçlamaları reddederek “Şimdi yine ‘narkoterörizm’ söylemine başvurarak toplumsal protestoları damgalamaya ve demokrasi, egemenlik ve doğal kaynaklarımızı savunanların meşru taleplerini itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” diyerek yanıt verdi.
Bolivya’daki yol kesme eylemlerinin yarattığı kesintinin etkileri sadece ülke içiyle sınırlı değil. Tedarik ağlarında yaşanan aksama, ülke içindeki krizi derinleştirdiği gibi bölgesel ticaret koridorlarını ve And Dağları ile Güney Koni rotaları üzerindeki tedarik zincirini etkilediği için Bolivya’nın ötesinde de önem arz etmektedir.
Komşu devletler ve sınır ötesi ticaret, nakliye gecikmeleri, fiyat baskıları ve göç basıncıyla krizin etkilerinin katmerleneceği ifade ediliyor.
Pazartesi günü Bolivya Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz, Silahlı Kuvvetlerin toplumsal protestoların kontrolüne doğrudan müdahil olmasını sağlamak amacıyla Olağanüstü Hal Düzenleme Yasası’nı yürürlüğe koydu.
Bakanları, emniyet ve Silahlı Kuvvetler yetkilileriyle birlikte bir basın toplantısı düzenleyen sağcı siyasetçi, bu kararını, yasanın devletin protestoların arkasındaki “uyuşturucu terörizmiyle” mücadele etmesine imkân sağlayacağı gerekçesiyle savundu.
Bu adım, işçi, madenci ve çiftçi örgütlerinin Paz’ın istifasını talep eden altı haftadır süren kesintisiz ve kitlesel eylemlerini sürdürmeyi başardıkları bir dönemde atıldı.
Bununla birlikte Paz, halkı “kararlılıkla” korumak amacıyla polis ve Silahlı Kuvvetler için operasyon planının çoktan hazırlandığını belirtti.
Baskıcı eylemleri meşrulaştırmak amacıyla Paz, bir kez daha eski Cumhurbaşkanı Evo Morales’e (2006-2019) yönelik söylemlere başvurdu ve Morales’i, destekçilerine protestoları radikalleştirmeleri emri verdiğiyle suçladı.
Sağcı cumhurbaşkanı ayrıca, sosyal örgütlerle diyalogun açık olduğunu, ancak Washington’un jeopolitik planlarına uymayan sosyal ve siyasi güçleri tanımlamak için kullandığı “narko-teröristler” terimiyle bağlantılı olanlarla diyalogun açık olmadığını söyledi.
Şu anda Cochabamba, La Paz, Oruro, Potosi, Chuquisaca ve Santa Cruz illerinde 80’den fazla otoyol barikatı aktif durumda. Bu durum, Bolivya’nın şehirlerinde gıda kıtlığını derinleştiriyor.
Kaynak: teleSUR English