Çoğul aileler – Leidys Maria Labrador Herrera (Granma/Umut Gazetesi)

Tüm ailelerin aynı haklara sahip olmasını garanti altına almak sosyal adaleti korumak için vazgeçilmezdir. Geleneksel aile modeliyle köprüleri atarak Küba’nın çoklu aile yapılarının varlığını tanımak yeni Aile Yasası önergesinin en dikkat çekici özelliği

Çoğul aileler – Leidys Maria Labrador Herrera (Granma/Umut Gazetesi)

Tüm ailelerin aynı haklara sahip olmasını garanti altına almak sosyal adaleti korumak için vazgeçilmezdir. Geleneksel aile modeliyle köprüleri atarak Küba’nın çoklu aile yapılarının varlığını tanımak yeni Aile Yasası önergesinin en dikkat çekici özelliği.

En temel birim olan aile söz konusu olduğunda Küba toplumundaki çoğulluğun varlığını kabul etmek, en geleneksel ve muhafazakâr aile modelleriyle tümüyle ilişkisini kesen aile yapılarının içerilmesini ve korunmasını mümkün kılarken bu ailelerin haklarını tanıyor ve olanaklarını genişletiyor.

Ayrıca hukukumuza derinlemesine ve kapsayıcı bir nitelik kazandırırken, Küba gibi toplumlarda artık yeri olmayan gerici önyargıların ortadan kaldırılması için gerekli adımların atılmasını da sağlıyor. Farklı aileler konusunda tanınmış uzmanların söylediği üzere, esasında bu yasa ailelerin gerçekte üzerinde inşa olduğu duyguları ve sevgi bağlarını teşrif ediyor.

İlk adımlar…

Mevcut anayasanın onaylandığı referandum öncesinde halkla yapılan yaygın istişareler, hiç kuşkusuz zaman içinde Kübalı aileler bağlamında yaşanan değişimler ve büyüyen farklılıklar nedeniyle ortaya çıkan yeni bir aile yasası ihtiyacını gösteriyordu.

Bir erkek ve bir kadın yerine iki kişi arasındaki evlilik diye bahsedilen maddelerde yoğunlaşan anlaşmazlıklar, halkın önemli bir bölümünün bu tür birlikteliklerin tanınması için mücadele ederken bir başka kesimin bu konuda hiçbir şey bilmediğini, üçüncü bir tarafın ise konu üzerinde gerici yaklaşımlara saplanıp kaldığını ortaya koymuştu.

Sonuç olarak Küba Cumhuriyeti Anayasası’nın 81. Maddesi “Devlet nasıl oluştuğundan bağımsız olarak aileyi toplumun en küçük hücresi olarak tanır ve korur; bir bütün olarak hedefine ulaşmasını sağlayacak koşulları yaratır. Aileler, üyeleri arasında sevgi, eşit haklar, sorumluluklar ve olanaklar temelinde, yasal olarak ya da örf ve adetlere göre inşa olur” demektedir. Bu maddeyi dikkatle okuduğumuzda yeni Aileler Yasası önergesinde ifadesini bulan kimi kavramları görebiliriz. Önergenin, çoğulluğa saygıyı benimsediği ve bizi toplumun en temel kurumunu nasıl gördüğümüze ilişkin daha kapsayıcı bir yaklaşıma yönlendirdiği söylenebilir.

Sevgi merceği

İnsanlar bir konuya sevgi merceğinden baktığımızda her şeyin mümkün olduğunu söylerler. Bu nedenle bu aylar boyunca uzmanların, evlerin ve toplumun değişik kesimlerinin desteğiyle, halkla yaygın bir istişare gerçekleştirilirken yasa önergesi geniş kesimler tarafından duygu yasaları olarak kabul gördü.

Kolektif düşünme biçimlerine kök salmış kalıpları yıkmak kolay bir iş değil ancak ilk adım saygı ve kabulle başlamak. Meselenin sadece geleneksel ailenin artık var olmadığını ispatlamaktan ibaret olmadığını bilince çıkarmak gerekli. Geleneksel aile modeli yaygın ve hiç kuşku yok ki var olmaya devam edecek; amaç korunmayı hak eden başka aile yapılarının olduğunu kavramak.

Ayrıca bir aile çocuklarını tek başına büyüten tek bir anne ya da babadan da oluşabilir. Bir ailede eşler aynı cinsiyetten de olabilir. Veya bir aile anne ile babanın olmadığı sadece büyükanne, büyükbaba ve torunlardan oluşabilir. Nihayetinde aile duygusal bağların bir birim oluşturacak denli güçlü olduğu tüm üyelerinin eşit hak ve olanaklara sahip olduğu yerdir.

Yasanın dediği gibi: “Eşler arasındaki ilişkinin doğası ve hangi geleneksel-yasal birlikteliklerle kurulması söz konusu olursa olsun, farklı aile yapıları duygu bağı temelinde akrabalık ilişkileri ile oluşur.”

“Aile üyeleri, aile ve toplumsal yükümlülüklerini sevgi, şefkat, hatır, dayanışma, birlik, eşit katılım, koruma, sorumluluk ve karşılıklı saygı temelinde ifa etmek üzerine birbirlerine bağlanırlar.”

Bir başka deyişle başarılı aile, yapısına ya da üyelerinin sayısına göre tariflenemez. Aile üstlendiği görev ve sorumluluklar temelinde kendini tanımlayan bir toplumsal yapıdır.

“Öteki” aileler

Haklar bağlamında gerçek anlamıyla (yasalara göre) tanınma ve desteklenme olanağı söz konusu olduğunda, geleneksel yapıya uymayan çok sayıda aile, sık sık gerçek anlamıyla ayrımcı duygularla olmasa da cehalet nedeniyle maruz kaldıkları suçlayıcı bakışlar nedeniyle, hep kapalı olan yaşamlarının kapılarını ardına kadar açtılar. İnsanların bilmedikleri şeye tepki göstermesi ya da tabu kabul edilen şeylerle karşılaştıklarında kafalarını çevirmeleri şaşırtıcı değil. Yine de hem halkla istişare toplantılarında hem de anaakım medya ve sosyal ağlarda yeni zeminler oluşturularak bu gerçekliğe ilişkin tanıklıkların önü açılınca, sevginin ve gerçek duyguların engelleri aşmayı mümkün kıldığı ve çoğu kez [bu ailelerin] rüyalarının ve beklentilerinin geleneksel ailelerinkinden farklı olmadığı görüldü.

Tek ebeveynli, aynı cinsiyetten eşlerin olduğu ya da çocukları büyükanne ve büyükbabaların yetiştirdiği birkaç örneğe bakıldığında kötü yetiştirme tarzlarına, iç çatışmalara veya daha büyük karmaşalara ve bozuk aile düzenlerine rastlanmadı. Düşünme tarzlarımızı belirleyen yerleşik kalıplar ve önyargılarımızdan kurtulduğumuzda dünyayı daha iyi anlamak ve daha güzel bir parçasına dâhil olabilmek için bir olanak yakalamış olacağız.

Ailelerimizi seçmeyiz, ya da aslında seçer miyiz?

Çoğu zaman insanlar ailelerimizi seçmeyiz der. Ki bu doğrudur. Beğenseniz de beğenmeseniz de başka seçeneğiniz yoktur. Objektif olarak kan bağını değiştirmenin mümkün olmadığı söylense de meselenin sübjektif yanına baktığımızda bu bir hayli göreceli bir önerme haline geliyor aileleri seçemeyeceğimiz fikri. Gerçekte ise, kişi aile ortamının dışında yetişir, herkes kendi seçtikleriyle kendi ailesini kurma hakkına sahiptir. Aile insanın kendini tam anlamıyla gerçekleştirebildiği ve mutlu olduğu yerdir.

Çevremizi saran aile yapısı çeşitleri ve hatta daha fazlası kadar sayıda aile tanımına sahiptir insanlar. Yeni Aileler Yasası’nda kesin olarak sağlanan ilk aile hakkı, aile kurma olanağıdır. Kuşkusuz ailenin hangi ilkler çerçevesinde kurulacağı yeni önergede açıkça belirtildi ve aile içindeki ilişkiler söz konusu olduğunda en önemli değerin onur olduğu yasanın temel fikri.

Dolayısıyla, istediğimiz, hayalini kurduğumuz, insan olarak beklentilerimizi karşılayan ve gerçekten tercih edilerek kurulan bir aileyse, her daim sığınağımız ve desteğimiz olacağı şüphe götürmez.

Tüm aileler tüm modeller

Yeni Aileler Yasası önergesi onaylandığında belgenin kapsamındaki derinlik sebebiyle, bu kıtada yürürlükteki mevcut en ileri yasalar arasında yerini alacaktır. Ve bu da Küba toplumunun aldığı yol hakkında çok şey anlatıyor.

Sevgi bir ailenin ayakta kalabilmesi için ilk şarttır ilkesiyle yeni Aileler Yasası bugüne kadar bildiğimiz tüm kavram setlerini genişletiyor, uygulamada bir günde adını koymak mümkün olmayan şeylerin adını koyuyor, yıllar boyunca haklar bağlamında statüsü belirsiz kalan aile yapılarının doğallaştırılması yönünde gereken ileri adımları atıyor.

Herhangi bir Kübalının okuduğunda üzerine uzun uzun konuşabileceği bu belge toplumsal sistemimizin öncelikli hedeflerine yönelik en temel niteliğe sahip: Her türden ayrımcılığa karşı savaşmak.

Bu yasa bugün Küba’da yaşayan tüm ailelere gerçek anlamda ayna tutuyor.

[Bu yazı en.granma.cu‘daki orjinalinden Umut Gazetesi‘nden Hülya Osmanağaoğlu tarafından çevrilmiştir]

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur