Neye, ne kadar zam gelecek, bilen yok – Erdal Sağlam (Cumhuriyet)

Zam furyasının artık başladığını söyleyebiliriz. “Bundan sonra neye, ne kadar zam gelecek” sorusu ise artık anlamsızlaştı. Çünkü belli ki iğneden ipliğe her şey zamlanacak. Siyasi iktidar, ekonomide iplerin ucunu elinden kaçırmış görünüyor

Neye, ne kadar zam gelecek, bilen yok – Erdal Sağlam (Cumhuriyet)

Kasım ayıyla birlikte zam furyası hız kazanırken enflasyondaki artış trendinin süreceği de artık kesinleşti. Özellikle dolar kurundaki artış nedeniyle zamların ve enflasyondaki artışın geleceğini tahmin etmek giderek güçleşiyor.

Kasımın ilk işgünü olan dün, zam haberleri birbirini kovaladı. Doğalgazda hanehalkına zam yapılmazken, sanayicilere yüzde 48.4, elektrik üreticilerine yüzde 46.8 zam geldi. Sanayici, yılın başında bin metreküpünü 1414 TL’den aldığı doğalgaza artık 3 bin 500 TL ödeyecek.

Yapılan bu zamlar doğalgaz santrallarının maliyetini artırdığı için ister istemez elektrik fiyatlarına yansıyacak. Bunun dışında hane halkına zam yapılmasa bile enerji maliyeti artacak olan üreticilerin mallarına zam yapması kaçınılmaz olacak. Prof. Dr. Hakan Kara, sadece bu dolaylı etkinin tüketici fiyatlarına etkisinin 0.6 puan olacağını söylüyor.

Ardından LPG zammı haberi geldi. 2 Ekim’de 71, 21 Ekim’de 22 kuruş zamlanan LPG’de 49 kuruşluk yeni bir zam yapıldığı duyuruldu. Dün öğlen saatlerinde de artan kurlar nedeniyle alkol ürünlerine zam yapıldığı, ortalamada yüzde 18’lik bir orana ulaşıldığı haberleri geldi.

Zam furyasının artık başladığını söyleyebiliriz. “Bundan sonra neye, ne kadar zam gelecek” sorusu ise artık anlamsızlaştı. Çünkü belli ki iğneden ipliğe her şey zamlanacak. Siyasi iktidar, ekonomide iplerin ucunu elinden kaçırmış görünüyor. Özellikle faiz politikası nedeniyle kurlardaki artışın devam edeceği beklentisi, artık zamlarda da ipin ucunu kaçırdı. Şeker fiyatlarında çok yüksek yeni zam bekleniyor, buğday ve arpa ithalatlarına ilişkin ihaleler yüksek fiyatlardan bağlanıyor, petrol fiyatları artmaya devam ediyor, sürekli yeni bir zam haberi geliyor. Artmaya devam eden kurlar, zaten dolar bazında büyüyen faturayı, TL’nin sürekli değer kaybı nedeniyle katladıkça katlıyor.

3 Kasım’da ekim ayı fiyat artışları açıklanacak. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklayacağı rakam öncesinde İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) yayımladığı sonuç, artışın devam ettiğini gösterdi. İTO, perakende fiyat artışını İstanbul için aylık yüzde 3.29 olarak belirledi. Yıllık artış ise yüzde 20.76’ya çıktı, endekste şimdiye kadarki en yüksek rakam oldu.

Enflasyon açıklaması öncesi tahmin anketlerine göre TÜİK’in eylül sonu 19.58 olarak açıkladığı tüketici fiyat artışı, iyimser tahminlerde bile yüzde 20’yi aşıyor. 3-4 ay önce bu yılın son üç ayında yıllık enflasyonun düşüşe geçeceği beklentisi hâkimdi ama faiz indirimleriyle birlikte artık bu düşüş hayal oldu. Bundan sonra da enflasyondaki yıllık artış oranlarının yukarı seyrinin devamı kaçınılmaz gibi görülüyor. Yerli ve yabancı banka analistleri hâlâ yılsonu enflasyon tahminlerini yüzde 20’nin hemen altında açıklamaya özen gösteriyorlar ama bunun artık pek mümkün olmadığının da farkındalar.

Çarşamba günkü enflasyon açıklamasından sonra analistler yılsonu enflasyon tahminlerini yüzde 20’nin üzerine çıkarırlarsa artık sürpriz olmayacak.

Cumhurbaşkanı görmüyor mu?

Dün açıklanan Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, 48.84 değeriyle tarihi olarak en düşük seviyeye gerilerken Tüketici Beklenti Endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 15.18 azalarak 58.54’e geriledi. Tüketicinin hem kişisel mevcut durum algısında hem de geleceğe ilişkin beklentilerinde gerileme izlenirken, ekonominin açılmasıyla haziran – temmuzda yukarı giden endeksin, ağustos ayı ile başlayan düşüşünün devam ettiği ve tarihi olarak en düşük seviyeye gerilediği belirtildi.

Kurlardaki artışın ve enflasyondaki artış eğiliminin devam etmesinin, tüketici güvenindeki bozulmada en önemli unsurlar olduğu kesin. Büyük yabancı gazetelerde, dozu artan biçimde, “kötüleşen ekonominin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın koltuğunu tehlikeye soktuğundan” söz ediliyor. Bu ortamda erken ya da zamanında yapılacak bir seçimde Cumhurbaşkanlığı’nı tekrar kazanmasının çok zor olacağı belirtiliyor.

İçeride yapılan anketlerde de AKP’nin oy kaybının giderek hız kazandığı görülürken bunun, ekonomideki bozulma, kurlardaki artış, zamlar ve enflasyondaki yükselişin sürmesine bağlı olduğu tespitleri açıkça görünüyor.

Peki, 20 yıldır iktidarını sürdüren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu gidişatı görmüyor mu? Her ne kadar yakınında bulunanların olayları tüm çıplaklığıyla kendisine anlatamadığı söylense bile bence görmemesi imkânsız.

Piyasalar da bu sorunun yanıtını merak ediyor, bir sürü senaryo belki de bu nedenle son günlerde ortalıkta dolaşıyor.

Belki, gerçekten hâlâ bu kötü gidişatı ve kendisini nasıl etkilediğini görmüyor. Belki, gördüğü halde artık ipin ucunu bıraktı, bir şey yapmak istemiyor.

Belki de gördüğü halde durumu kurtarmaya yetecek gücü kalmadı.

Gerçek nedeni nedir, bilmiyoruz ama zamların, enflasyondaki yükselişin katlanılamaz hale geldiği, bunun mevcut iktidarın şansını iyice azalttığı artık ortada.

Kaynak: Cumhuriyet

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur