Özgür Genç Kadın, 4. Genç Kadın Konferansı’na çağırıyor: “Özgürlük için isyanı yükselt”

2 Nisan'da Balat İnşa Kültürevi'nde 4. Konfreransı'nı düzenleyecek olan Özgür Genç Kadınlar, "özgürlük için isyanı yükseltmeye" çağırıyor

Özgür Genç Kadın, 4. Genç Kadın Konferansı’na çağırıyor: “Özgürlük için isyanı yükselt”

Özgür Genç Kadın (ÖGK), 2 Nisan günü “Özgürlük için isyanı yükselt” diyerek İstanbul’da yapılacak 4. konferans öncesi çalışmalarını sürdürüyor. ÖGK’nin konferansı 2 Nisan’da saat 11.00’de Balat İnşa Kültürevi’nde düzenlenecek.

Genç kadınlar İstanbul’un birçok noktasında yaptıkları çalışmayla tüm kadınları konferansa çağırırken sosyal medyada da #2NisandaGençKadınKonferansına etiketiyle duyurdu. Özgür Genç Kadınlar, genç kadınların itirazlarını örgütlü hale getirmek için 4. konferanslarını toplayacak. Merve Havalı ve Tanya Kara Sendika.Org’a konuşarak genç kadınları konferansa çağırdı.

Arjantin’den Polonya’ya, Hindistan’dan Rojava’ya kadın hareketleri ve genç kadın mücadelesi

Özgür Genç Kadın olarak düzenleyeceğiniz 4. Genç Kadın Konferansı’nın programında neler olacak?

Merve Havalı: 4. Genç Kadın Konferansı’mızın programı iki ana bölümden oluşuyor. Programımızın ilk bölümünde “Yaşanan Kadın Devrimidir!” başlığı altında Arjantin’den Polonya’ya, Hindistan’dan Rojava’ya kadın hareketinin genel durumunu inceleyeceğiz. Yine bu başlık altında kadın özgürlük mücadelemizdeki durumumuzu ve olanaklarımızı tartışacağız. Günümüzde kadın hareketinin içinden geçtiği sürecin, tüm dünyada kadınların hakları ve emekleri için ayaklanmalarının bir kadın devrimi olduğunu tespit ediyoruz. Kadın özgürlük mücadelemizin durumu ve olanaklarımız konusuna yaklaşırken de hem bu kadın devrimi olgusunu hem de coğrafyamızın kendi politik özgüllüklerini göz önünde bulundurmak gerektiğini düşünüyoruz.

Programımızın ikinci kısmında “Genç Kadın Mücadelesi” başlığı ile genç kadınların özgül sorunlarına odaklanacağız. AKP-MHP iktidarının genç kadınlar üzerinde yürüttüğü baskıcı, kadın düşmanı politikaları inceleyecek, genç kadınlar olarak bunlardan nasıl etkilendiğimizi konuşacağız. Buradan hareketle, bu baskılar karşısında genç kadın hareketinin durumunu ve örgütlü genç kadın mücadelesini masaya yatıracağız. Programımızın kapanışında ise Sarya Müzik Topluluğu’nun bir dinletisi olacak.

“Özgürlüğümüzü kazanmanın bir adımı olarak yan yana gelip isyanımızı yükseltmek için…”

Neden böyle bir çalışma yürütme ihtiyacı duydunuz? Şu an genç kadınların karşılaştığı sorunlar neler? Üniversitelerde ve liselerde karşılaşılan bu sorunların kaynağı ne?

Merve Havalı: Her ne kadar kadın özgürlük mücadelesinin bir parçası olsa da genç kadınların kendi özgül sorunları, bu sorunları gündemleştirebilecekleri kendi özgül örgütlerine ve alanlara ihtiyaçları var. Sorunları kadar, toplumsal hareketlerde en önde durma iddiası da var genç kadınların. Bugün işçi direnişlerinden üniversiteli öğrenci hareketine, demokratik lise mücadelesinden ulusal-inançsal özgürlük hareketlerine dek tüm siyasi mücadelelerin en ön saflarında hep genç kadınlarla karşılaşıyoruz. 25 Kasım ve 8 Mart’larda da gördüğümüz gibi, kadın hareketi içinde de en dinamik ve belirleyici gruplardan biri genç kadınlar. Biz de Özgür Genç Kadın olarak genç kadınların içlerinde bulundukları koşulları değiştirmeye duydukları yakıcı ihtiyacı ve sahip olduklarını pek çok kez gördüğümüz dönüştürme iradesini somut bir düzlemde açığa çıkartmak, özgürlüğümüzü kazanmanın bir adımı olarak yan yana gelip isyanımızı yükseltmek için 4. Genç Kadın Konferansı’mızı düzenleme kararı aldık.

Liseli ve üniversiteli kadınlar pek çok sorunla karşı karşıya. Liseli kadınlar, hem erkek egemen bir kurum olan ailenin baskılarına hem de kadın düşmanı okul idareleri ve yönetmeliklerin baskısına maruz kalıyorlar. Örneğin pandemi bahane edilerek kadın öğrencilerin kıyafet yönetmeliklerine yeni kısıtlamalar getiriliyor, taciz faili erkek öğrenci, öğretmen ya da idareci, idareciler tarafından korunuyor. Bir yandan da cinsiyetçi müfredat ile liseli genç kadınları isyan değil itaat eden “makbul” kadınlığın kalıplarına sıkıştırmak istiyorlar.

Üniversiteli kadınlar için de durum pek farklı değil. Akademi oldukça cinsiyetçi ve antidemokratik. Darbeci faşist YÖK ve kayyum rektörler iş birliğiyle kampüsler tamamen sterilize edilmek isteniyor. Örneğin kampüsleri bizler için güvenli hale getiren Cinsel Tacizi Önleme Komisyonları ya işlevsiz hale getiriliyor ya da kapatılıyor, kadınların ve LGBTİ+’ların kulüpleri kapatılıyor. Genç kadınlar kampüslerde yaşanan cinsel tacize karşı ses çıkardığında ise çözüm olarak Kadın Üniversiteleri sunuluyor. 2022 de dahil olmak üzere son birkaç yıldır Kadın Üniversitelerinin istikrarlı bir şekilde Cumhurbaşkanlığı Yıllık Planında yer alması, erkek devlete karşı sesini yükseltme cüretini gösteren genç kadınları toplumsal hayattan izole etmek ve geleneksel kadınlığa sıkıştırmak istediklerini gösteriyor bizlere.

Bir diğer yandan da derinleşen ekonomik krizin faturasını ödüyor üniversiteli genç kadınlar. Her gün bir yenisi gelen zamlar ve enflasyon oranında artmayan yetersiz KYK Burs/Kredileri sebebiyle üniversiteli kadınların çoğu ya çalışmak ya da ailelerine ekonomik olarak bağlı kalmak zorunda. Bir genç kadının özgürleşme serüveninde kilometre taşlarından biri olan aileden uzaklaşıp kendi hayatını ilk kez kurabildiği üniversite yaşamı imkansız hale gelmiş durumda. Pek çok üniversiteli kadın barınma, beslenme, ulaşım, hijyen gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. En temel ihtiyaçlarımızdan olan hijyenik ped, lüks tüketim kapsamında görülerek yüksek vergilendirmeye tabii tutuluyor.

Konferansı nasıl örgütlüyorsunuz? Konferansa giden süreçte genç kadınların talepleri nedir?

Tanya Kara: Üniversite ve lise içlerinde çalışmalar yürütüyoruz. İstanbul, İzmir, Eskişehir başta olmak üzere pek çok kentte bildirilerimiz, postalarımız ve standlarımızla sokaklara çıkıp genç kadınlara temas ediyor, çağrımızı yayıyoruz. Aynı zamanda anket çalışmaları ile genç kadınların sorunlarını saptıyoruz. Farklı başlıklar altında buluşmalar, tartışmalar ve atölyeler düzenliyor, kriz döneminde dayanışmayı örgütleyerek “Takas Pazarları” kuruyoruz. Sosyal medya kanallarımızdan da aktif olarak Konferans çağrımızı genç kadın kitleleri ile buluşturuyoruz.

Önceki konferanslardan çıkartılan sonuçlar nelerdi?

Tanya Kara: Kolektif tartışmalar yürüttüğümüz konferanslarımız; liseli, üniversiteli, işçi, işsiz genç kadınların özlem ve taleplerinin dile getirildiği ve aynı zamanda bu taleplere uygun politik bir mücadele perspektifi oluşturduğumuz konferanslar oldu. Genç kadınların farkındalık düzeyini artırma, lise ve üniversitelerde birimler kurarak örgütlenme ve kadın kurtuluş mücadelemizi en örgütlü düzeye çekme görevlerini önümüze koyduk.

Hiç kuşkusuz genç kadınların her geçen gün yükselen isyanının daha örgütlü hale getirilmesine lise ve üniversitelerde topluluklarda kulüplerde aynı zamanda kadın dayanışması temelinde yan yana gelebileceğimiz birçok biçimde örgütlenmesine ihtiyaç var.

Konferanslarımız genç kadınların hangi biçim ve formlarda kadın özgürlük mücadelesinin bir parçası haline getirilebileceği üzerine tartışmalar yapmış bu tartışmalar ışığında; Şule Çet için Adalet komisyonları, Gülistan Doku için Adalet komisyonları başta olmak üzere amaç ve hedefe açıklığına bağlı birçok çalışma örgütlemiştir.

“Genç kadın mücadelesinin örgütlü gücünü yükseltmeye çağırıyoruz”

Eklemek istedikleriniz var mı?

Tanya Kara: Bugün genç kadınlar olarak erkek egemen devlet-sermaye düzenin pek çok baskısıyla karşı karşıyayız. Fakat aynı zamanda pek çok toplumsal mücadelenin de en ön saflarında yer alıyor, özneleşiyoruz. 4. Genç Kadın Konferansı, genç kadınların bu gücünü örgütlü bir biçimde ortaya çıkartmaya imkan tanıyor. Biliyoruz ki, örgütlü erkek egemenliğine karşı genç kadınlar ancak birlikteyken, ancak örgütlüyken güçlü.

Özgür Genç Kadın olarak işçi, işsiz, liseli, üniversiteli tüm genç kadınları 2 Nisan’da 4. Genç Kadın Konferansı’nda buluşmaya, erkek egemenliğinden ekonomik krize tüm sorunlarımıza karşı isyanımızı ve değiştirme irademizi hep birlikte ortaya koymaya, genç kadın mücadelesinin örgütlü gücünü yükseltmeye çağırıyoruz. İsyanınızı alın, gelin!

Sendika.Org (Derya Saadet)

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur