Küba’da Devrimin Kadın Yüzü raflarda: “Kadınların yeri savaşın genel hikayesi arasında kaybolup gitmemeliydi”

“Küba devrimi sürecinde kadınların yeri savaşın genel hikayesi arasında kaybolup gitmemeliydi” diyen yazarımız Hatice Eroğlu Akdoğan'ın yeni kitabı Küba'da Devrimin Kadın Yüzü, raflarda yerini aldı

Küba’da Devrimin Kadın Yüzü raflarda: “Kadınların yeri savaşın genel hikayesi arasında kaybolup gitmemeliydi”

Yazarımız Hatice Eroğlu Akdoğan, 2021 yılı kasım ayında çıkardığı “Fidel Castro; Kendi Gerçeğini Yaratan Efsane” adlı bir kitabının ardından yeni bir çalışmaya daha imza attı. “Küba devrimi sürecinde kadınların yeri savaşın genel hikayesi arasında kaybolup gitmemeliydi” diyerek Küba devrimine katılan kadınları anlatan yazarımız yeni çalışmasına dair şunları söylüyor:

Evet, “Küba’da Devrimin Kadın Yüzü” kadınların tarihinde önemli bir dilime dikkat çekiyor. Çünkü Küba, Amerika kıtasının keşfi ve işgali ile birlikte sömürgeleştirilen bir ülke olmasından dolayı çetin direniş ve mücadelelere sahne olmuştur. Küba halkı özgürlük ve bağımsızlığını 1 Ocak 1959’da gerçekleştirilen devrimle de taçlandırmıştır. Tüm bu süreçlerde hiç kuşkusuz ki kadınlar da çok önemli roller üstlendiler. İspanyol sömürgeciliği döneminde çiftliklerde çalışan Afrikalı köle kadınların insanlık dışı yaşam koşullarına yönelik başkaldırısı ve yine ilerleyen yıllarda ada halkının İspanya’ya karşı yürüttüğü bağımsızlık hareketleri kadınları da ön saflara kadar taşıdı.

20. yüzyılın başında bağımsızlığına kavuşan Küba, bu sefer ABD kökenli tarım ve enerji tekellerinin doğal kaynakları yağmalayıp insan emeğini iliğine kadar sömürdüğü bir ülke haline gelmişti. Sömürü ve yağmanın siyasi karşılığı ise çoğunlukla ya güdümlü iktidarlar ya da faşist diktatörlükler oldu. 1952’de darbeyle iş başına gelen Batista yönetimi ülkede devrimci mücadelenin de ivme kazanmasına zemin hazırladı.

İşte önceki dönemlerde olduğu gibi Küba’yı devrime götüren süreçte tarih, Fidel Castro, Che Guevara , Camilo Cienfuegos, Raul Castro gibi önder komutanlarla aynı doğrultuda geleceği kuran kadınlara da tanıklık etti. Köle kadın Carlota’nın isyanından, modern kölelikten kurtuluşun yolunu döşeyen devrimin ustalığında; Melba, Hayde, Vilma, Celia başta olmak üzere yüzlerce kadının koyduğu harç belirleyici öneme sahip oldu.

Devrimci kadınlar Küba’da devrim yapmakla kalmıyor, erkek egemen güç ve iktidar ilişkilerine karşı kadının eşitlik ve özgürlük savaşını da başlatmış oluyordu. 1961’de kurulan Kübalı Kadınlar Federasyonu (FMC) bugün kadınların yüzde 80’ini içine alan bir örgüt niteliğindedir. Ev işleri köleliği ve belirli iş-meslek alanlarında kalma sınırlarını çoktan aşmış olan kadınlar, devrimin savunulması ve ambargoya karşı gösterilen olağanüstü direnişin de sürdürücüsü konumundadırlar.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur