Konya Katliamı davası 8 Şubat’a ertelendi

Dedeoğulları katliamı davasında mahkeme heyeti dosyaların birleştirme taleplerini ve tutuksuz sanıkların tutuklanması talebini reddetti. Şubat ayına ertelenen duruşmada, Mehmet Altun'un tutukluluğunun devamına karar verildi

Konya Katliamı davası 8 Şubat’a ertelendi

Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin katledilmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Duruşma salonunda hazır bulunan sanık Yahya Çalık’ın ifadesi alındı. 12 Mayıs saldırısının ardından tutuklandığını ifade eden Çalık, fail Mehmet Altun’la katliam öncesi görüşmediğini iddia etti. Çalık, Mehmet Altun’u yönlendirme toplantısı almanın söz konusu olmadığını ileri sürerek, tarladayken çalışan işçilerden olayı öğrendiğini, telefonunu tamire verdiği için Ayşe Keleş’in yanına gittiğini ve polisi aradığını iddia etti.

Söz alan müşteki avukatı, gözaltına alındığında teslim ettiği telefonun tamirde olan telefon olup olmadığını sordu. Sanık Çalık, “Hayır teslim etmedim. Başka telefonu teslim ettim” dedi. Teslim ettiği telefonun pin kodunun bilinmediğinden açılmadığını belirten avukat, Çalık’a teslim ettiği telefonun pin kodunu sordu. Çalık pin kodunu bilmediğini iddia etti. Olay günü Ayşe Keleş’le neden görüştüğüne dair ise Çalık, “Tarlada çay içtik, kalktık” dedi.

Azmettirmeyi kabul etmedi

Ardından sanık Ali Çalık ifade verdi. Mahkemenin sorduğu soruları yanıtlayan Çalık, “Mehmet Altun bize hiç gelmez. Olayın yaşandığı eve bir buçuk km mesafede oturuyoruz” dedi. Azmettirmeyi kabul etmeyen Çalık, mağdur olduğunu iddia etti.

Katliamın yaşandığı evden silah seslerini duyduktan sonra “olayı bizden bilirler” diye düşünerek hemen kendi evlerine gittiklerini belirten Çalık, kendisinde ateş artığının çıkmasını, “Arada av tüfeğini kullanıyordum” yanıtını verdi.

Katliamı Ali Keleş organize etti

Ardından Dedeoğulları ailesinden sağ kalan tek kişi olan Çetin Dedeoğulları konuştu. Dedeoğulları, “Bu işin organize bir suç olduğunu biliyorum. Bu aileler aileme saldırdıklarında öldürme teşebbüsünde bulundular, abim komada kaldı. Kardeşimin kolu kırıldı. Öldürmeyi başaramadılar ama dışarıdan bir bir çıkınca Mehmet Altun’u kiralık katil olarak gönderdiler. İşi organize eden de Ali Keleş’tir. Ben kendisini daha önceden tanımam ama yalan söylüyorlar. Babamın komşusuyla kavgası olabilir ama 12 Mayıs’ta öldürmeye geldiler. Ama savcılar hepsini bir bir serbest bırakınca Mehmet Altun’u tuttular ve öldürdüler” ifadelerini kullandı.

Kurban seçtiler

Katliamda yaşamını yitiren Yaşar Dedeoğulları’nın kardeşi Ayfer Karasu konuştu. Karasu, “Kürt olduğumuz için sürekli bize küfür ediliyordu. Hakaret ediyorlardı, tehdit ediyorlardı. Abimin evi yol üzerinde olduğu için gelen giden onlara küfür ediyordu. Adaletin yerini bulmasını istiyorum” diye konuştu. Yaşar Dedeoğulları’nın abisi Cengiz Rıfatoğlu, “Hepsinden şikayetçiyim” derken, Yaşar Dedeoğulları’nın kardeşi Filiz İşke de “Keleş ve Çalık ailesi bir gün ben abimlerdeyken geldiler ve ‘Kürtler sizi buradan göndereceğiz’ diyerek tehdit ettiler. Adalet istiyorum, şikayetçiyim” diye belirtti.

Yaşar Dedeoğulları’nın kardeşi Öner Rıfatoğlu, “Hepsi katliamdan geç haberlerinin olduğunu söyledi. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Kurban seçtiler. Yalan konuşuyorlar. Adalet yerini bulamayacak mı? Gereken neyse yapılsın” sözleri üzerine salondakiler alkışladı.

Bu bir soykırımdır

Duruşmada söz alan müşteki avukatlarından Özüm Burgun, soykırım suçlarına dair kanun maddelerine dikkat çekti. Burgun, “Kürt kavramını kullanarak ırkçılık ve ayrımcılık üzerinden söz kuruyor. Hakîm Dal olayı bu katliama zemin sundu. Belki medya belki de verilen diğer kararlarla bu ayrımcılık pekişti. Bu dosya bir soykırım dosyasıdır” dedi.

Çalık ve Keleş ailesinin Dedeoğulları için sürekli “Kürtler” olarak bahsettiğine dikkati çekti. Duruşmada konuşan Dedeoğulları ailesinin avukatları, fail Mehmet Altun’un katliam sonrası 112’yi aradığını ve “5 kişiyi daha öldüreceğim” dediğini belirtti. Burgun, “Aynı ay içinde iki katliam yaşandı. Bu dosya bir soykırım dosyasıdır. 112’i arayan herkes ‘Kürtlerin evi yanıyor’ diyor. Kolluk dahi onların evini biliyor. Kademeli bir saldırı var. Özel kast çok net açıktır. Tamamen yok etmek için geliyor” dedi. Burgun, fail Mehmet Altun’un kullandığı sosyal medya hesaplarında kimleri takip ettiğine dair bilgilerin dosyaya alınmasını talep etti.

Avukat Abdurrahman Karabulut beyanda bulundu. Karabulut, “Saldırılar sonrasında koruma talep ettik cevap bile yazmadılar. Bu görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Ama başsavcı bana, ‘ben savcımı harcatmam’ dedi. Kimse kusura bakmasın ben de 7 cenazemi harcatmam” ifadelerini kullandı.

“Atış artığından daha iyi kanıt mı olur”

Yaptıkları tutuklama taleplerine hiçbir geri dönüş almadıklarını belirten Karabulut, “Tutuklama talebimize karşı tahliye kararları verildi ve katliam yaşandı. İddianamede bir işiten bağı kurulmamıştır. Örtülü tahliye talebi vardır iddianamede. 22’yi aşkın taleplerim karşılanmadı. 12 Mayıs ve 22 Mayıs’ta yaşanan saldırılarla katliam dosyası arasında fiili bağlantı var. Dosyaların birleştirilmesini ve sanıkların tutuklanmasını talep ediyoruz” dedi. Kimi sanıklardan katliam gecesi alınan örneklerde ateş artığının bulunduğunu hatırlatan Karabulut, “Bundan daha iyi kanıt olur mu” diye sordu.

Karabulut, fail Altun’un çektiği kredilere dair ilgili bankalara sorulmasını talep etti. Karabulut, “Tüm sanıkların sosyal medya yazışmalarını talep ediyoruz. 12 Mayıs saldırısından sonda cezaevinde bulunan tutukluların telefon görüşmelerinin hepsinin getirilmesini istiyoruz” talebinde bulundu.

Avukat Yahya Danışman ise şunları söyledi:

Soruşturma düzensiz hazırlanmış. Ben savcıya, cezaevi konuşmalarının getirilip getirilmediğini sordum, savcı getirildiğini söyledi. Ancak iddianamede yer verilmedi. Telefon görüşmelerinin getirilmesini istiyoruz. Ayşe Keleş olaydan bir saat öncesinde 155’i arıyor 112’yi arıyor. Herhangi bir olay yokken neden aramış? Buna dair savcılık tarafından en azından bilgi istenirdi ama yok. Mehmet Altun eşiyle whatsapptan konuştuğunu söylüyor. Altun’un eşi Zehra Altun’u olaydan önce 16.16’da 51 defa aramış. Daha olay yaşanmamış. Aynı anda Ayşe Keleş’i de arıyor. Ayşe Keleş de kollukta kullandığı telefonun numarasını değil oğlunun numarasını göndermiş.

Tutuklama ve dosyaların birleştirilmesi talebi

Söz alan avukat Ali Bozan da tutuksuz sanıkların tutuklanmasına, mazeretsiz olarak duruşmaya katılmayan sanıklar halkında yakalama kararı çıkarılmak süreciyle tutuklanmalarına karar verilmesini istedi.

Söz alan sanık avukatları ise, araştırılması istenilen hususlara dair taleplerin kabulüne tutuklama ve dosyaların birleştirilmesi yönündeki taleplerin reddedilmesini istedi.

Söz alan Savcılık, “Katılan vekillerin birleştirme taleplerinin reddine, tutuklama taleplerinin reddine, Zehra, İsmihan ve İbrahim Altun ile Ahmet Keleş’in yeniden dinlenmesine, sanıklara verilen yurt dışı yasağı şeklindeki adli kontrol kararının devamına, duruşmada hazır bulunmayan Ayşe Keleş, İbrahim Keleş ve Ali Keleş’in bir sonraki celseye zorla getirilmesine, sanık Mehmet Altun’u olay öncesi konakladığı otellere dair gerekli yazışmalar yapılarak yalnız kalıp kalmadığı ve bu sırada başka kişilerle görüşüp görüşmediği hususun sorulması, Altun’un tutukluluk halinin devamına, takipsizlik kararı verilen kişiler için savcılığa yazı yazılarak kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması, Altun’un telefonun tekrar incelenmesi, dijital materyallerin tekrar incelenmesi, Ayşe Keleş’in olay günü 112 ile yaptığı görüşmelerin istenmesi, sanıkların sosyal medya hesaplarının ayrıntılı incelenmesi için ilgili şirket merkezlerine yazı yazılmasına, sanıkların cezaevinde bulunduğu dönem içerisinde telefon görüşme kayıtlarının istenmesine, Kent Plaza AVM’de bulunan olay gününe ait görüntülerin getirilmesine, sanık Mehmet Altun’un çektiği kredilere ilişkin Deniz Bank ve İş Bankası’na yazı yazılarak kredi sözleşmesinin ve eklerinin asıllarının istenmesine, kredinin ödenip ödenmediğinin sorulmasına, borcun kim tarafından ödendiğinin sorulmasına karar verilmesine” karar verilmesini istedi.

Tutuklama ve birleştirme talepleri reddedildi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, “Dosyaların birleştirilmesine dair taleplerin reddine, tüm sanıkların sosyal medya hesaplarının mail adreslerinin bilir kişi aracılığıyla incelenmesine, sosyal medya şirketlerine yazı yazılmasına, sanık Mehmet Altun’un kredi çektiği bankalardan evrakların istenmesine, sanıkların cezaevinde bulundukları süreçteki görüşme kayıtlarının istenmesine, Ayşe Keleş’n 112 ile yaptığı görüşmelerin istenmesine, Altun’un gittiği otellere dair 3 aylık bilgilerin gönderilmesi için yazı yazılmasına, telefonlara dair kayıtların istenmesine, uçakla yolculuk yaptığı tarihlere dair kayıtların istenmesine, Ayşe Keleş’le tarlada bulunan 3 tanığın dinlenmesine, olayla ilgisi olduğu değerlendirilen soruşturma dosyaların incelenmek üzere celbine, duruşmada hazır olmayan sanıkların zorla getirilmelerine, haklarında takipsizlik kararı verilen kişilerin ifadelerine başvurulmasına” kararı verdi.

Mahkeme tahliye edilen sanıklar hakkında mevcut delil durumunda bir değişiklik bulunulmaması gerekçesiyle tutuklama talebinin reddine adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Mahkeme fail Altun’un tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Mahkeme bir sonraki duruşmayı 8 Şubat’a erteledi.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur