İstanbul Sözleşmesi’nin hukuksuz feshinin birinci yılında kadınlar Ankara’da sokakta: “Bizim için bitmedi”

“İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye bakımından feshedildiğine” dair kararın yürürlüğe girdiği 1 Temmuz 2021'in yıldönümünde kadınlar ve LGBTİ+'lar Ankara'da eylemdeydi

İstanbul Sözleşmesi’nin hukuksuz feshinin birinci yılında kadınlar Ankara’da sokakta: “Bizim için bitmedi”

“İstanbul Sözleşmesi’nin Türkiye bakımından feshedildiğine” dair kararın yürürlüğe girdiği 1 Temmuz 2021’in yıldönümünde kadınlar ve LGBTİ+’lar Ankara’da sokağa çıktı. Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla Sakarya Caddesi’nde bir araya gelenler polis tarafından ablukaya alındı.

Eylemde sık sık “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Bağır herkes duysun erkek şiddeti son bulsun”, “Susma haykır eşcinseller vardır” ve “AKP’den hesabı kadınlar soracak” sloganları atıldı. Kadınlar açıklama yaptı.

Basın metnini Zeynep Ülger okudu. Ülger şunları söyledi:

1 Temmuz 2021’de İstanbul Sözleşmesinden imza çekilmesi kararı resmi gazetede yayınlandı. Tek adamın bir gece yarısı kararı ile attığı o imza aslında tüm kazanılmış haklarımıza yönelik yapılacak saldırıların ilanıydı. Kadına şiddeti önleme konusunda şimdiye kadar hazırlanan en önemli uluslararası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nden imza çeken Cumhurbaşkanı ‘Kadına şiddet haramdır. Eğer böyle bir sözleşmeye ihtiyacımız varsa daha iyisini hazırlarız’ diyerek şiddet karşısında kadınların devlet koruması ve güvencesinde olmayacaklarını açıkça söyledi.

İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilen bu bir yılda nelerin olduğu şöyle özetlendi:

302 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 254 kadın cinayeti şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti. Kadınların nafaka hakkına, kürtaj hakkına göz dikildi, boşanmalarda aile arabuluculuğu getirileceği tartışıldı. Şiddet gören kadınlara karakollarda İstanbul Sözleşmesi kalktı biz koruma vermiyoruz denildi. Koruma tedbirlerinin reddedildiği, mevcut uzaklaştırma kararlarının uzatılmadığı, tecavüzfaillerinin tutuksuz yargılandığı bir fiiliyatta failler daha da cesaretlendirildi. Erkek adalet yaşamını savunan Nevin Yıldırıma uygulanmayan haksız tahrik indirimini Pınar Gültekin’in katiline uygularken katil Cemal Metin Avcı’nın ‘ İstanbul Sözleşmesi’nin iptali iyi oldu’ sözü imza çekilmesi kararının kimlere yaradığını bir kez daha gösterdi.

“Biz kadınların yaşamını cehenneme çeviren kim varsa her bir eylemlerinin hesabını soracağız”

Açıklamada İstanbul’da düzenlenen 20. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nde yüzlerce kişinin gözaltına alındığının da vurgulandığı açıklamanın devamında şunlar söylendi:

Bu bir yıl da biz kadınlar mücadele etmeye ‘İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz, sözleşme bizimdir’ demeye ısrarla devam ettik. Sokakta, iş yerinde, kampüslerde ve varolduğumuz her yerde siyasal islama, kayyumlara, kadın üniversitelerine, diyanet akademisine, kadın ve LGBTİ+ düşmanlarına örgütlü mücadelemizden, birbirimizin ellerinden aldığımız güçle karşı duruyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin önemini biz kadınların yaşamını nasıl ilgilendirdiğini tek tek her mecrada anlattık. Burada bir kez daha söylüyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin amacı ve içeriği kadınları her türlü şiddetten korumak, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele etmek, her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirerek gerçek anlamda kadın erkek eşitliğini teşvik etmektir. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmek devletin en temel sorumluluğu olan kadınların yaşam hakkını korumaktan vazgeçmek demektir.

Kadın-erkek eşitliğine inanmadığını her fırsatta söyleyen Cumhurbaşkanın sözleşmeden çekilme kararı, iktidarın kadın düşmanı politikaları, gerçek adalet değil erkek adaleti uygulayan yargı, mağduru korumak yerine failin sırtını sıvazlayan kolluk dahil biz kadınların yaşamını cehenneme çeviren kim varsa her bir eylemlerinin hesabını soracağız.

“Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve eşit yaşam mücadelemizden de İstanbul Sözleşmesi’nden de vazgeçmeyeceğiz”

Açıklamanın sonunda Danıştay’da görülen davalarda Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınların salonu doldurmasına dikkat çekildi:

İmza çekilme kararının açıkça Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle açılan iptal davaları Danıştay’da görülürken her duruşmada Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadınlar salonu doldurdu ve sözleşmeden vazgeçmeme iradesini ortaya koydu. ‘Yargı bağımsızlığı’ da düşünüldüğünde verilecek karar ne olursa olsun haklarımızdan, hayatlarımızdan ve eşit yaşam mücadelemizden de İstanbul Sözleşmesi’nden de vazgeçmeyeceğiz. Bizim için bitmedi.

Eylem “Erkek adalet değil gerçek adalet” ve “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları ile sona erdi.

İlgili haber:

Sendika.Org/Ankara

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur