İzmir’de Kadınlar Birlikte Güçlü, polisin ajanlaştırma girişimlerine karşı üniversitelilerin yanında

İzmir'de Kadınlar Birlikte Güçlü, İnsan Hakları Derneği'nde (İHD) son zamanlarda kentte üniversiteli kadın ve LGBTİ+'lara yönelik emniyetin artan saldırıları, taciz, tehditlerine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada "Biz genç kadınları ve LGBTİ+’ları, bizler üzerinde denetim kurma yetkisi olduğunu düşündükleri ailelerimize şikayet ederek, üzerimizde çevre baskısı yaratarak bizleri yıldırmaya çalışanlar bilsinler ki yaptığınız hukuksuzlar karşısında susmuyoruz, korkmuyoruz" denildi.

İzmir’de Kadınlar Birlikte Güçlü, polisin ajanlaştırma girişimlerine karşı üniversitelilerin yanında

İzmir’de Kadınlar Birlikte Güçlü, İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) son zamanlarda kentte üniversiteli kadın ve LGBTİ+’lara yönelik emniyetin artan saldırıları, taciz, tehditlerine ilişkin açıklama yaptı. Basın metnini Zehra Akbıyık ve Rozana Urkun okudu.

Açıklamada olay şöyle anlatıldı:

Erkek egemen sistemin, patriyarkal kapitalizmin koşulları ile var olan ve içerisinde bulunduğu sistemsel krizden çıkmakta zorlanan saray iktidarı, yıllardır olduğu gibi yine kadınlara ve LBGTİ+’lara saldırmaya devam ediyor. Bu saldırılardan biri de son olarak İzmir Emniyeti tarafından ‘Kadın üniversiteleri istemiyoruz’ diyen, kayyumların karşısında ‘onuru’ ile duran, her türlü erkek şiddetinin karşısında örgütlü gücü ile dayanışmayı büyüten biz kadın ve LGBTİ+’lara yönelik gerçekleştirildi. Birkaç gün önce yolumuz polis kimliği gösteren kişiler tarafından kesildi. Bizi takip ettiklerini ve AKP’li-faşist polis olmadıklarını söyleyen kişiler, bizlerle bir yerde oturmak istediklerini ve nasıl baktığımızı anlamak istediklerini söyleyerek ajanlaştırma girişiminde bulunmuştur.

İlerleyen günlerde hem kurumsal hem de kişisel telefon numaraları ile tacize maruz bırakıldık. Telefon aramalarında terörle mücadele kapsamında bilgilendirme faaliyetleri yapıldığı, bizlerle görüşmek istendiği söylenerek erkek şiddetine, yoksulluğa, kadın cinayetlerine karşı verdiğimiz mücadele terörize edilmeye çalışılmıştır. 18 yaşını geçmiş reşit bireyler olan bizlerin aileleri bu kişiler tarafından aranarak katıldığımız eylemlerden, kadın davalarından fotoğraf ve videolar ailelerimizle paylaşılmıştır. Yine İzmir Emniyeti’nden polisler Bakırçay Üniversitesi’nde üniversite tuvaletine bıraktığımız ped dayanışma kutularını bahane ederek rektörle görüşmüş ve verdiğimiz kadın mücadelesini illegalleştirilmeye, cezalandırılmaya çalışmıştır.

“Yaptığınız hukuksuzlar karşısında susmuyoruz, korkmuyoruz”

Yine mücadele arkadaşlarımızdan birini evinden gözaltına alan polis gözaltı sonrasında kadın arkadaşımızın mahallesindeki komşulara baskı yaparak ‘Bu kişileri burada barındırmayın’ demiş yine arkadaşımızın işyeri ile görüşerek ve tehdit ederek çalışma, barınma haklarını gasp etmiştir. Biz genç kadınları ve LGBTİ+’ları, bizler üzerinde denetim kurma yetkisi olduğunu düşündükleri ailelerimize şikayet ederek, üzerimizde çevre baskısı yaratarak bizleri yıldırmaya çalışanlar bilsinler ki yaptığınız hukuksuzlar karşısında susmuyoruz, korkmuyoruz.

Üniversitelerimizde uzun zamandır hakim kılınmaya çalışılan anti demokratik ortamın, cinsiyetçiliğin, LGBTİ+fobi ve kadın düşmanlığının, anti bilimsel politikaların ve sansürün farkındayız. Tüm bunlara karşı kadın örgütleri olarak mücadelemizi kampüslere taşımaktan, her kadın cinayetinde öfkemizi örgütlemekten, bizlere dayatılan yoksulluğa ve geleceksizliğe karşı sesimizi yükseltmekten vazgeçmedik. Buna karşılık İzmir Emniyeti’nin bizleri üniversitelerimize, rektörlere şikayet ederek eğitim hakkımıza saldırıda bulunması ve tacizlerini sürdürmesi hukuksuzdur, acınasıdır.

“Bizlerin cevabı, günden güne büyüyen kadın mücadelesinde, feminist mücadelemizdedir”

Faillere iyi hal indirimleri dağıtırken özsavunma uygulayan kadınlara hapis cezası veren, kayyum politikaları ile cinsiyetçi ve LGBTİ+fobik akademi projesini tamamlamaya çalışan, kadınları görünmeyen emek kıskacına tabii kılmaya çalışan, cinsiyetçi çalışma koşullarına mecbur bırakan, İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden ve son olarak da nafaka hakkına saldırmaya çalışan iktidarın saldırıları boşadır. Bizlerin cevabı, günden güne büyüyen kadın mücadelesinde, feminist mücadelemizdedir.

Bizler, çıkış yolu arayan AKP-MHP iktidarının önüne duvarlar ören kadın ve LGBTİ+’lar olduğumuzu biliyoruz ve gücümüzü birbirimizden alıyoruz. Bizlere yönelttiğiniz tüm saldırılara, baskılara karşı dimdik karşınızda durmaya ve mücadelemizi sokak sokak, kampüs kampüs büyütmeye devam edeceğiz. Kadın mücadelemizi terörize etme çabalarınızı buradan bir kez daha teşhir ediyoruz, Ailelerimize ve bizlere karşı gerçekleştirdiğiniz telefon aramaları, gönderdiğiniz Whatsapp mesajları ve tehditler hukuksuzdur. Tüm bunlara karşı sessiz kalmıyoruz, mücadelemizden geri adım atmıyoruz. Yaşasın kadın dayanışmamız, kadınlar birlikte güçlü.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur