Fındıklı’da kafes balıkçılığı istemeyen yurttaşlar eylemdeydi: “Denizimiz rant değil yaşam alanlarımızdır”

Fındıklı köy sahilinde yapılmak istenen kafes balıkçılığını durdurmak isteyen yurttaşlar yaptıkları basın açıklamasında "İlçemiz kara sularında yapılmak istenen kafes balıkçılığına hayır" dedi

Fındıklı’da kafes balıkçılığı istemeyen yurttaşlar eylemdeydi: “Denizimiz rant değil yaşam alanlarımızdır”

Rize Fındıklı’ya bağlı Yeniköy (Gurupit), mevkiinde Sürsan Su Ürünleri San. Ve Tic. A.ş. tarafından su ürünleri yetiştiriciliği projesi kapsamında yapılmak istenen kafes balıkçılığına karşı köy halkı bir araya gelerek bir basın açıklaması yaptı.

Yapılan açıklamaya olta balıkçılığı yapanlar, yöre halk temsilcileri, muhtarlar, ilçe kent konseyi üyeleri ve CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu katıldı. Kitle adına açıklamayı Aksu ve Liman Mahallesi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Karadeniz okudu.

İlçe meydanında toplanan yurttaşlar “Karadeniz senin değil, çocukların ve balıklarındır”, “Fındıklı’da kafes balıkçılığına hayır”, “Denizimiz rant değil, yaşam alanlarımızdır”, “Denizume degma”, “Deniz hiç kimsenindir, deniz herkesindir” yazılı dövizler açarak tepkilerini dile getirdi.

“Biz üretime karşı değil yaşam alanlarımızın yok edilmesine karşıyız”

Kitle adına açılamayı yapan İbrahim Karadeniz “Biz bu karşı çıkışımızı üretime ve istihdama karşı bunlar diyenlere de cevabımız net. Biz üretime karşı değil yaşam alanlarımızın yok edilmesine karşıyız. Yaşam alanlarımız yok edilirse biz yok oluruz. O zaman ne üretim yapacak kişiler kalır ne de istihdam edilecek kişi” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“13 Futbol sahası büyüklüğümde denizimizi bizden alacaklar”

Sevgili Fındıklılılar yakın bir tarihte Ardeşen ilçemizde Yeniyol açıklarında Sürsan Firması tarafından yapılmak istenen denizde ağ kafeslerde su ürünleri yetiştiriciliği projesi bölge halkının haklı tepkileriyle iptal edilmişti. Aynı firma bu sefer bizim sınırlarımıza saldırıyor. Gurupit açıklarında Mekiskir limanı arkasında, yüzme alanlarımızın ucunda, balıkçılarımızın avlanma alanlarında yapılması planlanan bu işi durduramazsak;

  • Hamsi, Mezgit, İstavrit ve Palamut yememiz hayal olacak.
  • Balıkçılarımızın avlak alanları yok edilecek balıkların göç yolları kesilecek.
  • 13 Futbol sahası büyüklüğümde denizimizi bizden alacaklar.
  • Yaklaşık 90 dönüm denizimiz bir firmaya verilecek ve yakınlarına bile yanaşmak suç olacak.
  • Sahil yolunun bölgemizden geçmesinden dolayı yüzme alanlarımızın sayısı zaten çok kısıtlıdır. Kıyıya 1 km uzaklıkla yapılmak istenen proje yüzme alanlarımızı kullanılmaz hale getirecektir.
  • Bu alanlarımızın da bu proje ile zarar görecek. Yüzme alanlarımız kirlenecek, çocuklarımızın geleceği çalınacak.

“Yaşam alanlarımız yok edilirse biz yok oluruz”

Bölgemizdeki ve ilçemizdeki tüm Sivil Toplum Kuruluşları, Balıkçı Kooperatifleri, Siyasi Parti temsilcileri, Köy ve Mahalle Muhtarlarımız, en önemlisi tüm bölge ve Fındıklı halkı tek yürek halinde bu projelerin yüzme alanlarımızda ve kıyı balıkçılığının yapıldığı alanlarda yapılmasına itiraz etmekteyiz. Biz bu karşı çıkışımızı üretime ve istihdama karşı bunlar diyenlere de cevabımız net. Biz üretime karşı değil yaşam alanlarımızın yok edilmesine karşıyız. Yaşam alanlarımız yok edilirse biz yok oluruz. O zaman ne üretim yapacak kişiler kalır ne de istihdam edilecek kişi.

ÇED başvurusunun iptal edilmesi talep edildi

Peki bu projelerin bu alanlarda yapılmasını neden istemiyoruz?

1000 tonun altındaki projeler ÇED raporu gerektirmeden Tarım İl Müdürlüğü izni ile yapılabilmektedir. Bunların müracaatlarının da bölgemizde yapıldığı bilinmektedir. Bunların iptal edilmesini istiyoruz. Ayrıca 3000 tonluk üretim projelerinin yapılması için ÇED izni istenmektedir. İlgili firma ÇED sürecini başlatmış ve bakanlığa başvurmuştur. Bizlerin talebi bu başvurunun iptal edilmesi ve geri gönderilerek bakanlığımızın Fındıklı Halkının yanında yer almasıdır.

Yurttaşların geçim kaynakları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Yapılmak istenilen bölge, kıyı balıkçılığının önemli avlanma yerlerinden biridir. Karadenizde kıyı balıkçılığı avlanma alanları ve göç yolları balıkçılarımız tarafından bilinmektedir ve avlanma 30 ve 60 metre derinliklerde yapılmaktadır. Balık kafeslerinin yapılması düşünülen yer de bu alana denk gelmektedir. İlçemizde 140 civarında aile ve ticari su ürünleri faaliyeti ile uğraşan profesyonel balıkçıların ve olta balıkçılarının geçim kaynaklarının da yok olması anlamına gelmektedir. Üstelik içinde olduğumuz ekonomik kriz hane halklarını zaten zor duruma sokmuşken bu proje hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Ayrıca deniz dolgusu üstüne hava alanının yapılması ile birlikte bölgemizin turizm potansiyeli taşıyamayacağı hızla artacaktır. Proje bu yükü arttıracak, deniz turizmine de büyük zarar verecektir. Hepimizin bildiği bir gerçekliği bir kez daha siz halkımızın huzurunda basına ve kamuoyuna duyurmak isteriz. Karadenizimiz bir iç deniz olma özelliği ile birlikte ölen denizler sıralamasının başında gelmektedir. Suyu 800 ila 1000 yıl arasında yenilenebilen denizimizin korunması gerekirken daha da kirleterek ölümünü hızlandırmayalım.

Destek çağrısı

Denizimize dokunmayın yaşam alanlarımızı yok etmeyin. Yetkililerin sesimizi duyup, bölgemizde yapılması düşünülen denizde ağ kafeslerde su ürünleri yetiştiriciliği projesinin iptal edilmesini istiyoruz. Bu nedenle denize girme yerlerimizde ve kıyı balıkçılığının yapıldığı İlçemizde deniz kafesçiliğinin yapılmasını istemeyen tüm halkımızı, yetkililerimizi, basınımızı ve sesimizi duyurmaya yardımcı olabilecek herkesi bizleri desteklemeye çağırıyoruz. İlçemiz kara sularında yapılmak istenen kafes balıkçılığına hayır!

İlgili haber:

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur