İpek Er Ailesi Avukatları: “Cezasızlık zırhına karşı bir kazanımdır, gerçek adalet için mücadelemiz devam edecek”

Tecavüz faili Musa Orhan’ın yargılandığı davada mahkeme heyeti, Orhan'a “nitelikli cinsel saldırı” suçundan indirim de vererek 10 yıl hapis cezası verdi ancak tutuklama kararı vermedi. Musa Orhan'a verilen cezaya ve genel olarak dosyaya ilişkin İpek Er ailesi avukatları açıklama yaptı.

İpek Er Ailesi Avukatları: “Cezasızlık zırhına karşı bir kazanımdır, gerçek adalet için mücadelemiz devam edecek”

Tecavüz faili Musa Orhan’ın yargılandığı davada mahkeme heyeti, failin geleceğini düşünerek indirim uyguladı. Mahkeme, fail Musa Orhan’a “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 10 yıl hapis cezası ile tutuksuz yargılanmasına karar verdi.

Musa Orhan’a verilen cezaya ve genel olarak dosyaya ilişkin İpek Er ailesi avukatları, bir açıklama yaptı. Açıklamada dava sürecine dair bilgilendirme yapılırken ülke genelinde üniformalılara yönelik cezasızlık politikasının delinmesi noktasında kazanım elde edildiği ifade edildi

Açıklamada öne çıkan diğer kısımlar şöyle:

Kadının insan hakları alanında mücadele veren hukukçular olarak üniformalı bir erkeğin “nitelikli cinsel saldırı” fiilinin tanımlanmasını ve cezalandırılmasını bütün eksikliklere rağmen sadece bu davanın özelinde değil, ülke genelinde cezasızlık zırhına karşı kadın mücadelesinin bir kazanımı olarak görüyoruz.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda kuvvetli suç şüphesinin varlığı halinde tutuklama nedenlerinin var olduğu kabul edilen suçlardan biri de cinsel saldırı suçudur.

Yargı makamları ilgili maddede sayılan diğer suçlar yönünden yalnızca maddede sayılmış olmaları sebebiyle dahi tutuklama kararı verebilmektedirler. Türkiye’de coğu zaman şüpheli/sanık lehine yorum yapmayan, tutuksuz yargılama değil de tutuklu yargılamayı esas alan, tutuklamaya bir tedbir olarak değil de adeta bir ceza olarak başvuran yargı makamları; söz konusu cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar olunca bir anda tavır değiştirmektedir. Yargı mercileri suçun mağdurunun beyanlarının inandırıcılığını sorgulamakta, gerçeğe aykırı olduğuna inanmakta, mağdurun suçla ilgili olmayan geçmişini ve davranışlarını sorgulamakta, eril bir tavırla mağdura roller biçmekte, sorumluluk yüklemekte ve yargılama boyunca gerçeği ortaya çıkarmaya değil de mağdurun nasıl yalan söylediğini veya rızasının bulunduğunu ispatlamaya çalışmaktadırlar.

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin korkunç boyutlarda olmasının sebeplerinden biri de sanıkların yargı tarafından korunmalarıdır. Kadınlar yargı mercilerine güvenmemekte; failler ise bu mercilere sonsuz bir güven duymaktadır. Bizler Er Ailesi Avukatları olarak söz konusu dosyanın takipçisi olmaya ve gerçek adalet için mücadele etmeye devam edeceğiz.

İlgili haber:

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur