ŞPO genel başkanlarından Tayfun Kahraman açıklaması: “Kamusal olanı korumak, meslek ilkelerini savunmak suç değildir”

TMMOB Şehir Plancıları Odası'nda Genel Başkanlık görevini üstlenmiş kişiler tarafından hazırlanan ortak açıklamada Tayfun Kahraman'ın serbest bırakılması talep edildi

ŞPO genel başkanlarından Tayfun Kahraman açıklaması: “Kamusal olanı korumak, meslek ilkelerini savunmak suç değildir”

TMMOB Şehir Plancıları Odası’nda Genel Başkanlık görevini üstlenmiş kişiler tarafından hazırlanan “Kamusal olanı korumak, meslek ilkelerini savunmak suç değildir” başlıklı ortak açıklamada Tayfun Kahraman’ın serbest bırakılması talep edildi.

Geçmişten bugüne TMMOB ŞPO’da Genel Başkanlık görevini üstlenmiş Vehbi Senihi Kitapçı, Halit Cengiz Türksoy, Mustafa Remzi Sönmez, Necati Uyar, Erhan Demirdizen, Buğra Gökçe, Yaser Gündüz, Hüseyin Tarık Şengül, Orhan Sarıaltun, Gencay Serter tarafından ortak açıklama yapıldı. Açıklamada İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenmiş ve şu anda da Odanın Onur Kurulu üyesi olan Tayfun Kahraman’a Gezi Parkı ile ilgili süren dava kapsamında 18 yıl hapis cezası verildiği hatırlatılarak “İstanbul’un en önemli kentsel ve kamusal alanlarından biri olan Gezi Parkı’nın yapılaşmaya açılmak istenmesine karşın Şube Yönetim Kurulu üyesi olarak yürüttüğü faaliyetler nedeniyle cezalandırılan Tayfun Kahraman için alınan karar üzerine, TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın kuruluşundan bugüne tarihsel bir birikimle savunulan temel mesleki etik ilkeler doğrultusunda geçmişten bugüne Oda Başkanlığı görevini üstlenen meslek insanları olarak görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma sorumluluğumuz ortaya çıkmıştır” denildi.

“Tayfun Kahraman, suç işlemekten öte mesleğimizin en temel ilkelerini savunmuş ve mesleğimizin yüklediği sorumluluk ve görevleri yerine getirmiştir”

Açıklamada “Belirtmek gerekir ki kamu yararını savunmak, doğal ve kültürel alanları kuşaklar ötesi yarar çevresinde korumak, kentsel adalet, kent hakkı, çevre hakkı ve toplumsal refahı önceleyen politika ve planları üretmek planlama meslek alanının tarihsel birikimle oluşmuş en temel ilkeleridir. Bu ilkeler başta Anayasamız olmak üzere birçok hukuki metinde altı çizilmiş hususlardır. Şehir ve Bölge Planlama eğitimi süresince de bu amaçlar çerçevesinde eğitim verilmekte ve mesleki yaşamının tamamında meslektaşlarımızdan bu temel ilkeler doğrultusunda faaliyet yürütmesi beklenmektedir” denilerek Gezi Parkı’nın kamu yararı doğrultusunda korunmasını talep etmenin mesleklerinin en temel ilkelerinden biri olduğu söylendi:

Bu nedenle, Gezi Parkı’nın yeşil alan olarak korunmasına yönelik sürdürülen çalışmalar içerisinde Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nde Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmış olan meslektaşımız Tayfun Kahraman, bu anlamda suç işlemekten öte mesleğimizin en temel ilkelerini savunmuş ve mesleğimizin yüklediği sorumluluk ve görevleri yerine getirmiştir.

Açıklamanın devamında şunlar söylendi:

Anayasa’nın 135. Maddesi gereğince kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın anayasa, yasa ve yönetmelikler çerçevesinde tanımlanmış görevleri bulunmaktadır. Anayasa’nın 135. maddesinde meslek alanında denetim görevini yerine getirmek ve faaliyet göstermek meslek örgütleri açısından kamusal bir sorumluluk ve zorunluluk olarak ortaya konulmuştur. Bu çerçevede TMMOB’ye bağlı bir meslek odası olarak faaliyetlerini sürdüren Şehir Plancıları Odası’nın temel görevi, “TMMOB Şehir Plancıları Odası Ana Yönetmeliği” içerisinde “Ülkenin ve kamunun çıkarlarının korunması doğrultusunda meslek alanına giren konularda doğal kaynakların ve kamusal varlıkların korunması ve geliştirilmesi, ülkenin sanatsal ve teknik gelişmesi için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak” (Madde 6) olarak tanımlanmıştır.

Bununla birlikte şehir planlama meslek alanına ilişkin Mesleki ve Etik Kurallar Metni, tüm meslektaşlarımızın uyması gereken ilkelerin belirtildiği “Ana Metin” olarak kabul edilmektedir. Bu Metin uyarınca,

  • “Kent ve bölge planlama, temel olarak mekansal boyutlu, uzun erimli, toplumsal yararlara yönelik düzenlemelerden oluşan stratejik bir kamu hizmetidir. Kent plancıları mesleklerini yürütürken, kamu hizmeti ve yararı, topluma ve halka hizmet bilinci ile hareket ederler. Plancılar, tüm mesleki etkinliklerini bu temel kavramlarla gerekçelendirmek zorundadırlar.
  • Kent ve bölge plancıları, toplumun gerçek ve nesnel gereksinmelerinden hareket etmek zorundadırlar. Plancılar, toplumsal gereksinmelerin ötesinde, gereğinden fazla alanın gelişmeye açılmasına, bu nedenle de, kamu kaynaklarının israfı, yanlış yönlendirilmesine ve verimsiz kaynak tahsislerine yol açan, yerleşmelerin ana planlama düzenlerini bozucu planlama etkinliğinde bulunmaktan kaçınmalı; görevli oldukları durumlarda, işveren konumundaki kuruluşları ve yönetimleri, bu yönde kararlara yönlendirmemeli, tersi yönde eğilim gösteren yönetim organlarını uyarmalı ve Oda’ya bilgi vermelidir.
  • Plancılar, kentlerin bölünmesine ve toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine, toplumsal-mekansal ayrımcılığa, kentsel merkezlerin niteliksizleşmesine ve kamusal mekanın çöküşüne yol açan, kentsel mekanların tarihselliğini, kamusallığını ve yaşanabilirliğini yok eden uygulamalara katkıda bulunmamalıdırlar.
  • Plancılar, kamu malları ve kaynaklarının kullanımında, koruma ilkesinden taviz veremezler, kamusal kaynakların geliştirilmesine katkıda bulunmalıdırlar.
  • Kent ve bölge plancılarının, tarihsel ve doğal varlıkların ve çevrenin korunması gereklerinden ve hedeflerinden vazgeçmeksizin, halkın ve toplumun refahını artırmak ve kamusal ortak kullanım ve mekanları geliştirmek yükümlülükleri bulunmaktadır. Kent plancıları, kentsel gelişmenin planlanmasında, tarihsel birikim ve değerlerin korunmasından vazgeçmeksizin gelişme olanaklarını araştırmak ve karar çevresinin ve toplumun önüne koymakla yükümlüdürler.
  • Plancılar, planlama alanındaki korunmaya değer yapılar, mekanlar, kültürel varlıklar gibi somut ve somut olmayan kültürel mirası ortaya çıkarmak ve gelecek kuşaklara taşımak sorumluluğu ile hareket ederler. Bu değerlerin henüz tescil edilmemiş olması plancıların bu sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.”

şeklinde temel ilkeler belirlenmiştir.

Suç olmaktan öte sorumluluğu…

Gerek Anayasada belirlenen kamu tüzel kişiliği kimliği haiz bir meslek kuruluşu olarak yükümlendiği görev ve sorumluluklar, gerek Oda Ana Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümleri, gerekse de mesleğinin temel etik ilke ve esasları birlikte değerlendirildiğinde Tayfun Kahraman’ın Gezi Parkı’nı savunmasının ve bu doğrultuda faaliyet göstermesinin suç olmaktan öte sorumluluğu olduğu vurgulanarak şunlar söylendi:

Bu çerçevede TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olan Tayfun Kahraman’ın kendisinin yerine getirmekle sorumlu olduğu çalışmaları sebebiyle cezalandırılması meslek odamızın tabi olduğu mevzuata, etik ilkelere, akla ve vicdana aykırıdır. Tayfun Kahraman Odamızın hukuki sorumlulukları ve tabi olduğu ilkeler göz önünde bulundurulduğunda suç işlememiş, aksine kamu yararı çerçevesinde doğal alanları korumak için faaliyet yürüterek üstlendiği görev ve sorumlulukları layıkıyla yerine getirmiştir.

Bizlerin, mesleğimiz adına savunduğumuz değer ve ilkeler açık şekilde ortadadır. Bu kapsamda, geçmişten bugüne TMMOB Şehir Plancıları Odası Genel Başkanlığı görevini üstlenmiş kişiler olarak Gezi Parkı’nın park olarak kalması için mücadele eden Onur Kurulu üyemiz Tayfun Kahraman’ın suçsuzluğunu vurguluyor ve bir an önce serbest kalmasını talep ediyoruz.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur