İş Sağlığı Güvenliği Yasası’nın 10. yılı: “Bu yasa işverenleri koruyor”

Sağlık, emek ve meslek örgütleri İş Sağlığı Güvenliği Yasası’nın 10. yıldönümü dolayısıyla yasanın kamusal bir anlayışla yeniden ele alınması talebiyle basın toplantısı düzenledi

İş Sağlığı Güvenliği Yasası’nın 10. yılı: “Bu yasa işverenleri koruyor”

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), Sağlık, emek ve Meslek örgütleri İş Sağlığı Güvenliği Yasası’nın 10. yıldönümü dolayısıyla yasanın kamusal bir anlayışla yeniden ele alınması talebiyle TTB Genel Merkezi’nde  basın toplantısı düzenledi.

TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Metehan Akbulut tarafından okunan ortak basın açıklamasında, 6331 sayılı yasa ile işçi sağlığı ve güvenliği alanının taşeronlaştırıldığı ve piyasa koşullarına terk edildiği belirtilirken, işçi cinayetlerinin artarak devam ettiği kaydedildi.

“İşverenler koruma altına alındı”

İş cinayetlerinden sorumlu tutulmayan sermaye kesiminin işçi sağlığı ve iş güvenliğini sağlama ve bu konuda harcama yapmaktan tamamen vazgeçtiği belirtilen açıklamada şu sözlere yer verildi:

Yasa ve ikincil düzenlemeler, kolluk kuvvetleri, yargı makamları bilirkişiler, nezdinde “taşeronlaştırma yasası” adlandırmasına uygun olarak yorumlanmış, işverenler koruma altına alınmış, iş güvenliği uzmanları hukuk önünde “olağan şüpheli” olarak değerlendirilmiştir. İşyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları iş kazalarının asli sorumluları olarak yargılanmakta ve cezalandırılmaktadır.6331 sayılı yasa ile piyasalaştırılan işçi sağlığı hizmetleri ortamında işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri’nde (OSGB) kiralık işçi konumuna geldi; özlük hakları, mesleki bağımsızlıkları ortadan kaldırıldı. İşyerlerinin piyasa koşullarına uygun olarak en ucuz hizmet verme teklifinde bulunan OSGB’ler ile anlaşmaları ve işverenlerin, OSGB’ler, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimlerinden uygun bilgilendirme yerine “masraf çıkartmama”yı beklemeleri işyeri hekimlerini ve iş güvenliği uzmanlarını yaptıkları işe yabancılaştırmıştır, dokümantasyon uzmanlarına dönüşmüşlerdir. 6331 sayılı yasa iş kazası ve meslek hastalıklarını önleyemediği gibi artmasına da engel olamamıştır. 2013 yılında İSİG Meclisi’nin kayıtlarına göre; 1.235 işçimizi işçi cinayetlerinde kaybettik. Yıllar içinde işçi cinayetleri artamaya devam etti ve 2021 yılında 2.170 işçimizi işçi cinayetlerinde kaybettik.

“İş cinayetleri önlenebilir ölümlerdir”

Basın toplantısında söz alan TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Kazım Doğan Eroğulları, işçi sağlığı ve güvenliğinin TTB’nin başlıca mücadele alanlarından olduğunu söyledi. 6331 sayılı yasanın sömürüyü artıran, işçi sağlığını hiçe sayan bir anlayışla yapıldığını ve emek-meslek örgütlerinin sürecin dışında tutulduğunu anımsatan Eroğulları, “İş cinayetleri önlenebilir ölümlerdir. ‘Fıtratında var’ denilerek geçiştirilemez. TTB’nin bu anlayışla da mücadelesi sürecektir” dedi.

6331 sayılı yasanın işçi odağının dışında ve açıkça sermaye sınıfından taraf bir düzenleme olduğunu belirten TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül, “Türkiye’nin daha fazla kaybedecek canı, işçisi, emekçisi ve on yılı yok. Bu gidişe bir dur denmeli. Çalışma hayatını düzenleyen yasalar kamusal bir anlayışla değiştirilmeli” diye konuştu.

“Mağduriyet yaşayanlar suçlulaştırılıyor^”

KESK Genel Sekreteri Şenol Köksal, iş cinayetlerinde mağduriyet yaşayanın suçlulaştırıldığını söyledi. Pandemi döneminde artan eşitsizliklere dikkat çeken Köksal, yasanın insan ve işçi sağlığına ilişkin hiçbir içerik taşımadığını ifade etti.

DİSK İç Anadolu Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, Türkiye’de her yıl en az 2 bin işçinin iş cinayetlerinde öldüğünü, Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında dünya üçüncüsü ve Avrupa birinci olduğunu vurgulayarak söze başladı. Görgün, Türkiye’de çalışma rejimini düzenleyen yasaların kamu yararı gözetilerek ve emek örgütleri ile görüşülerek yapılması gerektiğini dile getirdi.

Ankara Tabip Odası İSİH Komisyonu Başkanı Dr. Buket Gülhan ise 6331 sayılı yasanın işyeri hekimlerinin bağımsızlığını yok ettiğinin altını çizdi. Yasa çıktığından bu yana geçen on yılda işyeri hekimlerinin haklarını alamaz hale geldiğini de belirten Uğurlu, yasanın işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarını da görecek bir biçimde düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur