Bir Arada Yaşam Kampanya Grubu’ndan İstanbul ve Ankara’da eylem: “Tüm hayvanlar kentlerin ve doğanın öznesidir”

Bir Arada Yaşam Kampanya Grubu, Ankara'da Tarım ve Orman Bakanlığı önünde İstanbul'da ise Kadıköy'de Tarım ve Orman İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı

Bir Arada Yaşam Kampanya Grubu’ndan İstanbul ve Ankara’da eylem: “Tüm hayvanlar kentlerin ve doğanın öznesidir”

Bir Arada Yaşam Kampanya Grubu, kurulduklarını duyurmuş eylemlere çağrı yapmıştı. Kampanya Grubu, bugün (14 Ocak) ilk eylemini Ankara’da Tarım ve Orman Bakanlığı önünde İstanbul’da ise Kadıköy’de Tarım ve Orman İl Müdürlüğü önünde yaptı. Eylemlerde ortak basın metni okundu.

Okunan ortak açıklamada şunlar söylendi:

Bugün kentlerimizi, sokaklarımızı, kampüslerimizi, evlerimizi, kısacası tüm yaşam alanlarımızı paylaştığımız sokak hayvanlarına karşı yürütülen kampanya için buradayız. 12. Cumhurbaşkanının sokakta yaşayan hayvanları hedef göstermesinin ardından birçok ilde, yerel idareler tarafından, kentlerimizi paylaştığımız sokak hayvanlarına karşı usulsüzce ve işkence ile barınaklara hapsetme girişimi gerçekleştirilmeye başlandı. Bu süreçte birçok canlı, bilhassa da köpekler, veteriner hekimlerin gözetimi olmaksızın iğne ile uyutularak, belediye veya kurumlara ait olmayan gayriresmî araçlara işkence ile sürüklenerek yaşam alanlarından koparıldılar. İnsan harici hayvanları yerlerinden etmek başlı başına bir işkencedir. Bizler türcülüğün ve şiddetin karşısında olan bireyler olarak yaşam alanları durmaksızın tahrip edilen, sokaklara bile sığdırılamayan, can güvenliği hiçe sayılan hayvanlara karşı girişilen bu katliama “dur” diyoruz!

Eylemde sık sık “AKP elini hayvanlardan çek”, “İnsana, hayvana, gezegene özgürlük” ve “Yaşam çoğuldur, birlikte mümkündür” sloganları atıldı.

“Sokakta yaşamaya çalışan hayvanlara karşı bir soykırım girişimiyle karşı karşıyayız: Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz”

Açıklamanın devamında şunlar söylendi:

Doğadaki tüm canlılar kapitalist sömürü düzeni ile doğal yaşam alanlarından koparılmış, kimisi kafeslere, kimisi mezbahalara, kimisi ise rant kurbanı olarak evlere hapsedilmiştir. Şimdiyse sokakta yaşamaya çalışan hayvanlara karşı bir soykırım girişimiyle karşı karşıyayız. Aslında gündemimiz tam da şu anda, yaşamımızın her anına yansıyan iç içe olduğumuz iklim krizinin de farkındalığı ile kentlerin, sokakların orada yaşayan hayvanların doğasına uygun bir hale nasıl getirileceği olmalıydı. Ancak ne yazık ki, doğanın tüm unsurlarını piyasa sisteminin ayaklarının altına seren bir yönetim anlayışı ile karşı karşıyayız. Öyle ki bunun uğruna Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı makamının arkasına gizlenip soykırım için sokakta yaşayan canlıları hedef göstermekten çekinmez bir halde! Lakin bizler biliyoruz ki, ne avcılık spor, ne hayvanat bahçeleri ve yunus parkları eğlence merkezi, ne inekler, tavuklar ve nice hayvan gıda, giyim malzemesi; ne de sokak hayvanlarının ait olduğu yerler barınaklardır.

Barınaklar sokakta yaşayan veya sağlık problemi yaşayan birçok canlı türü için geçici bakım merkezlerinden ötesi değildir. Bu merkezlerin gerekli uzman kadroya ve ekipmana sahip, hijyenik, güvenli yerler olması gerekir ancak hiçbir idari yönetim bu koşulları tam anlamıyla sağlayamamaktadır. Bu yüzden barınaklara giden birçok hasta hayvan çeşitli virüsler kaparak daha kötü duruma gelerek yaşamını yitirmektedir. Buna ek olarak birçok yerel kurum, barınakların yetersiz olduğunu bahane ederek işkence ile hayvanları yaşam alanlarından koparıp şehir merkezlerinin dışına, dağlık alanlara götürerek onları açlığa ve ölüme terk etmektedir. Tüm bunlara ek olarak yönetenlerin görünmez kılmaya çalıştığı bir başka konu ise durmadan insanlar tarafından kamu güvenliğini ve sağlığını da tehdit ederek sokak canlılarının zehirlenerek veya işkence ile öldürülmesidir. Görevi kamusal alanının güvenliğini ihlal eden tüm bu girişimleri engellemek olan yöneticiler ne yazık ki tüm bunlara göz yummakta ve sessiz kalmaktadır.

Biz bu katliamların, bu bilinçli kıyımın karşısında ve diğer tüm türlerin yanında olduğumuzu, onların can güvenlikleri ve yaşam alanları için mücadeleden asla vazgeçmeyeceğimizi söylemek için buradayız!

“Sokakta yaşayan canlıları doğal yaşam alanlarından koparmanıza, onları barınaklara hapsetmenize izin vermeyeceğiz”

Açıklamada talepler şöyle sıralandı:

  • Sokakta yaşayan canlıları doğal yaşam alanlarından koparmanıza, onları barınaklara hapsetmenize izin vermeyeceğiz.
  • Tüm hayvanlar için gerekli tüm ekipman ve hijyen koşullarının sağlanarak ücretsiz olarak tedavilerinin ve gerekli bakımlarının gerçekleştirilebileceği hayvan hastaneleri talep ediyoruz.
  • Hiçbir köpek türünün saldırgan ilan edilerek yasaklanmasını, şiddetin farklı türlerine maruz bırakılmasını kabul etmiyoruz.
  • İnsanın öncelenmesine, diğer tüm türlerin ise yok sayılmasına dayanan bu yönetim anlayışının karşısındayız. Bu yüzden diğer türlerin kanunen yalnızca Tarım Bakanlığına bağlı kalmasını kabul etmiyoruz. Tıpkı insanlar için oluşturulan tüm kurumlar gibi, diğer hayvanlar içinde de özel birimler kurulmasını, nesli tükenme tehlikesinde olan, laboratuvarlarda deney sonucu sağlığını yitiren, dövüş, yarış, ulaşım, gıda gibi alanlarda sömürülen hayvanlarin sömürüsüne derhal son verilmesini ve bu canlılar için rehabilitasyon merkezlerinin oluşturulmasını talep ediyoruz.
  • Hayvanları öldüren, yarıştıran, dövüştüren, sömüren, onları nesneleştiren yasal ve yasa dışı tüm kurumların yasaklanarak kapatılmasını ve bunlara devam eden birey ve kurumlara caydırıcı nitelikte cezalar uygulanmasını talep ediyoruz.

Açıklamanın sonunda “Veganlar olarak şiddetsiz ve sömürüsüz bir dünya kurmak için verdiğimiz mücadelemizde insanların ve diğer hayvanların doğanın bir öznesi olduğunu savumaya ve insanı diğer hayvanlardan üstün gören türcülüğün tüm hallerini ortadan kaldırmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” denilerek “Yaşasın türlerin dayanışması” ve “Birlikte yaşamak istiyoruz” sloganları atıldı.


Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur