Kayı İnşaat işçileri hakları için yeniden İstanbul’da

Kayı İnşaat işçileri hakkı olanı almak için Türkiye'nin dört bir yanından tekrar İstanbul'a geldi. Bugün (15 Aralık), Kayı İnşaat'ın konkordato davası öncesinde Kartal Adliyesi'nde basın açıklaması yaptı

Kayı İnşaat işçileri hakları için yeniden İstanbul’da

İnşaat-Sen Kayı İnşaat İşçileri Koordinasyonu, “İşçilerin hakkını batan şirketlere yedirmeyiz” diyerek Kayı İnşaat’ın konkordato davası öncesinde Kartal Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.

Açıklamada Kayı İnşaat İşçisi Murat Toksöz 2 yıldır haklarının peşinde olduğunu belirterek “Bizler 2019’dan bu yana bu alacağın peşinde koşuyoruz. Bize söz verip oyaladılar. 2 senedir sendikamızla mücadele ederek işi çözüm noktasına getirdik. Bizim şimdi görülecek bir davamız var, mahkeme heyetinin vereceği karar inşallah bizim yüzümüzü güldürecek bir karar olur. Bu insanları bu kadar yorduğunuz yeter. Yağmurda çamurda insanları rezil ettiğiniz yeter. Çoğu insanın yuvası dağıldı, çocuklarının geleceği ile oynadınız. Artık bunları görün, bu insanların yüzünü güldürün” dedi.

“Devlet işçileri batan şirketlerle baş başa bıraktı”

Kayı İnşaat İşçisi Abdülsamet Kete de devletin işçileri batan şirketler işe baş başa bıraktığını vurguladı. Kete’nin konuşmasının tamamı şu şekilde:

Biz 2019’dan beri mücadelemize devam ediyoruz. Bugüne kadar geldiğimiz süreç içerisinde başta İnşaat-Sen’e teşekkür ediyorum. Çünkü onlar yaklaşık bir senedir yağmurda kar kış demeden hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadılar. Bugün de burada toplandıysak onların sayesinde hakkımızı almak için toplandık. Bugün mahkememiz var. Biz adalet istiyoruz. Adalet bankaların değil, batan firmaların değil işçilerin yanında olsun. Biz devlet işçilerin yanında olsun diyorduk. Ne yazık ki devletimiz işçileri batan şirketlerle baş başa bıraktı. Bizi terk ettiler. Biz ne olursa olsun haklarımızın peşini bırakmayacağız. Sonuna kadar haklarımızı arayacağız.

“Adalet Sarayı adaletin varsa işçilerin hakkını ver”

Kayı İnşaat İşçisi Sinan Ekinci de konuşmasında “Arkadaşlar Adalet Sarayı’na şöyle bir dönelim. Bakın ne güzel Adalet Sarayı yazıyor. Eğer adaletin varsa Adalet Sarayı adaletli davran. Bu işçinin hakkını bugün ver. Adaletliysen bu işçinin hakkını vermek zorundasın” ifadelerini kullandı.

“Yine hakkımı alamam diye artık mesleği bıraktım”

Kayı İnşaat İşçisi Saffet Dağlı “Türkiye’de insanlar artık hakkını alamadıkları için çalışmaktan korkuyor.” dedi. Konuşmasının tamamı şu şekilde: Merhaba ben Hatay’dan geliyorum. 12 saat yol geldim. Yaklaşık 2 senedir alacaklarımız için uğraşıyoruz. Ben mesleği bıraktım çünkü artık çalışmaktan korkuyorum. Çalıştığım yerde yine aynı durum olacak. Şu an da köye gittim, çiftçilik yapıyorum. Ama onu da yapamıyorum çünkü gübre mazot aldı başını gidiyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Burada haklarımızı almaya çalışıyoruz, 2018 Aralık ayından beri maaş almaya çalışıyoruz. Bu inşaatları dikiyoruz, şu bankalara yaptığının üçte birini işçiler için yapsa devlet. Koskoca binaları işçiler yapıyor ama para almaya gelince adalet diye bir şey yok. Ondan sonra Türkiye’de işsizlik var diyorlar. Adamlar çalışmaya korkuyor. Çalışıp karşılığını alamadıktan sonra ne anlamı var? dedi.

“Konkordato ve iflasta işçiler korunmuyor”

İnşaat-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Nurseli Gözüaçık ise şöyle konuştu:

Kayı İnşaat işçileri ile bu senenin başından beri kar kış, yazın sıcağı, Ankara İstanbul demeden hep birlikte mücadele ediyoruz. Bugün Kayı İnşaat işçileri yine şehirlerinden kalkıp geldiler; Mersin’den, Batman’dan, Hatay’dan, Adana’dan inşaat işçileri ekmek kavgasını yürütmek için İstanbul’a geldi. Bu ülkede adaletin olmadığını bütün hukukun, mahkemelerin, yasaların patronlardan ve bankalardan yana işlediğini adım adım izledik gördük. Bizim aylardır sürdürdüğümüz mücadele batık bir şirketin karşısında işçilerin alacaklarını, hakedişleri alınterlerinin karşılığını almak içindir. Konkordato ve iflas süreçlerinde işçilerin korunmadığını gördük. Hatta bunun aksine devletin bu ekonomik krizin ortasında şirketler batarken işçi alacaklarını değil, bankaların alacaklarını koruyan yasalar çıkardıklarını gördük. Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde? Patronlardan yana işleyen bir hukuku biz kabul etmiyoruz.

“Kayı işçilerinin mücadelesi bütün konkordato süreçlerine örnek olacak”

Bu duruşmada konkordato süresinin bir kez daha uzatılmasını istiyoruz. Ancak istediğimiz şey bu duruşmanın bir bekleyişin sonu olması. Bizler artık bu süreçte Kayı İnşaat’ın Gaziantep Şehir Hastanesi’nde ki hisselerinin satılarak işçilerin hakkedişlerinin ödenmesini istiyoruz. Bu mücadelenin başarıya ulaşması için biz elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bulunduğumuz her yerde birlik olmaya devam edeceğiz. Kayı İnşaat işçileri kazanırsa bu dava bu mücadele bütün konkordato süreçlerinde örnek olarak yazılacak. Biz kimseden hiçbir şey talep etmiyoruz. Bugün burada tüm inşaat işçileri ve tüm işçiler adına istediğimiz her şey işçilerin mücadelesi ile tek tek kazanılacak olan hedeflerdir. Biz buradan bu mücadeleyi bir kez daha tüm işçilere örnek olması için herkesi selamlıyoruz.

Ne olmuştu?

Kayı İnşaat’ın yurt dışındaki şantiyelerinde ve ofislerinde çalışan 250’ye yakın işçinin bir yıldan fazla süredir maaşları ödenmedi. 2019’dan bu yana işçiler defalarca Kayı İnşaat patronu Coşkun Yılmaz’a ulaştı. Alacaklarını istedi. Ancak Coşkun Yılmaz, 2 yıla yakın süredir “ödeyeceğim” diyerek işçileri oyaladı.

İşçiler 28 Aralık 2019’da maaşlarını alamadıkları için Cezayir’de grev yaptı. Arabuluculuk sözleşmeleri imzalandı. Hakkedişlerin 2020 Mart ayında ödeneceği taahhüt edildi. Ancak sözler tutulmadı. Anlaşmalar çöpe atıldı. İşçiler dava açtı. Yüzlerce kez patronla görüştü. Coşkun Yılmaz “en yakın zamanda ödeyeceğim” diyerek işçileri oyaladı.

Kayı İnşaat koca şantiyeler üzerinden milyonlar kazandı. Sermayesine sermaye kattı. Öyle ki Kayı İnşaat 2007 yılından bu yana her sene en büyük 250 uluslararası müteahhit listesine giriyor. Bununla övünüyor. Ancak sıra işçilerin alacaklarını ödemeye gelince para yok. cevabı verildi.
Bununla birlikte Kayı Holding sadece inşaat alanında değil birçok iş kolunda büyüdükçe büyüdü. Enerji ve medikal alanlarında şirketleri var ama işçilerin alacaklarını ödemeye gelince “Para yok” ifadeleri kullanıldı.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur