Bahçeli İstiklal mesajını alıp Erdoğan’a iletti!

Devlet Bahçeli’nin AKP’nin HDP’den de destek alalım siyasetini ittifak çerçevesinde desteklemesi bir kliği harekete geçirdi. Bombanın patlamasıyla Devlet’in, Bahçeli üzerinden ‘ayağınızı denk alın’ mesajı MHP’de koridorları ateşe verdi

Bahçeli İstiklal mesajını alıp Erdoğan’a iletti!

Türkiye siyasetinde omurga ve tutarlılık üzerine geçen haftaki muhalefet analizimin devamı olarak MHP lideri Bahçeli’nin U dönüşünü yorumlayacağım.

Devlet Bahçeli’nin AKP’nin HDP’yi ziyaret etmesinin ardından grup toplantısında yaptığı ‘normal’ açıklaması çokça konuşuldu. Ardından 1 hafta geçti ve Bahçeli HDP ile ilgili gönlünden geçeni en samimi haykırışıyla grup toplantısında dile getirdi. “HDP teröristtir”, “PKK’ya adam devşiriyor” ve ezberlenmiş diğer terör sözlüğü cümleleri.

Bahçeli’nin sözleri MHP tabanından, milliyetçi kesimden gelen tepkiler sonucunda mı değişti? Hayır! Devlet Bahçeli’nin AKP’nin HDP ziyaretiyle ilgili ağzına da yakışmayan ‘demokrasi’ içerikli cümleleri 1 hafta karnında tutup en nihayetinde yok etti. Bahçeli bir yerden mesaj aldı ve bir yere mesaj verdi. Daha sonra HDP desteği varsın olmasın seçime öyle gidelim diyerek geçtiğimiz salı günkü grup toplantısında içini döktü.

Seçime giderken metropol saldırılarının 7 Haziran travmasını tetiklediğini daha önce de yazmıştım. Şimdi bunun başka bir boyutunu anlatmak istiyorum. Türkiye gibi bir ülkede hiçbir şeyin tesadüf olmadığını düşünürsek İstiklal saldırısını da bir mesaj olarak algılayabiliriz. Devlet Bahçeli’nin AKP’nin HDP’den de destek alalım siyasetini ittifak çerçevesinde desteklemesi bir kliği harekete geçirdi. Bombanın patlamasıyla Devlet’in, Bahçeli üzerinden ‘ayağınızı denk alın’ mesajı MHP’de koridorları ateşe verdi. MHP’nin sağ-sol dinlemeden Türkiye siyasetinde her dönem koalisyonlarda yer aldığı, erken seçim çağrılarında hiçbir zaman eli boş dönmediği, en kritik virajlarda Türkiye’nin yönünü değiştirdiği de düşünülünce bu kez Türk devlet sistemi yine Bahçeli üzerinden ayarını verdi.

Bu satırların tamamını tırnak içinde yazdığımı varsayın. Tam da HDP ile normalleşme, AKP’nin demokrasiye dönüş minvalinde hamleleri ve Selahattin Demirtaş’a uçak tahsis edilmesi konuşuluyorken Devlet Bahçeli’ye Saray’a git bu işi bitir dendi. İstiklal saldırısı ile de ‘orada bir durun bakayım, o bir kere olur!’ dendi.

Devlet Bahçeli, [saldırıdan 4 gün önce] Erdoğan’la hiç hesapta olmayan bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmede ne konuşulduğu diğerleri gibi kamuoyuna açıklanmadı. Ama Bahçeli’nin yaptığı açıklamaların ardından anlaşılan o ki, Erdoğan’a HDP’yi ziyaret edersen ona muhtaçmışız izlenimi yaratırsın. Bu işi bitir, yoksa olacaklar seni şaşırtır, demiştir. Ben öyle düşünüyorum. Neden peki? Çünkü Erdoğan, yine hiç aklımıza gelmeyecek bir dönemde ve rüzgârda İyi Parti’ye millîlik damarı üzerinden o masayı bırak bu masaya gel dedi. Evet Yavuz Ağıralioğlu’nun dediği gibi Erdoğan tüm tuşlara basıyor, oku attıktan sonra burası 12’dir diyor. İyi Parti’den şimdilik Akşener’ce bir ret geldi. Siyasetin dumanı hep isli ve sıcak olduğu için, Türkiye’de sağın solu belli olmaz diyerek Akşener’in havalı reddine şerhimizi de koymuş olalım.

İstiklal saldırısı bu kez de bombalı seçim kampanyasına dönüşür mü, AKP-MHP buradan da bir zafer çıkartır mı? Bu kez biraz zor görünüyor. Eli sıkışık, herkese mavi boncuk dağıtma telaşında bir Erdoğan’ı daha önce çok fazla görmedik.

Erdoğan şimdi Kuzey Irak başta olmak üzere yeni bir hava harekâtı başlattı. Bütün ajanslar, TV’ler, gazeteler aksiyon filmi tadında servis etmeye başladı ve devam ediyorlar. Siyaset düğmesi klavyede sıkışıp geri dönmeyince savaş düğmesine abanmış durumda. Erdoğan seçime kadar elinden gelenin fazlasını yaparak sandığa oturacak. Bu çok açık. Erdoğan kaybetme seçeneğini aklından geçirmek istemiyor. Bahçeli zaman zaman kontrol etmek için buradayım mesajlarını kendi tonundan yine verecektir. 2023 seçimleri Erdoğan için kanlı mı olacak kansız mı olacak bilemeyiz ama hepimiz bu kaosun şahidi olacağız, orası kesin.


Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur