Gezi her yerde: Direnişin 9. yıldönümünde il il eylemler

Gezi Direnişi'nin 9. yıldönümü nedeniyle Türkiye'nin dört bir yanında ve yurtdışında birçok yerde eylemler yapıldı. "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganı dört yanda yankılanırken direnişte yaşamını yitirenler anıldı, Gezi Davası tutuklularının serbest bırakılması istendi

Gezi her yerde: Direnişin 9. yıldönümünde il il eylemler

Gezi Direnişi’nin 9. yıldönümü nedeniyle Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında birçok yerde eylem ve etkinlikler düzenlendi. “Her yer Taksim, her yer direniş” sloganı dört yanda yankılanırken, direnişte yaşamını yitirenler anıldı, Gezi Davası’nda tutuklananların serbest bırakılması istendi.

İstanbul, Antalya, İzmir, Mersin Tarsus, Adana, Denizli, Trabzon, Samsun, Bartın ve Antakya’daki eylemlerin yanı sora Artvin Hopa’daki eylemde yine bir 31 Mayıs’ta yaşamını yitiren devrimci öğretmen Metin Lokumcu için de anma düzenlendi.

HOPA’DA GEZİ EYLEMİ VE METİN LOKUMCU ANMASI: “HOPA’DAN GEZİ’YE, BU DAVA BİZİM”

İstanbul

İstanbul Beyoğlu’nda TMMOB Makina Mühendisleri Odası önünde bir araya gelenler Gezi Parkı’na yürümek istedi. Polis eylemcilere biber gazı ve gaz fişekleri ile birçok kere saldırdı. Gazetecilerin görüntü almaları engellenirken ekipmanları da zarar gördü. Polisler MMO’nun olduğu sokakta direnenlere saldırırken İstiklal Caddesi’nde ve çevresinde gözaltılara tepki gösterenler de gözaltına alındı. Sıraselviler Caddesi’nde pankart açarak meydana doğru yürümek isteyenler de darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltı araçları uzun süre boyunca Gezi Parkı çevresinde bekletilirken TMMOB MMO’ya sığınmış yaralananların da dışarı çıkması polis tarafından engellendi. Uzun bir süre boyunca yoğun gaz kokusuyla beraber binada bekletilenler yavaş yavaş çıkartılmaya başlandı.

DİRENİŞİN 9. YILINDA GEZİ PARKI’NA YÜRÜMEK İSTEYENLERE POLİS SALDIRISI: “KARANLIK GİDER, GEZİ KALIR!”

Antalya

Antalya’da Attalos Meydanı’nda bir araya gelenler açıklamalarda bulundu. Basın metnini Emek Demokrasi Güçleri adına Aysel Aydın okudu. Aydın şunları söyledi:

Gezi Direnişi’nin yarattığı umut ışığının karanlık düzenlerinin sonu olacağını anlayan egemen güçler yalan, karalama ve iftiralarıyla Gezi İsyanı’nı itibarsızlaştırmaya çalışmaya devam ediyor. Öç alma mantığı ile hareket eden siyasi iktidar, hukuku siyasallaştırarak hayal ürünü iddialarla Gezi’yi yargılamaya, milyonların özgür iradesiyle örgütlediği Gezi Direnişi’ni birkaç arkadaşımızı kurban seçerek mahkum etmeye kalkıştı. Ama bizler unutmadık, unutmayacağız da, Gezi’de yaşanan polis şiddeti hala hafızalarımızdaki yerini koruyor. Gezi boyunca polisler yada sivil bir takım kişiler tarafından katledilen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Medeni Yıldırım, Ethem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik’in katillerine ilişkin yargılamalar göstermelik yapıldı. Açılan davaların bir kısmı beraatla sonuçlanırken, kimine düşük cezalar verildi. Sanıklardan serbest kalanlarda oldu, hiç dava açılmayanlarda.

Gezi davası, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığının, siyasi talimatların fezlekelere, fezlekelerin iddianameye, iddianamelerin karara dönüştüğünün; adil yargılanma hakkının, uluslararası hukukun, hukuk devleti ilkelerinin ihlal edildiğinin açık bir kanıtıdır. Yapılan trajikomik yargılama neticesinde hukuk yok sayılarak mahkumiyet kararları verildi. Her biri bu ülkenin onurlu ve kıymetli değerleri olan arkadaşlarımız tutuklandı.

Fotoğraf: Cihan Başakcıoğlu

İzmir

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 9. yılı nedeniyle Gündoğdu Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesinde polis gençlik örgütlerinin eylemine saldırarak gözaltı yapmak istedi. Gözaltı işlemi için çevrelenenleri yurttaşların isyanıyla serbest bırakmak zorunda kaldılar.

Gündoğdu Meydanı’nda basın metnini okuyan KESK Dönem Sözcüsü Necip Vardal, “Demokrasiye, adalete, özgürlüğe susamış her yaştan, her kimlikten, her düşünceden, her inançtan, her meslekten milyonlar dayanışmayı, karşılıklı saygı ve sevgiyi, kardeşliği temel alan bir toplumsal direnişe, Gezi’ye imza attılar” dedi.

Açıklama Grup Praksis ile sona erdi.

Mersin/Tarsus

Tarsus Emek Demokrasi Güçleri’nin çağrısıyla postane önünde bir araya gelenler “Gezi’den bugüne sürüyor mücadele” pankartını açtı. Yapılan açıklamada “Toplumsal olaylar “kandırılma” içermez. Gezi’ye katılan milyonların siyasi talepleri de ne darbecilerin hedefleriyle ne de uluslararası kuruluşların hedefiyle uyuşmaz. Gezi’deki eylemler, basın açıklamaları; demokrasi, barış ve kardeşlik istenen barışçıl etkinliklerdi. Esas şiddet uygulayan güvenlik güçleriydi. Bu şiddet sekiz kişinin hayatına mal oldu. Binlerce kişi sakatlandı” denildi.

Adana

Atatürk Parkı’nda saat 17.30’da bir araya gelenler “Biz de Gezi’deydik. Geziye özgürlük” yazılı pankart açarak açıklama yaptı. Açıklamada şunlar söylendi:

Gezi direnişi üzerinden 9 yıl geçti. Gezi eylemleri AKP’ in yıllarca sürdürdüğü, sermayeden yana, anti demokratik, halkı ayrıştıran, bölen, kamplaştıran politikalarına karşı halkın haklı öfkesiydi. Yok sayılan, ötekileştirilen milyonların öfkesi, sesiydi. Bu haklı ve barışçıl tepkilere karşı siyasi iktidar kendinden beklendiği gibi milyonları yine yok saydı. Yok saymakla kalmayarak ‘’bir avuç çapulcu’’ yakıştırmalarıyla orantısız şiddet göstererek, terörize ederek devlet şiddeti uyguladı.

“Her yer Taksim, her yer direniş” sloganının atıldığı açıklamanın devamında şunlar söylendi:

Gezi eylemlerinin kaynağını, kışkırtıcısını arıyorsanız aynaya bir bakın, kendinizi göreceksiniz. Sizin toplumu boğan otoriterliğiniz, ülkeyi bir ticarethane olarak gören anlayışınız, parkların yerini betona çevirme isteğiniz, evlerimizin içine kadar giren yaşama müdahale tutumunuz, örgütsüzleştirerek ekmeğe muhtaç hale getirdiğiniz emekçilere olan düşmanlığınız bu eylemi kışkırtmıştır. Bu anlamda bu kendiliğinden patlamayı, bu hareketi açığa çıkarma sorumluluğu size aittir. Bir yargılama olacaksa bu geziye katılan bir ülkenin, milyonlarca halkın yargılanması olmamalıdır. Gezi ortaya çıkaran antidemokratik uygulamaların ve Gezi’ye katılan bütün bir ülkeye uygulanan şiddetin yargılanması olmalıdır. Şunu ifade etmek istiyoruz. Toplumsal olaylar da tıp ki doğal koşullarda olduğu gibi diyalektik bir süreç yaşar. Bu nedenle Gezi bir umuttur, umuda kurşun işlemez.

Antakya

Turunçlu Amfi’de düzenlenen şenlik saygı duruşuyla başladı. Antakya Emek ve Demokrasi Güçleri adına Mehmet Ali Ceylan açıklama yaptı. Açıklamada şunlar söylendi:

Gezi, geçmişimizde kalan değil nasıl bir gelecek kuracağımıza dair yol gösteren bir direniş olarak akıllarımızda olmalıdır.

Gezi Direnişi’ne bir mazi olarak bakmak yerine, Gezi’ye övgüler, methiyeler düzmek yerine özgür bir geleceği kurmayı dert edinenler görebilirler ki bugün Gezi, direnişlerde sürüyor.

Direniş, bugün bir hayatta kalma yoludur. Direnişlerin birçoğunun konusunu en temel insanî ihtiyaçlar oluşturmaktadır. Hayatta kalabilmek için gerekenler direnişlerin konusu haline gelmiştir. Aç, evsiz kalmamak, öldürülmemek, nitelikli eğitim ve sağlığa ulaşabilmek, elektriklerin kesilmemesi, ısınabilmek… Kapitalizm çürümüştür; insanlığa hiçbir gelecek vaadi kalmamıştır.

Bugünün, nereden bakıldığına göre görünen iki yüzü vardır. Direniş ve kriz. Kriz hem ekonomik hem siyasal olarak her gün yaşanmaktadır, görünendir, herkes arasında konuşulandır. Direniş ise tüm baskı ve engellemelere rağmen büyümektedir. İşçilerin, kadınların, öğrencilerin direnişi her yerdedir; göreni azdır, daha çok direnenler arasında konuşulmaktadır.

Saray Rejimi, direnişlerin ana gündem haline gelmemesi, bir çıkış yolu olarak işçiler, emekçiler, kadınlar ve öğrenciler tarafından benimsenmemesi için tüm mekanizmalarıyla devrededir. Polisiyle, yargısıyla, medyasıyla, burjuva muhalefetiyle direnişleri bastırma ya görünmelerini engellemeye çalışmaktadır.

Gerçeğin sadece bir kısmını görmek ise yanıltıcıdır.

Direnişler var ve her gün büyümektedir; direnenler var ve her gün sayıları artmaktadır. Bu kriz içerisinde gelecek, direnişlerdedir. Göz sadece krizlere dikildiğinde bu geleceği görmek mümkün değildir. Bu önemlidir, çünkü, eksikliğinde seçimler bir seçenek gibi görünebilmektedir. Direnişlerin büyüdüğü yerde, aman ses çıkarmayın, seçimlere kadar sabredin diyenler tek gerçek seçenek olan direnişi engellemek isteyenlerdir…

Çıkış arayanlar, çözüm arayanlar kendi ellerine, ayaklarına, kafalarına bakmalıdırlar. Burjuva muhalefete, altılı masaya değil, bilfill bizzat kendilerine bakmalıdırlar. Yaratılacak özgür bir dünya vardır ve yaratılması için mücadele etmek gereklidir. Hayır, bir yerden gelmeyecek, o ya da bu değiştirmeyecek, sen, senin kafan, işleyen elin, emeğinle değişecek. Gerçek budur. Zordur, zorludur. Çok fazla engelle karşılaşılır ama gerçek budur ve bunu kabul etmek için daha fazla hayal kırıklığı yaşamaya da ihtiyaç yoktur. Bekleyen hayal kırıklığına uğrar.

“Her şey çok güzel olacak” diyenler de “her şey çok kötü” diyenler de bilmelidir, hayır biz ne yaparsak ya da yapmazsak o oluyor ve o olacak.

Direniş her alandan gelişmektedir.

Buraya bakın, Nagehan’a değil. İşçiler grevler örgütlüyor, kadınlar barikatları aşıyor, öğrenciler kayyumları gönderiyor. Buraya bakın, gücü ancak buradan, kendi gerçekliğimizden kendi direnişlerimizden alabiliriz. Size sallanan parmaklara kızmayın, bunca yıldır kendinize seçmen muamelesi yaptığınıza kızın. Kurtuluşu beklerken bu direnişieri büyütmediğinize kızın. Ona buna yüklenmeyin, kendinize yüklenin ve bir adım atın gerçeği kabul edin, işin başa düştüğünü kabul edin, örgütlenin ve bu direniş cephesinde kendinize bir yer edinin.

Çare arayanlar Gezi’ye bakın, orada kendinizi de, çareyi de göreceksiniz, bugün gelişen işçi direnişlerine, kadın eylemlerine, üniversitelilerin kararlığına bakın, kendinizi de, çareyi de görebilirsiniz.

Gerçeği kabul edelim. Bize kararlı, ısrarcı ve cüretli bir biz olmak gerek. Beklememek yapmak gerek.

Değişmek de, değiştirmek de ellerimizdedir.
Gezi, direnişlerde, direnişlerle sürüyor.
Gezi, direnişlerde, direnişlerle sürüyor.

Biz Geziciyiz, onlar gidici!

Kaldırım Müzik Topluluğunun sahne aldığı şenlik, Taksim’de polis ablukasına direnenlerin selamlanmasıyla sonlandırıldı.

Denizli

Trabzon

Samsun

Bartın

Londra

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur