Boğaziçi Üniversitesi’nde akademisyenlerin nöbeti 245. gününde: “Mücadelemizin ikinci yılına girerken, 2022 yılında da üniversitemizi savunmaya devam edeceğiz”

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri her iş günü olduğu gibi bugün de #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz diyerek arkalarını 245. kez rektörlük binasına döndüler. Nöbet sonrası akademisyenler haftanın her son iş gününde olduğu gibi haftalık açıklamalarını okudular. Açıklamada "Mücadelemizin ikinci yılına girerken, 2022 yılında da aynı kararlılıkla üniversitemizi yılmadan savunmaya devam edeceğimizden kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın. Türkiye’de özgür, özerk ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar, kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz" denildi

Boğaziçi Üniversitesi’nde akademisyenlerin nöbeti 245. gününde: “Mücadelemizin ikinci yılına girerken, 2022 yılında da üniversitemizi savunmaya devam edeceğiz”

Fotoğraf: Aslı Kalaycıoğlu

Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyum rektör Melih Bulu’nun görevden alınmasının ve yerine Naci İnci’nin atanmasının ardından Boğaziçili akademisyenlerin nöbet eylemleri sürüyor.

Boğaziçili akademisyenler, bugün (31 Aralık) direnişin 362’nci, nöbetin 245’inci gününde bir kez daha “Kayyumluk” binasına sırtlarını döndü. Akademisyenler nöbetlerinin 245. gününde de “Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” dedi.

Nöbet sonrası akademisyenler haftanın her son iş gününde olduğu gibi haftalık açıklamalarını okudular:

Bugün 31 Aralık Cuma. Nöbetimizin 245., direnişimizin 362. günündeyiz. Sizlere basının hâlen alınmadığı, çevresinde polisin ağır silahlarla devriye gezdiği, her köşesinin kameralarla, özel güvenlik güçleri ve sivil polislerce denetlenmeye çalışıldığı, girişlerine yüksek demir parmaklıkların yerleştirildiği kampüsümüzden sesleniyoruz.

Üniversitemizin temel ilkelerini, kurumsal bütünlüğünü ve kamusal yükümlülüklerini korumak ve savunmak amacıyla sürdürdüğümüz direnişimiz önümüzdeki hafta birinci yılını tamamlıyor. 2021 yılının sona ermesine iki gün kala yine bir gece yarısı Resmî Gazete’den yapılan bir duyuruyla üniversitemizde bir Veri ve Yapay Zekâ Enstitüsü kurulduğunu öğrendik. Olumsuz bölüm görüşlerine rağmen alınan bu karar, ilgili alanlarda çalışan meslektaşlarımızın iradelerini, bilgi ve birikimlerini ve hâlihazırda yürüttükleri projeleri hiçe saymaktadır. Üniversitemizin 21 hocasının 5 senedir üzerinde çalıştıkları, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisinde yer alan, Robotik ve Yapay Akıl Laboratuvarları projesinin yürütülmesi için gerekli destek verilmezken alınan bu karar senatomuzu da hiçe saymaktadır, çünkü bu yeni enstitü bir Senato kararı da alınmaksızın kurulmuştur. Gayrimeşru yönetim, üniversitemizin işleyişini ilgilendiren birçok konuda, Senato ve Üniversite Yönetim Kurulunu devre dışı bırakarak, tepeden inmeci, anti-demokratik bir yönetim anlayışını dayatıyor. Bu enstitünün kurulmasının amacının, üniversitemizde partizan kadrolaşma ve rektörlüğün kurul ve komisyonlarda hakimiyet tesis etme çabası olduğu çok açıktır. Tıpkı tepeden inme Hukuk ve İletişim Fakültelerinin kurulması ve üniversitemizin kendi işe alım prosedürlerini atlayarak dışarıdan öğretim üyeleri ve Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürü atamalarında amaçlandığı gibi.

Bu hafta, 16 Temmuz tarihinde hukuk dışı bir şekilde görevine son verilen Can Candan’ın üniversitemizle ilişkisinin kesilmesinin gerekçesi olarak sunulan soruşturmanın aslında yapılmamış olduğu ortaya çıktı. Bölge İdari Mahkemesinin konuya dair evrak talebine cevaben rektörlük, işine son verilmesinden 5 ay sonra Can Candan’a geriye dönük bir soruşturma başlattı. Bu hukuksuz uygulama bir skandaldır; dahası atanmış Rektör Naci İnci’nin yetkisini kötüye kullanmış olduğunun, kişisel hınç ve keyfiyetle hareket ettiğinin tescilidir.

Fakülte ve bölüm kararları yok sayılarak işine son verilen meslektaşlarımız Can Candan ve Mohan Ravichandran ile dersleri iptal edilen Feyzi Erçin, Seda Binbaşgil ve Özcan Vardar’ın haksızca uzaklaştırıldıkları işlerine iade edilmelerini bir kez daha talep ediyoruz. İşlevsizleştirilen Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi ve Cinsel Tacizi Önleme Koordinatörlüğü işinin ehli çalışanlarıyla birlikte bir an önce tekrar faal hâle getirilmelidir.

Rektör koltuğunda oturan Naci İnci’nin şikâyeti üzerine gözaltına alınan öğrencilerimiz Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen 87 gündür cezaevinde. 6 Ekim’de kampüsteki protestolara katılan, Berke ve Perit’in de aralarında olduğu 14 öğrenci için 6 yıldan 32 yıla kadar hapis cezası istendi. 7 Ocak’taki duruşmada öğrencilerimizin yanında olacağız. Öğrencilerimize ve hocalarımıza yönelik tüm soruşturma ve davaların sona erdirilmesine dair talebimizi yineliyoruz. Öğrencilerimiz derhâl serbest bırakılmalıdır.

Üniversitemizdeki tüm fakülte dekanları ve enstitü müdürleri seçimle göreve gelmeli ve seçilmiş kurullarla denetlenebilmelidir. Şeffaf ve demokratik yollardan belirlediğimiz Mühendislik Fakültesi Dekanı, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürleri bir an önce görevlerine atanmalıdır. Naci İnci ve yönetimi ile bugüne kadar hukuksuzca kadrolaşmış tüm isimlerin istifasını talep ediyoruz.

Mücadelemizin ikinci yılına girerken, 2022 yılında da aynı kararlılıkla üniversitemizi yılmadan savunmaya devam edeceğimizden kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın. Türkiye’de özgür, özerk ve katılımcı ilkelere dayalı bir üniversite ideali gerçekleşene kadar,

Kabul Etmiyoruz, Vazgeçmiyoruz.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur