Suruç Katliamı’nın 79’uncu ayında 33 düş yolcusu Kadıköy’de anıldı

Suruç Katliamı'nda hayatını kaybeden 33 düş yolcusu katliamın 79'uncu ayında bir kez daha Kadıköy'de anıldı

Suruç Katliamı’nın 79’uncu ayında 33 düş yolcusu Kadıköy’de anıldı

Suruç Katliamı’nda hayatını kaybedenler, Suruç Aileleri İnisiyatifi’nin çağrısı ile Kadıköy Halitağa Caddesi’nde anıldı. “Kalplerimiz adalet için atsın” yazılı pankartın açıldığı eylemde, 33 düş yolcusunun fotoğrafları taşındı.

Eyleme Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) Eş Başkanları Yaren Tuncer ve Okan Danacı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Kaldıraç Temsilcisi Hakan Dilmeç ve çok sayıda kişi katıldı.

Mahkeme dosyayı kapatmak istedi

Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 21 duruşma boyunca taleplerin kabul edilmediği, Yakup Şahin’e ceza vererek dosyanın kapatılmak istendiğine işaret eden eylemde, heyetin firari sanıklarla ilgili dosyayı ayırdıktan sonra davadan çekildiği hatırlatıldı.

Talepler heyet tarafından kabul edildi

79’uncu ayın basın metnini Suruç yaralılarından Koray Türkay okudu. Türkay, duruşmada yaşananları hatırlattı. Türkay, “Hakkında Suruç katliamında kullanılan bombaları temin ettiği gerekçesiyle arama kararı olan ve ocak ayında tutuklanan Süleyman El Aggal’ın davaya eklenmesi talebimiz reddedilmişti. Bu talebimiz davaya bakmaya başlayan yeni heyet tarafından kabul edildi” dedi.

Gerçek sorumluları gizleyemezsiniz

Firari sanık olarak aranan Deniz Büyükçelebi ve İlhami Bali’nin evli olduğu kişilerin duruşmada tanık olarak dinleneceği bilgisini veren Türkay, “Bugüne kadar ismi birçok katliam dosyasında geçen ve kim olduğu araştırılmayan Ebu Zeynep isimli teröristin gerçek kimliği araştırılacak. Özet olarak 21 duruşmadır verdiğimiz mücadele sonucunda bazı taleplerimiz görüşülmeye başlandı. Mahkeme heyeti değiştirildiğinde söylemiştik bir kez daha yineliyoruz. Mahkeme heyetini değiştirerek gerçek sorumluları gizleyemezsiniz. Katliam dosyasının açıldığı günden bugüne kadar dile getirdiğimiz taleplerimizi her koşul altında yinelemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Talepler

Türkay, Suruç Aileleri İnisiyatifi, Suruç gazileri ve tanıkları adına taleplerini yineledi:

  • Olay yerini gören kamera kayıtları aradan 6 yıl geçmesine rağmen dosyaya konulmuş değil. Kamera görüntülerinde hala aklaşık 5 saatlik eksik görüntü var. Bu görüntülerin dosyaya konulmasını istiyoruz.
  • Katliamın yaşandığı gün olay yerinin fotoğraflarını çekerken yakalanan ve hakkında işlem yapılmadan serbest bırakılan Abdullah Ömer Arslan isimli şahsın şüpheli sıfatıyla ifadesi alınsın.
  • Görevi ihmal ve kötüye kullanmak suçlarını işleyen polisler Ahmet Oğuz Davarcı ve Ali Koçak yargılandıkları davalardan ceza aldılar. Ancak Ahmet Oğuz Davarcı’nın verdiği ifadede görevi kötüye kullandığını söylediği amirleri hakkında hiçbir soruşturma açılmadı. Biz o gün sorumluluğu olan diğer polislerin de tespit edilerek yargılanmalarını istiyoruz.
  • Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu katliamın olduğu 20 Temmuz 2015’i de içine alan ‘7 Haziran 1 Kasım arasında olanları anlatırsam birçok kişi insan yüzüne çıkamaz’ demişti. Biz Ahmet Davutoğlu’nun o döneme ilişkin bildiklerini anlatmasını istiyoruz.

Piroğlu: Katliamın ortağı oldukları için aydınlatmıyorlar

Söz alan HDP Milletvekili Musa Piroğlu, 79 aydır katliamın aydınlatılmamasının iki nedeni olduğuna dikkat çekti ve “Ya katliamı yapanları koruyorlar ya da katliamın ortağılar” dedi.

Suruç’un katilleri ortaya çıkarılmadan, yardım edenler ve koruyanlar, yönlendirenler ortaya çıkarılıp cezalandırılmadan ülkede yaşanan cehennemin sona ermeyeceğini söyleyen Piroğlu, “Herkes bilmelidir ki Suruç’un katilleriyle hesaplaşılmadan bu ülkede adalet inşa edilmeyecek. Adalet sadece mahkeme duvarlarına sıkışmış bir olgu değil. Adaletsizlik insanların iliğine kadar işlemiş bir olgu. Kimse hakkını alamıyor” diye konuştu.

Adalet için Suruç’un aydınlatılması lazım

Hakları için direnen işçilerin, zamlara karşı sokağa çıkan halkın karşısına polisin dikildiğini kaydeden Piroğlu, bu durumu iktidarın ülkeye giydirdiği deli gömleği olarak yorumladı.

Piroğlu, şöyle devam etti:

Bizim Suruç için adalet arayışımız iktidardan adalet beklentisi değil. Adalet dediğimizde adil bir dünya istiyoruz. Adil bir dünyanın kurulması için çabalıyoruz. 79 aydır bu iktidara değil, tüm yoksullara, işçilere, ezilenlere, ötekileştirilenlere sesleniyoruz. Bu cehennemi birlikte yırtabiliriz. Suruç’un katillerini aramak bu ülkede yaşanan adaletsizliğin köküne inmektir. Suruç’un katilleriyle hesaplaşmak bu iktidarı devirme mücadelesidir. Eğer devlet bir ülkede suça karışıyorsa, kimsenin can güvenliği yoktur. Devlet bir ülkede suçluları koruyorsa kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Suruç için adalet arayışı bu yüzden bu ülkenin adalet arayışıdır. Yoksulların, ezilenlerin, zulme uğrayanların ortak sesidir. Bu suça dönüşmüş yapıyı, arkasındakileri ortaya çıkarmak, daha güzel bir dünya için beraber mücadeleye çağırıyoruz.

Açıklamanın ardından düş yolcuları için oturma eylemine geçildi.

Eylem, “Suruç için adalet herkes için adalet”, “Suruç şehitleri ölümsüzdür”, “Suruç’un hesabı sorulacak” sloganlarıyla sona erdi.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur