Boğaziçililer direnişin birinci yılında Silivri’de: “Alacağız dostlar, alacağız sizi”

Berke’ye Perit'e Üniversiteye Özgürlük Kampanya Grubu'nun yolu Silivri'ye giderken jandarma tarafından kesildi. Jandarmanın cezaevine 1 km yakın mesafeden görüntü almak yasak demesi üzerine öğrenciler bulundukları yerde otobüsten inerek şiir okumaya başladı. Ardından "Alacağız dostlar, alacağız sizi" pankartının açıldığı açıklamada öğrencilerin serbest bırakılması talep edilirken jandarma sürekli olarak görüntü alınmasını engellemeye çalıştı. Avukatlar, cezaevine geçerken öğrenciler de nöbetlerini başlattı

Boğaziçililer direnişin birinci yılında Silivri’de: “Alacağız dostlar, alacağız sizi”

Boğaziçi Direnişi’nin birinci yılında sıra arkadaşları, 89 gündür tutuklu bulunan Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen için Silivri Hapishanesi önünde nöbet başlatmak isteyen Berke’ye Perit’e Üniversiteye Özgürlük Kampanya Grubu yeni yıl kartpostallarıyla Silivri’ye doğru yola çıktı. Ancak yolu kesilen öğrencilere jandarmanın cezaevine 1 km yakın mesafeden görüntü almak yasak demesi üzerine öğrenciler bulundukları yerde otobüsten inerek şiir okumaya başladı.

Ardından “Alacağız dostlar, alacağız sizi” pankartının açıldığı açıklamada öğrencilerin serbest bırakılması talep edilirken jandarma sürekli olarak görüntü alınmasını engellemeye çalıştı. Açıklamada sık sık “Kayyum rektör istemiyoruz”, “Berke’ye Perit’e üniversiteye özgürlük”, “Yaşasın öğrenci dayanışması” ve “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek” sloganları atıldı.

Açıklama engellemelere rağmen yapıldı

Açıklamada şunlar söylendi:

Berke ve Perit; üniversitenin özgürlüğü için mücadele eden, söz yetki karar üniversite bileşenlerine diyerek kayyumlara karşı direnişi büyüten iki öğrenci, iki direnişçi, sıra arkadaşlarımız… Bugün, işte burada Silivri Hapishanesindeler, tam 89 gündür tutsaklar. 89 gündür özgürlükten mahrumlar. Doğru düzgün yemek yiyemiyor, sağlık tedavilerini alamıyorlar. Eğitimlerine, yaşamlarına, geleceklerine saldırdılar. Arkadaşları, aileleri olarak sadece onları özgürlüklerinden değil, bizleri de onlardan mahrum bıraktılar.

Arkadaşlarımız tutsaklar çünkü bizler direniş boyunca birbirimizin eylemlerinden öğrendik, direndikçe güçlendik; üniversitelerimize kelepçe takanların, irademizi yok sayanların, kampüslerimizi ranta açanların, kulüplerimizi kapatanların, akademinin içini boşaltanların, çürümüş düzenlerinin, saraylarının, iktidarlarının tepesine çıktık. İşte bundan korktular ve Naci’nin sıkâyeti, sarayın hedef göstermesiyle 2 sıra arkadaşımız Berke ve Perit 6 Ekim günü tutuklandı. Bu tutuklamalarla üniversiteyi özgürleştirme mücadelemizin üzerine bir korku ağı atabileceklerini sandılar, öğrenciler korksun mücadele etmesin istediler. Berke’nin sözlerini hatırlatalım “Mücadele umuttur, başka bir dünya mümkün”, biz de bu korkuyu parçalayarak yerine direnişi ve umudu koyuyoruz.

Açıklamanın devamında “Evet, bugün arkadaşlarımızın tutsak olduğu bu yere umudu, direnişi, özgürlüğü haykırmaya geldik. Hatırlıyoruz, bundan tam 1 yıl önce atanmıştı Kayyum Melih Boğaziçi’ne. 4 Ocak günü Boğaziçi Üniversitesi önünde ise binler olmuştuk. Kayyum rektörlerle irademizin gasp edilmesini kabul etmedik, üniversitelerimize takılan kelepçeleri kabul etmedik. İlk günden itibaren haykırdık: Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” denildi. Direnişi büyütmeye devam edeceklerini söyleyen üniversiteliler “Söz, yetki, karar üniversite bileşenlerinin olsun ve rektörler seçimle belirlensin; kayyum rektörler istifa etsin; kampüslerdeki polis ablukası kalksın, özel güvenlik baskısı son bulsun; üniversitelerdeki baskı mekanizması olan YÖK kapatılsın demekten bir an bile vazgeçmedik” dedi.

“Söz, yetki, karar üniversitelilere diyerek taleplerimizi örgütlüyor direnişi büyütüyoruz”

Açıklamada direnen, 14 öğrencinin 6 ile 32 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması hatırlatılarak şunlar söylendi:

2 arkadaşımız , Berke ve Perit ise tutuklu yargılanmakta. Yargılandığımız iddianamede “‘Naci pabucu yarım çık dışarıya oynayalım, Naci kaç kaç kaç öğrenciler geliyor’ sloganları atmaya devam eden grup ile özel güvenlik görevlileri arasında arbede yaşanmıştır” diye yazmışlar. Evet, söylediklerimizin arkasındayız, Naciler gerçekten kaçmalı, çünkü biz öğrenciler geliyoruz, bu kişileri de, işgal ettikleri makamları da azad edeceğiz. Bir anda atanan, arkadaşlarımızı hapseden, şiddete uğrayan kadınlara çıkmayan 6284’ü bir lafıyla öğrencilere karşı alanlar, defolup gidecek, bizler ise bu çürümüş zihniyetten uzak, kendi geleceğimizi kuracağız. Davamız, 7 Ocak’ta Çağlayan’da. Arkadaşlarımızı alacağız.

Perit’in tutuklanmadan önce dediği gibi biz böyle şeyleri daha önce de yaşadık. Direnişin ilk üç ayında, ülkenin dört bir yanından bine yakın öğrenciyi gözaltına alanlar 1 arkadaşımızı ise tutuklamışlardı. Bu baskılara, tutuklamalara ise cevabımız; arkadaşlarımızı alacağız, Melih seni göndereceğiz olmuştu. Nitekim, tutuklu tüm arkadaşlarımızı aldık, kayyum Melih’İ gönderdik. Bugün ise biz öğrenciler, genişleyen günlük, akademik, siyasi, ekonomik taleplerimiz etrafında mücadeleyi büyütüyor ve direnişi hep bir adım öteye taşıyoruz. Bir gün barınma hakkımız için İTÜ’de, Yıldız’da, Koç’ta yurtlarda direnişteyiz; bir gün Mülkiye’de ekonomik krize karşı forumdayız; bir gün İÜ’de çetelere karşı üniversiteler bizimdir diyoruz; bir gün Boğaziçi’nde kayyum Naci’ye karşı söz, yetki, karar üniversitelilere diyerek taleplerimizi örgütlüyor direnişi büyütüyoruz.

“Tam bir yıl önceydi”

Tam bir yıl önceydi Melih Bulu, Boğaziçi’ne kayyum olarak atanıp direniş başladığında. Bugün buradan, Boğaziçi direnişçisi arkadaşlarımız Berke ve Perit’in tutuklu yargılandığı Silivri önünden bir kere daha haykırıyoruz: Boğaziçi Direnişi, talepleri gerçekleşene kadar devam edecek. Üniversiteler özgürleşecek, direniş sürecek! Daha önce 11 arkadaşımızı nasıl aldıysak Berke ve Perit’i de öyle alacağız. 7 Ocak’ta “almaya geldik dostlar sizi” diye hep birlikte haykıracak, arkadaşlarımızı alacağız. Herkesi mücadeleyi, umudu büyütmeye; direnişi bir adım daha öteye taşımaya çağırıyoruz!

Nöbet başladı

Avukatlar, cezaevine geçerken öğrenciler de nöbetlerini başlattı.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur