Emek ve meslek örgütlerinden enerji zammı açıklamaları: “Çıkış yolu kâr hırsından uzak kamusal bir anlayıştır”

Elektrik Mühendisleri Odası ve Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası, doğalgaz ve elektriğe yapılan yeni zamlarla emekçilerin temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirtti. Açıklamalarda sermaye için varını yoğunu ortaya koyan iktidara karşı mücadele çağrısı yapıldı

Emek ve meslek örgütlerinden enerji zammı açıklamaları: “Çıkış yolu kâr hırsından uzak kamusal bir anlayıştır”

TMMOB’a bağlı Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile KESK’e bağlı Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM), elektrik ve doğalgaza gelen zamlara ilişkin açıklama yaptı.

EMO açıklamasında yıllardır sürdürülen ithal kaynaklara bağımlı enerji politikaları ve özelleştirmelerin sonucunda Türkiye’nin, zam bataklığından çıkamaz hale geldiğini belirtti. Elektrik fiyatlarına 1 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere yapılan yüzde 20 zamla birlikte 4 kişilik bir ailenin asgari 230 kWh tüketim üzerinden aylık faturası 399 TL’ye yükseldiğini kaydeden EMO, “Ülkemizde dayanılmaz boyutlara gelen enerji pahalılığından tek çıkış yolunun, bu alanın kâr hırsından uzak bir şekilde merkezi bir plan ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılması olduğu açıktır” dedi.

“Elektrik zamları toplum tüm kesimleri tarafından dayanılmaz bir hale ulaştı”

1 Eylül itibarıyla elektrik fiyatlarına konutlar ve tarımda yüzde 20; kamu ve özel hizmetler sektöründe yüzde 30, sanayide yüzde 50 zam yapıldığı bilgilerine yer verdiği açıklamasında EMO, şunları söyledi:

Haziran’da olduğu gibi bir kez daha güncelleme dönemi olan Ekim ayı beklenmeden zam yapılması, 10 yıldan fazla süredir uygulanan ve otomatik fiyatlandırma mekanizması olarak bilinen “Maliyet Bazlı Fiyatlandırma”nın fiilen ortadan kaldırıldığını göstermektedir. Günlük 8 kWh olarak belirlenen ve 30 günlük 240 kWh`a denk gelen ilk kademe sınırında olan konutlar için elektriğe 2022 başından bu yana yapılan zam yüzde 109`a ulaşmıştır. İlk kademe sınırı geçen aileler için tüketimlerine paralel olarak zam oranı da büyümektedir. Sanayi, ticarethaneler ve tarımsal sulama için de yüzde 20 ile yüzde 50 arasında değişen oranlarda büyük bir zam yapıldığı da hesaba katıldığında elektrik zamlarının tüm toplum kesimleri için dayanılmaz bir hale ulaştığını söyleyebiliriz. Böyle yüksek bir maliyet artışı ile üretmek mümkün olmadığı gibi, Türkiye`nin içinde bulunduğu borç-faiz sarmalı, yüksek enflasyon ve ekonomik krizden çıkabilmesi de imkansız hale gelmektedir.

“Çıkış yolu kâr hırsından uzak kamusal bir anlayıştır”

“Yerli ve milli” söyleminin perde arkasında ithal kaynakların egemenliğinin devam ettiğini belirten EMO, devamında şunlara değindi:

Cari açık üzerinde de büyük etkisi olan enerji ithalatı kapsamında kurdaki yükselmeler, zam yağmuru olarak fiyatlara yansıtılmaktadır. Enerjinin sanayinin ana girdisi olduğu dikkate alındığında ülke ekonomisi büyük bir açmaza sokulmuş bulunmaktadır. Enerjiye yapılan zamlar iğneden ipliğe yeni zamların da tetikleyicisi olacaktır. İnsanların günlük ihtiyaçlarını karşılamalarını doğrudan etkileyen bu zamlar, günümüzde temel insan hakları kapsamında sayılan enerji kullanım hakkını da büyük ölçüde kısıtlayacaktır.

Ülkemizde dayanılmaz boyutlara gelen enerji pahalılığından tek çıkış yolunun, bu alanın kâr hırsından uzak bir şekilde merkezi bir plan ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılması olduğu açıktır. Hızlı ve kapsamlı bir kamulaştırmayı önüne koymayan hiçbir programın yoksul halkın evindeki yangını söndürme şansı yoktur. Siyasi iktidarı, yoksul halktan bir avuç enerji tekeline sermaye aktarımı anlamına gelen ve tüm toplumsal kesimler için sürdürülemez olduğu gün geçtikçe daha açık olarak görülen bu ekonomik modelden bir an evvel vazgeçmeye; bütün siyasi partileri de enerji alanında yeniden yapılandırma programlarını bu gerçek doğrultusunda kurgulayarak toplumla paylaşmaya davet ediyoruz.

Ocak’tan bu yana doğalgaza yüzde 264 zam

ESM de kışa doğru yaklaşılırken doğalgaz ve elektrik zamlarıyla iktidarın emekçilerin sırtındaki yükü artırmak için elinden geleni yaptığını söyledi. Yılbaşından bu yana doğalgaza yüzde 264 zammın yapıldığını belirten ESM açıklamasında “Oysa ki daha dün Türkiye ekonomisinin yüzde 7,6 büyüdüğü açıklanmıştı. Karadeniz’de bulunan doğalgaz üzerine müjde üstüne müjde veriliyordu. Her fırsatta Avrupa’daki krizi işaret edilip, şükretmemiz isteniyordu. Bizler böyle avutulmak istenirken doğalgaz ve elektrik her fırsatta daha da zamlandı”  ifadelerine yer verdi.

“Sermaye için varını yoğunu ortaya koyan bir iktidar var”

Elektrik zamlarıyla da bir avuç şirketin servetini katlaması için milyonların soyulduğunu vurgulayan ESM şunları söyledi:

Soyguncu şirketlerin Isparta’da yaşattıklarını unutmadık. Elektrik üretim, iletim ve dağıtım şirketlerinin kamulaştırılmasının en temel insan haklarından biri olan enerjiye erişim hakkı için şart olduğunu dile getirdik! Ancak karşımızda emekçinin taleplerine kör, sağır ve dilsiz kalan; sermaye için varını yoğunu ortaya koyan bir iktidar var. İktidar sefalet ücretlerine mahkum edilen emekçileri elektrik, doğalgaz, kira, eğitim, sağlık, beslenme vs. gibi temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamayacak hale getirmekte ısrarcı. Bakınız TÜİK’in açıkladığı verilere göre emekçilerin milli gelirden aldığı pay son bir yılda yüzde 32,6’dan yüzde 25,4’e geriledi.

Bütün emekçileri mücadelede omuz omuza yan yana durmaya çağıran ESM, “Bu düzen böyle devam edemez. Kış sert geçecek. Isınmak için, nitelikli beslenme için, kamusal eğitim ve sağlık hakkı için, kısacası bizden çalınan ne varsa geri kazanmak için mücadele dışında bir seçeneğimiz bulunmuyor!” dedi.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur