Yeşil Sol Parti: “Topraklarımıza, sularımıza ağır metal ve kimyasal karışmaya devam ediyor”

Yeşil Sol Parti, 18 Kasım'da Giresun Şebinkarahisar'da kurşun-çinko-bakır madeni atık havuzunun patlamasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Tüm canlıların yaşamlarının tehlike altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, yetkililerin görevlerini yapması istendi

Yeşil Sol Parti: “Topraklarımıza, sularımıza ağır metal ve kimyasal karışmaya devam ediyor”

Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde 18 Kasım’da kurşun-çinko-bakır madeninin atık havuzunun patlamasının ardından 4 bin 500 tondan fazla kimyasal atık çevreye yayıldı. Yeşil Sol Parti, yaptığı yazılı açıklamada “Bölgedeki su kaynakları ve toprakların dönüşü olmayan şekilde zehirlenmesine yol açan bu felakete karşı derhal önlemler alınmalı, kamu görevlileri yasal sorumluluklarının gereğini yerine getirmelidir. Felaketi görmezden gelmeye çalışanların, gerekli tedbirleri almayanların yargı önünde hesap vereceklerini hatırlatıyor; yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılıklarına derhal soruşturma açmaları çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Şebinkarahisar’da Yıldızlar Holding’e bağlı kurşun-çinko-bakır madeninin 18 Kasım tarihinde atık havuzunun patlaması bir çevre felaketine neden oldu. Holding’in maden atık havuzlarının kapasitelerini kontrol ve denetimden uzak bir şekilde artırmasının ardından ağırlığa dayanamayan baraj gövdesi tamamen çöktü. Bunun sonucunda yaklaşık yüz bin ton metreküp “A Kategorisi” olarak adlandırılan çok zehirli kimyasal çamur, Kılıçkaya Barajı ve Kelkit Çayı’na döküldü. Aynı akşam yakın köyden pek çok kişi soludukları zehir nedeniyle hastanelik oldu.

Yeşil Sol Parti ise yaptığı açıklamada, birbiri ardına gelen çevre felaketlerinin, iktidarın politikalarının sonucu olduğunu söyledi.

Numune sonuçları açıklanmadı

Yeşil Sol Parti’nin yaptığı yazılı açıklamanın tamamı şöyle:

Şirket herhangi can ve mal kaybı olmadığını müjdelemiş, Valilik ise konuyla ilgili resmi açıklamasını ancak 2 gün sonra yapmıştır. Maden şirketinin kapatıldığını ve gereken önlemlerin alındığını iddia eden Valilik, numunelerin alınarak TUBİTAK’a gönderildiğini duyurmuştur.

Geçen günlerde hiçbir tedbir alınmadığını gören ve hayatlarından endişe eden yerel halkın müracaatlarına ise şimdiye kadar bir cevap bile verilmemiştir. Aradan geçen *14 güne* karşın numune sonuçları açıklanmamıştır.

Felaketin üstü kapatılmaya çalışılıyor

Kelkit Vadisi’nde yaşayan yüz binlerce insanı, doğal yapıyı ciddi şekilde tehdit eden bu felaketin benzer diğer felaketlerde olduğu gibi üstünün kapatılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Valilik, Sağlık Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’nın felaketin hemen ardından derhal harekete geçmesi ve bölgede acil durum ilan etmesi gerekirken felaketin ört bas edilmeye çalışılması doğaya ve yaşama karşı açıkça işlenen bir suçtur.

“Bu felaketler iktidarın politikalarının sonucudur”

Birbiri ardına gelen bu felaketler iktidarın politikalarının sonucudur. İktidar yıllar öncesinden Bergama Ovacık Altın Madenine karşı elde edilen toplumsal, hukuksal kazanımları, maden şirketleri lehine tersine çevirmek için madencilik talan hukuku oluşturmaktadır. Yasal kolaylıklardan ve siyasi iktidarın uygulamalarından cesaret alan talancı şirketler son yıllarda geri dönüşü olmayan ekolojik ve sosyal yıkımlara yol açmaktadır.

“Milyonlarca metreküp zehirli atık denetimden uzak bir şekilde doğaya atılmaktadır”

Yurdun dört bir yanında yüz binlerce kilometrekarelik bölgeye maden ruhsatı verilmiş, yıkımın boyutları korkunç ve geri dönülmez seviyelere ulaşmıştır. Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerindeki illerin yüzölçümlerinin yarıdan fazlası bu talana açık hale getirilmiştir. Maden işletmelerinin tamamına yakını yerel idarelerin kontrolü ve denetiminden tamamen uzak, başıbozuk ve her türlü emek, doğa sömürüsüne açık halde faaliyet göstermektedir. Kurdukları devasa işletmelerde ortaya çıkan milyonlarca metreküp zehirli atık ise her türlü denetimden uzak bir şekilde doğaya atılmaktadır.

Uyarı mesajı

Ülkenin pek çok yerinde geri dönüşü olmayan, ekolojik katliamlara neden olan ve adına kaza denilerek geçiştirilmeye çalışılan bu felaketlere karşı tüm ülkeyi bir kez daha uyarıyoruz. Bu maden holdingleri masraflarını düşük tutup kasalarını parayla doldurmak uğruna işçileri köle gibi ve güvensiz şartlarda çalıştırmaya devam etmekte ve aynı zamanda kalitesiz işletme yapılarıyla felaketlere zemin hazırlamaktadırlar. Giresun Şebinkarahisar’da yaşanan çevre felaketi bu anlayışın ürünüdür. Siyasal iktidarın politikalarının bir sonucudur.

“Holding neden ve kimler tarafından korunmaktadır?”

Kelkit Vadisi’nde yaşayan yüz binlerce insanı, doğal yapıyı ciddi şekilde tehdit eden bu felaketin üstünün kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Giresun dışında Sivas; Koyulhisar ve Suşehri, Tokat; Reşadiye, Niksar, Erbaa, Amasya; Taşova ve Samsun; Çarşamba ilçeleri tehlike altındadır ve derhal acil durum ilan edilmelidir. Daha önce Kütahya, Niğde, Ordu, Gümüşhane, Balıkesir’deki işletmelerinde de benzer ekolojik felakete neden olan Yıldızlar Holding neden ve kimler tarafından korunmaktadır? Bu felaketlere neden dur denilmemektedir? Açıklanmalıdır.

Görevi yapma çağrısı

Yeşil Sol Parti olarak canlı yaşamını tehlikeye atan, bölgedeki su kaynakları ve toprakların dönüşü olmayan şekilde zehirlenmesine yol açan bu felakete karşı derhal önlemler alınmalı, kamu görevlileri yasal sorumluluklarının gereğini yerine getirmelidir. Felaketi görmezden gelmeye çalışanların, gerekli tedbirleri almayanların yargı önünde hesap vereceklerini hatırlatıyor; yetkili ve görevli Cumhuriyet Başsavcılıklarına derhal soruşturma açmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu ülkeyi holding gibi yönetenlerin, insanların yaşamlarını değil şirketlerin karlarını ön planda tutanların halkın önünde hesap vereceği günler yakındır.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur