İşçi ve üreticiden ortak eylem: ÇAYKUR işçisi kadro, üretici taban fiyat istiyor

Rize’de düzenlenen ortak eylemle ÇAYKUR’da çalışan mevsimlik işçilerin kadro, üreticilerin ise taban fiyat talebi dile getirildi. Eylemde Öz Gıda-İş’in provokatif açıklamalarına da tepki gösterildi

İşçi ve üreticiden ortak eylem: ÇAYKUR işçisi kadro, üretici taban fiyat istiyor

Fotoğraf: Gençağa Karafazlı

ÇAYKUR işçileri ve çay üreticileri, yaşadıkları sorunları dile getirmek için Rize’de bir araya geldi. DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan’ın da katıldığı eylemde ÇAYKUR’da çalışan mevsimlik işçilerin kadro, üreticilerin ise taban fiyat talebi dile getirildi. Eylemde Öz Gıda-İş’in provokatif açıklamalarına da tepki gösterildi

Üreticiler adına açıklama yapan Murat Yılmaz, “Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Zamla yatıyoruz, zamla kalkıyoruz. Çay üreticileri olarak çok zor durumdayız. Mazot ateş pahası, gübre fiyatları uçtu. Bu mazot ve gübre fiyatlarıyla 2022’de çay üreticileri olarak çok zor günler bizi bekliyor. Hangi üretici bu fiyata gübre alabilir, hangi üretici mazota para yetiştirebilir” dedi.

“Tavan değil gerçek değerinde taban fiyat belirlenmeli”

Çaylıkların bakımı, temizlenmesi, ilacı ve toplama ücretleri eklendiğinde korkunç bir maliyet çıktığını belirten Yılmaz, “Tüm bunlara rağmen çaya biçilen alım fiyatı ise maliyetleri karşılamıyor. Bir de çayda tavan fiyat belirlenince üretici hepten perişan oluyor. Belirlenen fiyat ile çay üreticisi olmak mümkün değil. Çayda tavan fiyat değil, gerçek değerinde taban fiyat belirlensin. Gerçek anlamda bir taban fiyat belirlenmiyor, üreticiler tüccarın kucağına itiliyor” diye konuştu.

“Kota ve kontenjan kalksın”

ÇAYKUR’un belirlediği tavan fiyatla çay üreticisinin mağdur edildiğini vurgulayan Yılmaz şunları söyledi:

“Çay üreticisi mutlu mu, ürettiğinin karşılığını alıyor mu? Tabii ki hayır. Kota ve kontenjan uygulaması nedeniyle çayımızı tüccara götürmek zorunda kalıyoruz. Tüccar taban fiyat belirlenmediği için en düşük fiyatı veriyor. Sadece düşük fiyat da değil, aldığı çayın karşılığını kuru çay olarak ödeyerek bize satış yapıyor. Emeğimiz ve alın terimiz değersizleşiyor. Bunun için diyoruz ki kota ve kontenjan kalksın, tüm yaş çay ÇAYKUR tarafından alınsın. Gübre fiyatlarının düşürülmesini istiyoruz. Gübrede KDV’nin sıfırlanmasını, üreticiye gübre desteği verilmesi istiyoruz. Sadece gübrede KDV sıfırlanması yetmez. Çay üreticilerine 1 Nisan itibarıyla hektar başına üretim desteği verilmesini talep ediyoruz. Çay üreticilerinin bankalardaki promosyonları yirmi yıldır ödenmiyor. Bu promosyonlar kimlerin cebine giriyor, kimler bunlardan nemalanıyor? Çay üreticilerinin bankalardaki promosyon paralarının üreticilere ödenmesi istiyoruz. Bizim olan, biz çay üreticilerine verilmelidir. Çay üreticisi olarak mevsimlik işçilerle sorunlarımız ortak. Çay üreticisiyle çay işçisi aynı emeği veriyor. Çayın gerçek değerinin verilmesini, mevsimlik işçilerin kadroya alınmasını istiyoruz. Hepimizin evinde çocuğumuz, eşimiz, komşumuz, bir yakınımız mevsimlik işçi olarak çalışıyor. Bu duruma son verilmesini istiyoruz.”

Mevsimlik işçiler kadro istiyor

ÇAYKUR işçileri adın konuşan mevsimlik ÇAYKUR işçisi Sevim Lokumcu da “Çalışma hayatımız sezonluk ama yaşamın ağır koşulları yıllardır sırtımızda… Mevsimi geldiğinde ÇAYKUR işçileri olarak üretime hazır olduk. Yoğun mesailer içerisinde ülke tarımına ve ekonomisine katma değer sunduk. Yılda en fazla 5,5 ay çalıştırıldık, geri kalan süre boyunca işsiz kaldık, ücret alamadık. Ekonomik krizin vurduğu şu günlerde, yoksullukla boğuşmaktayız. Aldığımız ücretler açlık sınırının altında, hak ettiğimiz refahı yaşayamıyoruz” dedi.

Mevsimlik işçilerin kadro talebini dile getiren Lokumcu, “Geçmiş dönemde yaşanan sendikal kayıplar nedeniyle ücretlerimiz diğer kamu işçilerinin seviyesine gelmedi. ÇAYKUR’un ‘yetkili’ sendikasının almış olduğu aidatları işçiden, emekçiden yana kullanmalarını talep ediyoruz. Yıllar içerisinde hak ettiğimiz vasıfları elimizden alan sözleşmeyi vicdanımız kabul etmiyor. ÇAYKUR işçisine mezarda emeklilik reva görülüyor. Emekliliği hak edecek prim gün sayısına ömrümüz yetmiyor. Dışarıdan prim yatırmaya gücümüz yok. Bizler çalıştığımız yıllar içerisinde işsizlik sigortası fonu ödemesi yaptık. Biriken fondan işsiz kaldığımız dönemler içerisinde yararlanmak istiyoruz. Aldığımız ücret ve ikramiyelerden yüksek vergiler keserek hane halkımızı yoksullaştırmayın. Vergide adalet, gelirde adalet istiyoruz. İnsanca yaşamak, insanca çalışmak, insanca ücret istiyoruz. Kadro istiyoruz” diye konuştu.

Kaynak: Evrensel

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur