Eğitim-Sen: “Anadilde eğitim çocukların becerilerinde olumlu gelişmeler kaydeder”

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Dünya Anadili Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada "Anadilinde eğitim alabilen çocukların okuma, yazma, düşünme ve ifade becerilerinde olumlu gelişmeler kaydettiği bilinmektedir" dedi

Eğitim-Sen: “Anadilde eğitim çocukların becerilerinde olumlu gelişmeler kaydeder”

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Dünya Anadili Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada “Anadilinde eğitim alabilen çocukların okuma, yazma, düşünme ve ifade becerilerinde olumlu gelişmeler kaydettiği bilinmektedir” dedi.

Açıklamanın satır başları şu şekilde:

Anadilinde eğitim alamamak, bir yandan akademik becerileri ve başarıyı çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun düzeyde yakalamasını güçleştirirken, özellikle ergenlik döneminde sadece dil ve ifade becerilerinde değil, duygusal ve sosyal gelişim süreçlerinde de olumsuz yansımalar yaratmaktadır. Eğitim bilimi açısından bakılacak olursa bir bireyin anadilini okul yaşamına katmamak, çocukların sağlıklı düşünmesinin ve yetişmesinin okul dışında bırakılması ve okul çağına kadar yaşadıkları, yaptıkları dilsel faaliyetin yok sayılması demektir. Kuşkusuz bu durumun birçok olumsuz sonucu vardır. Her şeyden önce anadili eğitiminin engellenmesi ve çocukların, onlar için çok yeni olan bir dilde eğitime zorlanması, çocukları çok gerilerde bıraktıkları bir yerden yeniden başlamaya mahkûm etmek anlamına gelmektedir.

Eğitim hakkının karşılandığını iddia etmek gerçekleri çarpıtmaktır

Eğitim hakkının yaşama geçirilmesinin en temel koşullarından biri kamu tarafından yürütülmesi ise, en az onun kadar önemli bir diğer koşul da içeriğinin demokratik, bilimsel ve laik olması, farklı dil ve kültürlerin özgürce gelişmesini sağlamayı hedeflemesidir. Bu koşullar sağlanmadığında eğitimin, o anki mevcut siyasal yapıyı yeniden üreten, bu haliyle eğitimin bireyler için temel hak olmaktan çıkıp, yapılması zorunlu bir görev haline gelmesi kaçınılmazdır. Eğitim hakkı, gerçek anlamda diğer hakların da güçlü biçimde yaşam bulması sağlandığında gerçek anlamını kazanmaktadır. Dolayısıyla eğitim biliminin temel ilkeleri ve uluslararası sözleşmeler yok sayılarak bir taraftan anadilinde eğitim hakkına yasak getirip, diğer taraftan eğitim hakkının karşılandığını iddia etmek sadece gerçekleri çarpıtmak anlamına gelmektedir.

Anadili resmi dilden farklı olan çocuklar 2 yıl geriden geliyor

21 Şubat Dünya Anadili Günü, ülkemizde özellikle anadili Türkçeden farklı olan Kürtçe, Arapça, Lazca, Hemşince, Çerkezce vb. gibi milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı bir ortamda kutlanmaktadır. Anadilinin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de, tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkilemektedir. Gerek dil bilimi, gerekse eğitim bilimleri açısından anadilin önemi ve gerekliliğinin yanı sıra, anadilin pedagojik ve insanı boyutunun sürekli geri plana itilmesinin en acı sonuçlarını çocuklarımız yaşamakta, anadili resmi dilden farklı olan çocukların öğrenme becerilerinde iki yıl geri kaldığı görülmektedir.

Bilime meydan okumaktır

Eğitim biliminin temel ilkesini oluşturan ‘anadilinde eğitim’ talepleri her dönem ırkçı-şoven duygu ve tepkilerle karşılanmakta, sık sık siyasal istismar konusu yapılmaktadır. Açıktır ki, resmi dil dışındaki anadillerinin varlığına, yaşamasına ve öğrenilmesine karşı çıkmak, bir yönüyle eğitim biliminin en temel ilkesine karşı çıkmak, bilime meydan okumak anlamına gelmektedir. Türkiye dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek ülke olmakla övünürken, milyonlarca çocuğun kendi anadili ile eğitim görmesine ‘ülke bölünür’ paranoyası ile yaklaşılması ve ‘suç’ olarak nitelendirilmesi büyük bir çelişkidir.

21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde milyonlarca çocuk kendi anadilini kullanamadığı, anadilinde eğitim göremediği için başta eğitim süreçleri olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında mağduriyet yaşamaktadır. Kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olan farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve bu dilde eğitim almasının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.

Van’da eylem

Eğitim Sen Van Şubesi, 21 Şubat Anadil Günü kapsamında basın açıklaması düzenledi. Kentteki bir AVM önünde düzenlenen açıklamada, “Her netew bi zimanê xwe heye ziman hebune” pankartı açıldı. Açıklamada, sık sık “Be ziman jiyan nabe” ve “Zimane me rumete me ye” sloganları atıldı. Açıklamaya, Hakların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Sezai Temelli ve Muazzez Orhan, HDP il ve ilçe yönetimleri İle Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Örgütü ve ilçe yönetimleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), STAR Kadın Derneği, Emek ve Demokrasi Partisi (EMEP), İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA), Arsisa Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği, Aryen Sanat Atölyesi, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Tarihi Eserleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi yöneticileri katıldı.

Basın açıklamasının Kürtçesini Arsisa Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği Yöneticisi Seyit Aram, Türkçesini ise Eğitim Sen Van Şubesi Eş Başkanı Murat Atabay Okudu.

21 Şubat’ı kutlamanın anlamlı ve önemli olduğu kaydedilen açıklamada, UNESCO’nun araştırmalarına göre yeryüzünde var olan 6 bin dilden 2 bin 500’ünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Kürtçe’nin yaklaşık 50 milyonluk bir milletin dili olduğu vurgusu yapılan açıklamada, “Ancak Kürt dili temel kullanımlarından, Kürtler de dil haklarından mahrum bırakılmıştır. Ancak Kürtler, güçlü ve zengin bir tabana sahip olduğu için her zaman kendi ayakları üzerinde durur ve zayıf da olsa kendini geliştirir. Tüm sivil toplum kuruluşlarına çağrımız, anadilin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik ve anadilde eğitimin hakkı tanınması konularında duyarlı olmalıdırlar. Anadil kültürün temelidir, aynı zamanda ulusal bilincin temelidir. Çocuğumuza bırakacağımız en değerli şey dil mirasıdır” denildi.

Açıklama, slogan ve alkışlar eşliğinde son buldu.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur