Selahattin Demirtaş’a kötü bir haberim var!

Kadıköy’deki yürüyüşü izlerken her adımda aklıma Demirtaş geldi. Demirtaş hapiste mi? Evet! Demirtaş haksız hukuksuz bir şekilde üstelik üst mahkemelerin kararları hiçe sayılarak rehin tutuluyor mu? Evet! Demirtaş mevcut sistemi yerinden sarsmış, mevcut Cumhurbaşkanı’nı zekâsıyla köşeye sıkıştırmış mı? Evet! Demirtaş 7 Haziran’da ‘yenilmez’ denen Erdoğan’ın iktidarını devirdi mi? Evet!

Selahattin Demirtaş’a kötü bir haberim var!

Geçtiğimiz hafta, 12 Haziran’da Kadıköy’de HDP’nin düzenlediği ‘Gemlik yürüyüşü’nde PKK lideri Öcalan’ın hapishane koşullarının iyileştirilmesi çağrısı yapıldı. Yürüyüş sırasında yaşananlar, müdahaleler, DBP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz’in polise yumruk attığı iddiası ve sonrasında jet fezleke hazırlanmasına kadar birçok sonuç ortaya çıktı. Gündemi epeyce meşgul etti. Konuyla ilgili köşe yazılarının tamamını okudum neredeyse ve genel kanı HDP’nin AKP’yle uzlaşma arayışında olduğu, Başkanlık seçimlerinde destek pazarlığına oturmak için hamleler yaptığı yönündeydi. Açıkçası bunun çok güç olduğunu düşünüyorum. Öcalan’ın hapis şartlarının iyileştirilmesi Kürtler başta olmak üzere ülkedeki kaç kişinin birincil problemidir bunu da bilemem. Ayrıca Kürt sorununun çözümünde de başat problem olduğunu da pek sanmıyorum.

Gelelim Demirtaş’a vereceğim kötü habere. Sonda diyeceğimi baştan diyeyim de lafı dolandırmış olmayalım: İyinin başı dertten çıkmaz, hakkını hukukunu bilen olmaz!

Selahattin Demirtaş’ı Diyarbakır İHD Şube Başkanı’yken tanırdım, az da olsa vakit geçirmişliğimiz de vardır. İyi insanı bakışından, sözünden, nezaketinden tanır insan. Ben de Demirtaş’ın iyiler sınıfında yer aldığını kendimce söyleyebilirim. Herkesin derdiyle dertlenmeyi de bilir, sevincini sonuna kadar yaşamayı da. Sırf bu yüzden hakkını ‘savunması gerekenler’ savunmaz, destek verenlerin de bir ederi olmaz.

Nihilist filozof Arthur Schopenhauer’un ‘insan özünde kötüdür ancak bazıları iyi olma çabasını fazlasıyla zirveye taşıyabilir’ sözünden hareketle insan gibi kötücül bir varlığın en iyisi Demirtaş olabilir çıkarımında bulunuyorum. Peki, kötü insanın iyisine faydası olur mu?

Kadıköy’deki yürüyüşü izlerken her adımda aklıma Demirtaş geldi. Demirtaş hapiste mi? Evet! Demirtaş haksız hukuksuz bir şekilde üstelik üst mahkemelerin kararları hiçe sayılarak rehin tutuluyor mu? Evet! Demirtaş mevcut sistemi yerinden sarsmış, mevcut Cumhurbaşkanı’nı zekâsıyla köşeye sıkıştırmış mı? Evet! Demirtaş 7 Haziran’da ‘yenilmez’ denen Erdoğan’ın iktidarını devirdi mi? Evet! Demirtaş sempatisiyle, siyasi dehasıyla, kriz anlarındaki kararlarıyla AKP iktidarını şoke etmiş midir? Evet! Türkiye’deki tüm ezilen sınıfların hakkını şartsız şurtsuz savunmuş mudur? Evet! Demirtaş, Türkiye’nin barış umudunu içinden geldiği harekete bazen karşı çıkarak, bazen silaha karşı durarak, bazen dışlanma, bazen hedef gösterilmeye rağmen diri tutmuş mudur? Evet! 5 yılı aşkındır hapiste olan ama dışarıda özgürce her imkânı kullanan muhalefet liderlerinden daha fazla etki yaratmış mıdır? Evet! Tek tweet’iyle en büyük belediye seçimini kazandıracak fitili ateşlemiş midir? Evet! Üstelik bunu Öcalan’ın mektubundan sonra yaparak, net şekilde tavır ortaya koymuş mudur? Evet! Demirtaş hâlâ adı geçince mazlum kesimin umudu olmayı sürdürüyor mu? Yüksek sesle Evet!

İşte sırf bu yüzden Demirtaş’ın özgürlüğü için yürünmeyecek, Demirtaş’ın hukuksuz şekilde rehin tutulmasına karşın ses çıkarılmayacak, Demirtaş’ın hakkı savunulmayacak, onun için polise karşı durulmayacak! Demirtaş sevgi selinin ardından büyük bir yalnızlık içerisinde kalacak! Demirtaş için eski Genel Başkanı olduğu parti eylemlilikten vazgeçecek! Demirtaş bir öncelik olmayacak hiçbir zaman ve hiçbir zaman bir iyinin hakkı kendini hak savunucusu olarak nitelendirenler tarafından savunulmayacak.

Demirtaş, Kürt hareketinin 40 yıllık bir geçmişe sığdırılamayacak kadar derin ve kapsamlı olduğunu kanıtlamak istediği için birincil yerde değil. Demirtaş, Kürt halkının tanınma mücadelesini yüz yıllara yayan bir anlayışın temsilcisi olduğu için göz ardında. Demirtaş, Kürtlerin ve artık Türkiye’de mağdur halkların her zaman hep daha iyi bir lider çıkarabileceğinin kanıtı olduğu için umursanmayacak. Demirtaş, özgür olduğunda da hapis tutulduğunda da iktidarla hiçbir şart için anlaşma sağlamadığı, bunun imasında bile bulunmadığı için yalnız bırakılacak. Demirtaş mektup yazmayacak, zulüm altında ezilen halkın iktidarın rüşvetlerine tamah etmeyeceğini her zaman olduğu gibi ortaya dökeceği için stratejik akıldan yoksun sayılacak. Demirtaş umudunu ve umudumuzu hep diri tuttuğu, Türk solu ile Kürt solu arasındaki yarığı daralttığı için ‘hain’ sayılacak. Demirtaş solun Türkiye’de bugüne dek yapamadığı birleşmeyi sağlayabileceği için ‘asimile’ kabul edilecek.

Demirtaş iyiliğiyle, cesareti ve dik duruşuyla kalacak ama ona sırt çevirenler, yanlış zamanda yanlış yerde durarak bu halkın bir dirhem de kalsa iyi bir gelecek umutlarını yok edecekler.

Sırf bu yüzden Demirtaş’a verilecek iyi bir haberim yok. İyilerin dağı hep dumanlıdır.


Sendika.Org, yayın hayatına başladığından bu yana işçi sınıfı hareketinin, solun ve genel olarak toplumsal muhalefetin gündemine ilişkin, farklı politik perspektiflerden düşünsel katkılara açık bir tartışma platformu olagelmiştir. Sitemizde yayımlanan yazılar yayın kurulunun politik perspektifiyle uyumluluk göstermeyebilir. Amacımız, mücadelenin gereksinim duyduğu bilimsel ve politik bilginin üretimini zenginleştirecek tüm katkılara, yayın ilkelerimiz çerçevesinde, olabildiğince yer verebilmektir.

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur