Müzik-Sen ve TURİFED’den CHP, İyi Parti, DEVA Partisi, Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcıları ile müzik yasağının kaldırılması için açıklama

Müzik-Sen ve TURİFED'den CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcıları ile gece müzik yasağının kaldırılması talebiyle açıklama yaptı

Müzik-Sen ve TURİFED’den CHP, İyi Parti, DEVA Partisi, Gelecek Parti Genel Başkan Yardımcıları ile müzik yasağının kaldırılması için açıklama

Müzik-Sen ve TURİFED; CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak ve Gelecek Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Hakverdi Altuğ ile birlikte gece saat 00.00’dan sonra başlayan müzik yasağının kaldırılması için açıklama yaptı.

ANKA’nın haberine göre, CHP’li Veli Ağbaba, Gelecek Partili Selçuk Özdağ; Müzik ve Sahne Sanatları Sendikası Genel Başkanı İpek Koçyiğit ve Turizm Gastronomi Yeme İçme İşletmecileri Federasyonu Kurucu Başkanı Ünal Erdaloğlu ile buluşarak, saat 24’ten sonra devam eden müzik yasaklarına ortak tepki gösterdiler. Açıklamada hükümete seslenilerek, mağduriyetlerin bir an önce sonlandırılması ve “bu hukuk dışı kararın” kaldırılması çağrısından bulunuldu. Ağbaba, “Biz bu mücadelede hükümetin değil; açlıkla karşı karşıya kalan, sanatını icra etmeye çalışan insanların yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Bu yasak hukuksuzdur bu yasak ülkeyi babalarının çiftliği gibi yönetenlerin aldığı karardır” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcı Selçuk Özdağ; Müzik ve Sahne Sanatları Sendikası Genel Başkanı İpek Koçyiğit ve Turizm Gastronomi Yeme İçme İşletmecileri Federasyonu Kurucu Başkanı Ünal Erdaloğlu ile birlikte “24 Yasaklarının Kaldırılması” için Ankara’da bugün ortak açıklama yaptı.

Müzik ve Sahne Sanatları Sendikası Genel Başkanı İpek Koçyiğit, “Bugünkü sorunlarımız çok farklı esnafla ilgili çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Yüzde 80’in altında yürüyen bir çalışma potansiyeli ile yürüyen bir döngü var. Bunun üstesinden gelmek için tekrar açıklama yapma gereği hissettik. 24 yasaklarının hukuki, siyasal hiçbir döngüsü yoktur bunun mantıklı bir açıklamasını bekliyoruz siyasetten” dedi.

Gelecek Partili Selçuk Özdağ da şunları söyledi:

İpek hanımla COVID sürecinde tanıştık, bu süreç Türkiye’nin çok dramatik bir süreciydi. Bu süreçte bütün esnaflar, odalar çok ciddi şekilde mağduriyetler yaşadı. Türkiye’yi yöneten bir hükümet var; biz siyaset kurumuna inanıyoruz bu kurum sandıkla gelir sandıkla gider. Geldikleri dönem içerisinde de problemleri önceden görüp onlar olmadan çözüm önerisi sunar ve millete zenginliği, özgürlüğü ve mutluluğu takdim eder ama gördüğümüz o ki problemler olduktan sonra çözüm önerileri dahi bulmak istemeyen bir hükümetle karşı karşıya kaldık. Covid sürecinde bir yandan Kanal İstanbul’u hala konuşan bir diğer yanda Rize Güneysu yol ihalesinden bahseden bir diğer yandan İletişim Başkanlığı’nın makam araçlarını yenilemekten bahseden, valilerin makam aracını yenilemekten bahseden bir hükümetle karşı karşıya kaldık.

İpek hanımla o zaman tanıştık. Bizle irtibat kurduğunda müzisyenlerin, sanatçıların yani 1 milyon kişinin; bir yandan dekorcularından ses, söz sanatçılarına kadar diğer yandan tiyatroculardan sinemacılara kadar arka planda çalışanlara kadar 1 milyon kişinin mağdur olduğunu, günlük kazanıp günlük yediğini bugün ise günlük çalışıp günlük yiyemediklerini söylemişti. Ve biz Gelecek Partisi olarak da ilk defa Türkiye’de, İstanbul’da bir çalıştay düzenlemiştik. Bana saldırı düzenlendiği için ben katılamamıştım ama İpek hanım katılmıştı ve daha sonra hükümet, bu çalışma üzerine, başka partiler de aynı şekilde seslerini yükseltti, muhalefet partileri. Ardından da Kültür ve Turizm Bakanı, çeşitli projeler karşısında biner lira para vereceklerini açıkladı. Ben o zaman dayanamadım; COVID olalı 11 ay geçti şimdi bin lira vereceksiniz, o 11 ayın bin lirasından 11 bin lirası nerede diye seslendim. Sonra bin lirayla bu insanlar nasıl geçinir diye onlara çağrıda bulunmuştuk.

Sonra Türkiye’de normalleşmeler başladı bir noktada kendi tabii sürecinde gerçekleşti. Sağlık Bakanı konuyu doğru yönetemedi; maskeyi dağıtamayanlar, aşıyı doğru dürüst yapamadılar, aşıyı insanlara da anlatamadılar ve tekrar normalleşme sürecinde mağduriyetleri gideremediler. Şimdi yine bir mağduriyetle karşı karşıyayız. Türkiye’de yasaklar kaldırıldı ama bir 24 yasağı var. İşletmeciler diyor ki, bu insanlar ekmek kazanıyorlar biz başkalarını rahatsız etmeden, kendi çalıştığımız yerde işletmelerde müzik yapmak istiyoruz ve kesinlikle yasakları kabul etmiyoruz. Hükümet yasaksız bir Türkiye oluşturmak zorundadır, özgürlükçü bir anlayış içerisinde hareket etmek ve özgürlüğün alanını genişletmek mecburiyetindedir. Yasaklarla yola çıkarsanız karşınıza da milleti almış olursunuz bunun çözüm önerilerini sunmaları gerekirken ben yasakladım oldu bitti ne yerseniz yiyin diyor. Covid sürecinde insanları iki yıl açlığa mahkum etmişlerdi. Şimdi Türkiye normalleşti ama ‘ben bu süreçte yine aynı şekilde yasaklarla sizin başınızda Demokles’in kılıcı gibi dururum ve size de dünyayı zindan ederim’ gibi bir yaklaşımı içinde, bu doğru değil. Buradan Türkiye’yi yönetenlere sesleniyoruz; bu vatandaşların bu işletmecilerin haklı bir talebi var, açık alanlarla ilgili söyledikleri belli, o alanda belediyelerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vs. koydukları kurallar belli. Turistik alanlardaki kurallara zaten uyuyorlar, ama işletmeciler 24 yasağının kaldırılmasını talep ediyor. Biz de Gelecek Partisi olarak yanlarındayız, taleplerini duyuyoruz ve destekliyoruz. Hükümet dur diyoruz.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da şunları ifade etti:

Selçuk Özdağ’ın söylediklerine katıldığımızı ifade ediyorum. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında COVID ile ilgili bir normalleşme başladı ama ardından Türkiye’de normalleşme başlamasına rağmen gece 12’den sonra müzik yasağı konuldu, bunun mantığını anlamış değiliz. Geçtiğimiz aylarda maske yasağı kalktı, kapalı mekanlar dahil ama gece 12’den sonra müzik yapmak hala yasak bunun mantığını kimse açıklayamıyor. Acaba virüs sazın, gitarın telinden mi, insanların sesinden mi bulaşıyor, burada sormak lazım. Yaklaşık 400 bin insan, ailesi ile 1 milyona yakın kişi bu işten ekmek yiyor. Herhalde yeni bir virüs icat ettiler bunlar da müzisyenleri vuracak: açlık virüsü. Bu insanlar saz, gitar çalmadığı türkü söylemediği gün aç demek. Bu topraklarda yetişen o değerlerin, seslerin, türkülerin herhalde duyulmasını istemiyorlar. Tamamen siyasi bir karar, insanların özel yaşamına hayatına müdahale bir karar ve maalesef devam ediyor. Buradan ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz iyi yaptığınız, başarabildiğiniz bir şey yok; işsizlik, enflasyon ortada. Bu insanların hayatları ile oynamayın. COVID döneminde hasta sayısını açıklamayan ölü sayısını yasaklayan bir anlayışla karşı karşıyayız maalesef bu süreç de doğru yönetilmiyor.

Buradan bir kez daha sesleniyoruz; insanların özel yaşamı ile uğraşmayın. Bilin ki en büyük virüs açlık virüsüdür, yoksulluk virüsüdür. Ülkede bunlarla mücadele edeceğinize kendi alın teri ile kendi emekleri ile devlete yük olmadan çalışan müzisyenlerle mücadele ediyorlar. Biz bu mücadelede hükümetin değil; açlıkla karşı karşıya kalan, sanatını icra etmeye çalışan insanların yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Bu yasak hukuksuzdur bu yasak ülkeyi babalarının çiftliği gibi yönetenlerin aldığı kararıdır. Bu topraklar kimsenin babasının değildir, bunu yeniden TBMM’de gündeme getireceğimi buradan duyuruyorum.

İzmir’de işletmecilik yapan Hadi Torcu da şunları söyledi:

24 yasağının gerekçesini ve sonucunu anlayabilmiş değiliz. Bizlerin işletme ruhsatlarımızda kapanış saatlerimiz kaç ise söz gelimi 4, saat 4’e kadar açık kalacağız ama 24’te müziği kapatacağız. Bu mantıksız, akıl dışı bir uygulama. Bir an önce düzeltilmesi gerekir. Hem işletmeci hem müzisyenler hem de tedarikçiler açısından ciddi bir ekonomik kayıp bunun acilen düzeltilmesi hepimizin menfaatine olacaktır.

Turizm Gastronomi Yeme İçme İşletmecileri Federasyonu Kurucu Başkanı Ünal Erdaloğlu da şu açıklamayı yaptı:

İşletmeler adına konuşmak istiyorum. Bilindiği gibi iki yılı aşkın süredir pandemi yasakları ile birlikteyiz. Basit usul vergilendirilmiş işletmeler dışında hiçbir işletmemiz destek alamadı. Özellikle limitet şirket yapısında olan şirketlerimiz. Pandemi yaşanırken çifte standart bir sürü uygulama gördük, birçok işletme kapalı iken, açık olan işletmeler özellikle oteller bölgesinde biz işletmelerimizi kapalı tutarken eğlence de yemek servisi de içki servisi de yapıldı. Müzik yasaklarında da çifte standart yapıldı, yine anlayamadığımız bir karar. Sosyal hayatın içine atılmış yasaktan bahsediyoruz hiçbir gerekçesi yok. Biz işletmeler olarak ruhsat saatine sahibiz, bu müzisyenleri etkilediği kadar işletmecileri de etkiler. 24’ten sonra işletmeniz açık ama yemek veriyorsunuz, servis yapıyorsunuz ama müzik yapamıyorsunuz.

Biz esnaflar olarak gıda, ulaşımda olmayan fiyat istikrarı, enflasyonun çok çok üzerinde yapılan zamlar, özellikle alkole bu süreç içerisinde gelen iki büyük zamlar; en son yapılan zam yüzde 48, ocak ayında yapıldı; bunun hiçbir gerekçesini anlamıyoruz. Açıklanan enflasyon rakamının çok üzerinde. Bunun direkt sosyal hayata müdahale olduğunu düşünüyoruz ve bu yasaktan geri dönülmesini talep ediyoruz.

Yeniden söz alan Koçyiğit de, “Buraya katılan bütün muhalif partilere, iktidara teşekkür ediyoruz. 21 Haziran Dünya Müzik Günü. Biz güzel haberler bekliyoruz, bunu her yerde basında, açık havada, her yerde güzel bir şekilde karşılamak istiyoruz. İktidara, Siyasete göndermemiz olsun; biz iyi şeyler bekliyoruz. Sanatçıyız umutluyuz” dedi.

Kaynak: ANKA

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur