Kemal Kılıçdaroğlu'nun buna dair sorulan bir soruya verdiği cevaptan da anladığıma göre, ne yaşananlardan dolayı ülke kamuoyundan ne de parti tabanından özür diliyor! Aksine, süreci bu noktaya taşıyanlar "onlar" diyerek, hiçbir suçlamayı kabul etmiyor. Kılıçdaroğlu ve ekibinin "haklıyız" ısrarını anlıyorum anlamasına da bence "iğne/çuvaldız" ikilisini de ara ara hatırlayıp, az biraz düşünsünler

CHP eski milletvekili, gazeteci Barış Yarkadaş, CHP'de liderlik koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından, Genel Merkez bahçesine konulan iki aracın fotoğrafını paylaşmış, üzerinde "satılık haram araç" yazan!
Sahi, "CHP arınacak" diyenlerin, arınma şekli bu mu?
Bu şekilde mi arınacak CHP, yakın geçmişinden?
Sıradaki adım, toplu ihraçlar mı olacak?
Dün, böyle mi temizlenecek?
Tüm bunlar olurken, Özgür Özel'in "yeni bir parti kurma fikrimiz yok" demesine bakmayın! Bugün yaşanan süreç ve yaşanacaklar, Özel'i de arkadaşlarını da öyle bir noktaya taşıyacak ki, ya CHP içinde "yok" sayılmalarını zamanla kabul edecekler ya da "varız" deyip, kendilerine yepyeni bir yol haritası çizecekler.
Peki, 'yeni' denen CHP'de her şey yolunda mı?
Yüzlerce polisin eşliğinde Genel Merkez liderlik koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu için her şey yolunda mı? Genel Merkez binası içinde direnen Özgür Özel ve diğer partililerin biber gazı zoruyla dışarı çıkartıldığı bir 'görev teslim şekli' içe sindi mi? Bu süreç daha iyi yönetilemez miydi? Benzer bir mahkeme kararı ve süreciyle CHP İstanbul İl Başkanlığı makam koltuğuna oturan Gürsel Tekin örneğinde yaşananları günlerce tartışan ve "partiye yakışmadı" eleştirilerini yapanlar, bugün daha fazlası yaşanırken, ne düşünüyor acaba?
Genel Merkez’in kendilerine teslim edilmesinin ardından konuşan Kemal Kılıçdaroğlu'nun buna dair sorulan bir soruya verdiği cevaptan da anladığıma göre, ne yaşananlardan dolayı ülke kamuoyundan ne de parti tabanından özür diliyor! Aksine, süreci bu noktaya taşıyanlar "onlar" diyerek, hiçbir suçlamayı kabul etmiyor.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin "haklıyız" ısrarını anlıyorum anlamasına da bence "iğne/çuvaldız" ikilisini de ara ara hatırlayıp, az biraz düşünsünler.
Özgür Özel mi?
Anlaşılan, yeni mücadele alanı olarak TBMM grup toplantılarının yapıldığı salonu ve devam ettirmeyi düşündüğü mitinglerin meydanlarını kullanacak ama, oradaki kalabalığın da ne zaman onun yerine Kılıçdaroğlu'nu alkışlamaya başlayacağını da bence bir an önce iyi hesap etsin. Birtakım anketlerde, olası yeni partisine ve ona yüksek oranda rakamlar sunanlara da çok güvenmesin.
Hepsi bir tarafa, olan biteni izleyenler, CHP'de sadece lider (!) değişti sanmasın!
Çok fazla şey değişti!
En büyüğü mü?
"AKP'den CHP'ye bayram ziyareti" değil, "CHP'den AKP'ye bayram ziyareti...
"Ne fark eder ki̇" demeyin.
Çok fark eder!
19 Mart 2025'te, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasından bu yana AKP ile görüşmeyen CHP'de, anlaşılan, Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber, AKP'ye yönelik politik tavır da değişti. Durum öyle ki, CHP adına ziyarete katılan isimlerden biri olan Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, "Siyasetin amacı; insanın, toplumun, milletin mutluluğu ve huzurudur. Onun için hep birlikte, el ele gereken yapılacaktır" bile demiş.
Sizi bilmem ama, ben, o "el ele" durumunu merak ettim.
Parti içinde herkesin bir diğerinin elini bıraktığı bir dönemde, yeni (!) CHP'nin, yapılması gerekenleri AKP ve MHP ile el ele nasıl yapacağını çok merak ettim.
Yine de en çok neyi merak ediyorum, biliyor musunuz, Sayın Kılıçdaroğlu?
Erdoğan'a karşı 13 seçim kaybetmiş sizin 14. seçimde ne yapacağınızı!
AKP-MHP cephesinin gözünde Bay Kemal'in dönüş tarihini de!
Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.