Kobanê davası avukatları: “Adil yargılanma hakkı sağlanmazsa duruşmalara katılmayacağız”

Kobanê davasında mahkeme heyeti, avukatların taleplerini kabul etmedi. Duruşma sonrası açıklama yapan dava avukatları, “Artık bu duruşmayı devam ettirmemiz mümkün değil. Heyet kararını vermiş. Biz bu suça ortak olmayacağız” dedi

Kobanê davası avukatları: “Adil yargılanma hakkı sağlanmazsa duruşmalara katılmayacağız”

IŞİD’in Kobanê’ye yönelik saldırıları karşısında 6-8 Ekim 2014’te gerçekleştirilen eylemler gerekçe gösterilerek aralarında HDP eski Eş Genel Başkanları ve HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu 21’i tutuklu 108 kişi hakkında açılan Kobanê Davası’nın 7. duruşması Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü.

Duruşmada savunma avukatları, mahkeme başkanının sanıklardan ısrarla savunma almaya çalışmasına karşı çıkarak, “Birilerinin çıkıp ‘bu davayı bitirin’ sözlerine mi uyuyorsunuz. Şu andan itibaren yargılamayı sürdüremezsiniz” derken, mahkeme başkanı da duruşmanın 2022 Ocak’a bırakılmasına yönelik talepleri reddederek, duruşma periyodunun daha önce kararlaştırıldığı şekilde devam etmesine karar verdi. Mahkeme, Dilek Yağlı ve avukatların reddi hakim taleplerini CMK’nin 31’inci maddesi uyarınca geri çevirirken, reddi hakim talebine karşı yapılacak itiraza dair ara karar kurmayan mahkeme başkanı duruşmaya yarına kadar ara verdi. Mahkemenin ara kararına itiraz eden avukatlar, sıralara vurarak ve alkış tutarak protesto etti. Salonda bulunan tutuklu siyasetçiler de protestoya zılgıt çekerek destek verdi

Duruşma sonrası Kobanê davası avukatları adına konuşan Av. Cihan Aydın, “Artık bu duruşmayı devam ettirmemiz mümkün değil. Heyet kararını vermiş. Biz bu suça ortak olmayacağız. AİHM kararına uymayan bir heyet savunma makamıyla iş birliği yapmayan bir heyetle aynı ortamda bulunamayız. Adil yargılanma hakkı sağlanmazsa duruşmalara katılmayacağız. Bunlar sağlandıktan sonra biz ve müvekkillerimiz duruşma salonunda olmaya hazırız” dedi.

Susma hakkı  

Duruşmada söz alan Avukat Zeynep Sedef Özdoğan, mahkemenin savunma yapmayan siyasetçiler için savunma yapmadıkları halinde susma haklarını kullanılmış sayılacaklarını belirtmesine dair “Susma hakkı işkence yasağını destekleyen bir düzenlemedir” diyerek, BM İnsan Hakları Beyannamesi’ne işaret etti.

Siyasetçilerin susma hakkını kullanmak istemediğini kaydeden Av. Özdoğan, savunma yapmak istediklerini belirtti. İddianame ve yargılamadaki hukuksuzluklardan bahseden Av. Özdoğan, “Bunlar olmasaydı, biz de savunma yapmaktan geri durmazdık” dedi.

Duruşma periyodu

Avukatların beyanlarını alan mahkeme başkanı, bu duruşma için sağlık mazereti, başka mahkemede duruşması bulunduğu belirtilen sebepler ve diğer nedenlerle müşteki vekilleri, sanık müdafileri ve sanıklar tarafından sunulan mazeretlerin kabulüne; avukatların duruşma periyodu ile bir kısım yakalanmayan siyasetçilerin davalarının tefrik edilmesi talebini reddetti.

Cezaevindeki sıkıntıları anlattı

Ardından ilk savunmasını yapmayan siyasetçilere söz verildi. Bulunduğu cezaevinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) duruşmaya bağlanan HDP eski MYK üyesi Bülent Parmaksız, savunma yapmadı, ancak bazı beyanlarda bulunarak cezaevinde yaşadıkları sorunları anlattı. Pandemide gelen birçok kısıtlamanın “normalleşmeye” rağmen kaldırılmadığını dile getiren Parmaksız, “Yeni normalleşme şöyle; önceleri iki kere sayım yapılıyordu, şimdi sayım sayısı üçe çıkarıldı. Her gün bunu yapıyorlar. Sabah saatlerinde personel kalabalık geliyor, 3-4 kişi hücreye giriyor ve sayım yapıyor. Gece saatlerinde dahi arama yapılıyor ve bunun devam edeceğini söylediler” dedi. Bu uygulamayı kabul etmediklerini belirten Parmaksız, “Sıkıyönetim dönemlerinde bile bu uygulama yok” dedi.

“Niye acele ediyorsunuz?”

Davayı açmak için altı yıl beklediklerini ifade eden ve “Şimdi niye acele ediyorsunuz” diye soran Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü:

Üzerinizde baskı var, farkındayım. Tek başınıza sizi günah keçisi ilan etmiyoruz. Siz de bir yanıyla bu baskının mağdurusunuz ama baskı aygıtının bir parçasısınız. Bu sürecin böyle gitmeyeceğini siz de çok iyi biliyorsunuz. Mevcut kapitalist sistemde hukuk siyasetin sınırları içindedir ve çıkarlarını hesap etmek durumundadır. Ama hukukun sınırlarını genişletmek diye bir şey var. İktidar da o vaatlerle başa geldi. Ama siyasetin müdahalesi sürekli artıyor. Siyasi anlamda bu kadar sıkışan bir şeyi sürdüremezsiniz.

“Muhalefeti dövmek istiyorlar”

Davaya dair iktidar yetkililerinden gelen açıklamaları hatırlatan Parmaksız, “Amaç sadece HDP’ye zarar vermek değil bizim üzerimizden muhalefeti dövmek istiyorlar. HDP üzerinden muhalefeti şeytanlaştırmak istiyorlar. Mevcut yönetim, siyaseti dizayn etmeye çalışıyor. 6 yıldır süren süreci bir an önce bitirmek istemenizin nedeni bu. Belki de seçim olacak. Bu dosyanın istinafta ya da Yargıtay’da bozulacağını da çok iyi biliyorsunuz” diye konuştu.

“Altı yıl neden beklediniz?”

“AİHM kararını uygulamak için neden acele etmiyorsunuz?” diye soran Parmaksız, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:

Altı yıl neden beklediniz? AİHM, MYK açıklamasına dair ‘ifade özgürlüğü sınırları içerisindedir’ dedi. Ama siz bu kararı uygulamıyorsunuz. Bizi çok ağır suçlarla itham ediyorsunuz. Ama hemen savunma vermemizi istiyorsunuz. HDP’ye yönelik kapatma davası da açıldı. 16 Aralık’a kadar yazılı savunmamı göndermek zorundayım. Ben şu an onunla uğraşıyorum. Ama bu davaya dair de savunmamı hazırlıyorum. Fakat ilk etapta önümde AYM’ye vereceğim savunma var. Hangi birini yetiştireceğim. Siyaset böyle istiyor diye hukuku bu kadar eğip bükemezsiniz.”

Parmaksız’ın konuşmasının ardından mahkeme başkanı, “Duruşmaya bir saat ara veriyoruz. Aradan sonra savunmaya devam edilecek” dedi. Mahkeme başkanının sözüne itiraz eden Parmaksız, “Ben savunma vermedim, bu savunma değil” dedi. Mahkeme başkanı, “Tamam değilse değil, ara veriyoruz” diyerek sesini yükseltti.

“Onurumuzu kimseye çiğnetmeyiz”

Duruşma, verilen bir saatlik aranın ardından HDP eski MYK üyesi Bülent Parmaksız’ın konuşmasıyla devam etti. Savunma yapmadığını tekrar hatırlatan Parmaksız, “Ben savunma yapmıyorum ve bir süre daha savunma yapmayacağım. Savunma yapmadığımı anlatmak için söz aldım. Bu susma hakkı değil, biz susma hakkının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bize işkence yapanlara karşı susarız. Onurumuzu kimseye çiğnetmeyiz. Ama burada susma hakkımı kullanmıyorum. Kendilerinden o kadar emin olsalardı Meclis’te Kobanê’ye dair verilen tüm önergeleri reddetmezlerdi. Savunmamı yapabilmem için makul bir süre istiyorum” dedi.

Mahkeme başkanının ısrarı

Bülent Parmaksız’ın savunma yapmadığını belirtmesine rağmen mahkeme başkanı ısrarla dosya kapsamında sorular sordu. Parmaksız savunma yapmadığını belirterek, soruları yanıtsız bıraktı.

Parmaksız’ın konuşmasının ardından mahkeme başkanı, “Parmaksız savunmasını daha sonra yapacağını bu aşamadaki beyanlarının savunmaya yönelik olmadığını savunma için süre istediğine dair gerekçeleri olduğunu beyan etmekle sanığın müdafi bulunduğu oturumda savunmasının alınmasına karar verildi” dedi.

“Ağır bir yükün altındasınız”

Mahkeme başkanı, Antalya Cezaevi’nden Sincan Cezaevi’ne getirilen kadın hakları savunucusu Aynur Aşan’a savunma yapıp yapmayacağını sordu. Savunma yapmayacağını belirten Aşan, bazı hususlar üzerine beyanlarda bulunmak için söz aldı. Aşan, mahkemeye, “Hakikat ve adalet yolunda Allah size yardımcı olsun, ağır bir yükün altındasınız” dedi. Savunma vermek için henüz hazır olmadığını ifade eden Aşan, “11 Ekim’de iddianame elime ulaştı. 3 bin 530 sayfalık iddianame var, ek klasörler elime ulaşmadı. Bu nedenle hazırlanmam için uzun bir süreye ihtiyacım var” ifadelerini kullandı.

Aşan’ın talebi

Aşan, Antalya’dan getirildikten sonra Sincan L-3 Kapalı Cezaevi’ne alındığını ifade etti. Bir buçuk aydır izolasyonda olduğunu aktaran Aşan, aynı dosyada yargılandığı kişilerin yanına gitmek için dilekçe verdiğini, ancak reddedildiğini belirtti.

Tek başına tutulduğunu dile getiren Aşan, “Bronşit ve kalp rahatsızlığım var. Bu mahkeme hem sağlığımızdan hem de güvenliğimizden sorumlu, aynı dosyada yargılandığımız arkadaşlarla kalabilmeliyiz. Mahkemenin bu hususta bir karar vermesini istiyorum. Çünkü ben beş kere dilekçe verdim, cezaevi, bu hususta karar vermenin ellerinde olmadığını söyledi” ifadelerini kullandı.

25 Kasım vurgusu

HDP MYK üyesi Dilek Yağlı ise savunma yapmayacağını, bu durumun susma hakkını kullandığı anlamına gelmediğini söyledi. Yağlı, “Savunmamı daha sonra yapacağım. Bir 25 Kasım’ı daha geride bırakırken kadına yönelik şiddetin daha da arttığını görüyoruz. Söz sahibi olup alanda olan tüm kadınları selamlıyorum” dedi.

Adil yargılama hakkı

Geçen celse kurulan ara kararda maddi hataların olduğunu belirten Yağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

8 Kasım’da size sağlık nedenleriyle bir gerekçe sundum ancak sizin neye dayanarak mazeret dilekçemi reddettiğinizi biliyorum. Karar elime ulaştığında mazeret dilekçemin dosyaya alınmadığını gördüm. Dilekçenin yanıtını almak istiyorum. Biz nereye yetişmeye çalışıyoruz. Ben MYK üyesiyim. Altı yıl sonra açılan ve sizin de iddianameyi kabul etmenizin ardından başlayan kovuşturmanın hukuksuzluğu ile karşı karşıyayız. Bir hafta ara verilecek şekilde bir duruşma periyodu koydunuz. Bu durumda savunma yapmak istediğimizi bildirmemize rağmen siz susma hakkımızı kullanmış sayılacağımızı söylüyorsunuz. Biz gerçekleri tekrar tekrar dile getiriyoruz. Adil yargılanma hakkının ihlali açısından makul sürenin göz önüne alınmasını istiyoruz. Gerçekleri anlatmak için makul sürelerin verilmesini istiyoruz. İlerleyen aşamalarda, özellikle adil yargılanma hakkının sağlandığı koşullarda savunmamı yapacağım.”

Yağlı, mahkeme heyetini reddettiğini ifade etti.

Savunma alma ısrarı

Sizi savunma yapmak üzere çağırdım” diyen mahkeme başkanına Yağlı, “Hayır ben savunma vermiyorum, bu durumda ne yapacaksınız?” yanıtını verdi. Mahkeme başkanı, “Görürsünüz” diyerek soru sormaya başladı. Mahkeme başkanının sorularına karşı, savunma vermediğini, bu nedenle de soruları yanıtlayamayacağını ifade eden Yağlı, heyeti reddettiğini tekrarladı.

Üst mahkemeye itiraz

Mahkeme başkanı, Yağlı’nın reddi hakim talebinin duruşmayı uzatmaya yönelik olduğunu öne sürerek talebin geri çevrilmesine itiraz için üst mahkemeye başvurulmasına karar verdi. Yağlı, mahkeme başkanının savunma almadaki ısrarı üzerine, reddi hakim talebinin reddedilmesine ilişkin üst mahkemeye itiraz edeceğini belirtti.

“Böyle yargılama yapamazsınız”

Salonda bulunan avukatlar “Sorguya hazır değilim diyen birinin sorgusunu almaya zorlayamazsınız. Böyle yargılama yapmanıza izin vermeyeceğiz” diyerek mahkeme başkanına karşı çıktı. Mahkeme başkanının savunma yapılmış gibi sorular sorması üzerine İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, şunları kaydetti:

Zabıt katibine sesleniyorum. Müvekkilimin reddi hakim talebinin reddine itiraz ettiğini zapta geçin. Siz az önce dediniz ki zabıt katibine yapacağı reddi hakim talebine itirazı. Eğer zabıt katibi talebi zapta geçmiyorsa zabıt katibini de reddediyoruz. Burada yargılama yaptığınızı söylüyoruz. Biz stajyerlere ceza yargılamalarının nasıl yapılması gerektiğini söylüyoruz, burada da belirteceğim. Keyfinize göre yargılama yapamazsınız. Müvekkilim iki aylık sürenin kendisine yetmediğini söyledi, ancak ısrarla savunma almaya çalışıyorsunuz. 300 küsurluk dava klasörünün ne kadarını okuyabildiniz? Günde kaç sayfa okuyorsunuz? Günde dört klasör okumaya başlarsanız 80 güne ihtiyacınız olur. Biz buraya esir kampına gelir gibi geliyoruz. Siz buraya arkadan gelirken, biz buraya gelirken isimlerimiz kayda alınıyor ve fişleniyoruz. Nerede var bu uygulama? Almanya Nazi’si gibi. Burada bizden çok asker var, kimden korkuyorsunuz. Müvekkilim hazır olmadığını söylediği için mi yargılamayı uzatmak istiyor. Bir aylık süre istedi sizden. Dosyalara bakmadan hazırlanmadan bir savunma mı yapsın? Yaptığınız şey yargılama değil. Sanıklara süre verin. Size tavsiyem o klasörleri siz de okuyun. Sizin de buna ihtiyacınız olacak. Şu andan itibaren yargılamayı sürdüremezsiniz, reddediyoruz ve bu talebi üst mahkemeye göndermek zorundasınız.

“Birilerinin sözlerine mi uyuyorsunuz?”

Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren ise adil yargılama konusunda Anayasa’da maddenin çok açık olduğunu ve CMK’de savunma hakkının düzenlendiğini belirterek, “AİHM’in bir sözleşmesi de var, savunma konusunda yeterli sürenin verilmesine yönelik. Siz ne yapıyorsunuz? Davaya yeni atanmışsınız, doğal hakim değilsiniz. Geçmişte özel mahkemeler kuruluyordu ve bugün özel olarak sizi tanımlamıyorlar. Ama sanırım bu duruşmada sadece SEGBİS kaydı alınmıyor, birileri bir yerlerden de izliyor. Bu davanın neden açıldığını biliyorsunuz. Madem hepimiz bunu biliyorsunuz, bari savunma hakkına saygı gösterin. 320 klasör, bin klasöre ulaştı. Bunu okumak yılları bulur. Celse arasında yeni belgeler tebliğ edildi. Sizden çok değil birkaç ay isteniyor. Birilerinin çıkıp ‘bu davayı bitirin’ sözlerine mi uyuyorsunuz?” diye sordu.

Mardin Baro Başkanı İsmail Elik, Urfa Baro Başkanı Velat İzol ve Batman Baro Başkanı Erkan Şenses da özel bir yargılamanın yürütülmeye çalışıldığını ifade ederek, adil yargılama hakkı için gerekli sürenin verilmesi gerektiğini vurguladı.

“Devletin ajanısınız”

Duruşmada söz alan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) 2’nci Başkanı Ümit Büyükdağ, salonda bulunan çevik kuvvet polislerini göstererek, “Polislerin buraya gelmesine nasıl izin verdiniz. Çevik kuvvet polislerinin burada olmasıyla nasıl bir yargılamanın yapıldığını gösteriyor zaten. Sanırım bu dosya için özel olarak bulundunuz ki, 3 bin 530 sayfalık iddianameyi ve klasörleri ‘okudum’ diyorsunuz. Siz nasıl okudunuz bunları ve hangi hakla savunma verilmesine zorluyorsunuz” dedi.

Mahkemenin bir önceki duruşmanın ara kararında savunma için süre istenilmesine Fransa’da görülen IŞİD yargılamalarını gerekçe gösterdiğini hatırlatan Av. Büyükdağ, “Size nasıl bilgi verildi bilmiyorum ama orada 12 tutuklu var sadece. Burada avukatları hizaya sokmaya çalışacağına örnek gösterdiğiniz dosyaya bakın. Siz şu adan devleti temsil ediyorsunuz, devletin ajanısınız. Müvekkillerin bir kısmı sizi reddetti. Avukatlar sizin talebi reddinizi de reddetti. Artık kalem dahi oynatamazsınız. Bari yargılamayı kılıfına göre, yapın ve makul bir süre verin” ifadelerini kullandı.

HDPyi kapatma davası

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanı İlknur Alcan ise “Zannedersem siz iddianamenin tebliğini sanıkların üzerine atılan suçları anlaması açısından yeterli sanıyorsunuz. Ancak dosya tebliğleri devam ediyor. Geçen hafta 500 sayfalık tebliğler yapıldı ve bunların okunması, incelenmesi zaman alıyor. Dosyaya sürekli yeni evraklar geliyor ancak siz bazılarını tebliğ etmiyorsunuz. Biz bunlar doğrultusunda savunmalarımızı hazırlanıyoruz. Siz bunları bize tebliğ etmek zorundasınız” dedi.

AİHM kararlarına dikkat çeken Alcan, şunları kaydetti:

Ülkemizde Bahçeli, Erdoğan, Soylu size talimat verircesine beyanlarda bulunuyor. Devlet Bahçeli bir açıklama yaparak parti kapatma çağrısında bulundu. Biz bu dosyanın ne kadar önemli olduğunu, HDP kapatma davasına dayanak yapılacağını dosyada unuttuğunuz evraktan öğrendik. Korkmakta haklısınız. Mahkeme başkanı ve üyelerinin başına gelenleri biliyorsunuz.

“Aklımızla alay mı ediyorsunuz?”

Mahkemenin bir önceki ara kararda yer alan “savunma vermeyenlerin susma hakkı kullandı sayılacak” ifadeleri hatırlatan Alcan, “Susma hakkı, siz işkence yöntemi olarak uygulayın diye getirilen bir hak değil. Siz 500 klasörü okudunuz mu? Biz hiçbirimiz okuyamadık, iş bölümü yaptık ve okumaya devam ediyoruz. Siz nasıl okudunuz da tutuk incelemesinde karar alıyorsunuz. Siz aklımızla alay mı ediyorsunuz?” dedi.

HSK’ye yaptıkları şikâyeti hatırlatan Alcan, “Israrla savunma almaya çalışmanız açık bir şekilde savunma ve adil yargılanma hakkına aykırıdır. Duruşma zaptını bize tebliğ dahi etmediniz. HDP kapatma davasına gerekçe olarak bu davayı bir an önce bitirmeye çalışıyorsunuz. Biz delillerin peşindeyiz ama siz bir an önce dosyayı kapatma peşindeyiz” ifadelerini kullandı.

Talimat zinciri 

Av. Şevin Kaya ise şimdiye kadar görülen duruşmaları hatırlatarak şunları kaydetti:

Bunca celsedir iki hafta duruşma bir hafta ara verildi. Heyet üyeleri değişiyor peki dosyaya ne kadar hakimler? Bize açıklama yapmak zorundasınız. Bunu yapmıyor üstüne bizi itham ederek müvekkillerimizi tehdit ediyorsunuz. Buradaki hiçbir avukat duruşma periyotlarını kabul etmedi. Ancak siz önceki tutanaklar gelmeden yeni bir duruşmaya başlıyorsunuz. Bir üst mahkemenin vereceği kararı beklemek zorundasınız. İtiraz süresi bitmeden duruşma yapamazsınız, bu şekilde Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ni de yok sayıyorsunuz. Biz sizin talimat zincirinizde değiliz. Bu dosyanın bizim diğer dosyalarımızdan daha önemli olduğunu söylüyorsunuz. Bize talimat veremezsiniz. Burada değerlendirme yapacak olan siz değilsiniz. Nasıl savunmanlık yapacağımızı bize söyleyemezsiniz. Bu şekilde bir yargılama yapmayı kabul ettiremeyeceksiniz.

“Duruşma periyodu işkencedir”

Mahkemenin İstanbul’a bu dosya için salon ayrılması talebinde bulunduğunu ifade eden Kaya, “İstanbul size ‘Size tahsil edebileceğimiz bir salonumuz yok’ diyor” dedi.

Ne kendilerinin ne de müvekkillerinin yargılanmaktan kaçtığını dile getiren Kaya, “Yıllardır gerçekleri mahkeme salonlarında müvekkillerimizden zaten dinliyoruz. Fransa’daki DAİŞ yargılamalarından bahsettiniz. Muhtemelen bu da size talimat olarak geldi ki Fransa’daki yargılamaları takip ettiğinizi düşünmüyorum. Siz AİHM kararını uygulamadığınız bir dosyada gelip bizden Fransa’daki bir yargılamadan söz edemezsiniz. Hazır ara kararlara işlemişsiniz ama onu bile tam olarak öğrenememişsiniz. İki hafta duruşma bir hafta ara şeklindeki duruşma periyodu işkencedir. Siz ‘susma hakkı kullandılar’ diyerek savunmaya zorlayamazsınız. AİHM’in de emrettiği şekilde bir süre vermenizi talep ediyorum” diye konuştu.

“Onları susturun”

Söz alan Av. Cihan Aydın ise şu ifadeleri kullandı:

Bitireceğiz. Özgürlükleri kısıtlanan bizim müvekkillerimiz. Bu davanın hızlı bir şekilde yapılmasını biz de isteriz ama adil yargılama hususlarına uygun yürümemiz lazım. Ama siz, bizim yokluğumuzda hem bizi hem de müvekkillerimizi tehdit etmişsiniz. Bu duruşma salonunda tehdide maruz kalacak en son biziz. Bu dava başladığından bu yana siyasi aktörler yalan yanlış ithamlarda bulundular. Susturmak istiyorsanız, onları susturun. Yüreğiniz yetiyorsa onlar hakkında suç duyurusunda bulunun. ‘Devam eden bir yargılamaya talimat veremezsiniz’ deyin. Ama biz ne kendimizi ne de müvekkillerimizi bu hukuksuzluk karşısında ezdirmeyiz. Daha önce de çok yaptılar. Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi başkanlarından Menderes Şahin de aynısını yaptı. Ama o şimdi hapiste, biz beraat ettik. Bu tehditlerinizden vazgeçin.

“Siz reddedilmiş bir mahkemesiniz”

Dosyanın yıllarca kendilerinden kaçırıldığını ifade eden Av. Aydın, “Fransa hukukuyla karşılaştırırken bu işin Fransa’da ne şekilde yürütüldüğüne de bakın. Fransa’da AİHM kararını uygulamayan bir mahkeme heyeti var mı?” diye sordu.

Dilek Yağlı’nın reddi hakim talebini ve avukatların talebin reddi üzerine yaptıkları itirazı hatırlatan Av. Aydın, “Siz reddedilmiş bir mahkemesiniz. Yargılamayı durdurun. 17-21 Ocak tarihleri arasında bizler hem avukatlar hem de müvekkillerimiz olarak gelip yargılamaya başlamak istiyoruz” dedi.

Mahkeme başkanına bu talep doğrultusunda bir ara kararın kurulmasını isteyen Aydın, “Aksi bir kararda biz salonu terk edeceğiz” dedi. Mahkeme heyetini yargılamaya yönelik tutumları nedeniyle reddettiklerini söyleyen Av. Aydın, başkan ve üyelerin isimlerini saydı.

Ara karar

Ardından avukatların talepleri doğrultusunda ara kararını açıklayan mahkeme başkanı, tensip zaptında duruşmanın 25 Nisan 2021 ve devam eden günlerde süreceğine dair ara karar kurulduğunu ifade ederek, “Yargılama sürecinde, davanın başlangıcında, o dönemdeki heyetin de reddedildiği, sonraki süreçlerde duruşmalara devam edildiği, bir kısım sanık müdafilerinin duruşmanın bu şekilde kesintisiz yapılmasının zor olacağını, sürdürülebilir olmadığını beyan etmeleri üzerine o dönemdeki heyetçe duruşmaların iki haftalık periyotta devam etmesi bir hafta ara verilmesi şeklinde karara bağlandı. Sonraki süreçte bir kısım sanık müdafilerinin talepleri üzerine iki haftalık periyotta çarşamba günlerinin duruşma yapılmaksızın sürdürülmesine ve periyodun bu şekilde işlemesine karar verildiği, sanıkların ve müdafilerinin savunma için yeterli zaman olmadığını haziran ayında belirtmeleri üzerine duruşmanın eylül ayına bırakıldığı görüldü” dedi.

Değişiklik yapmadı

Mahkeme başkanı ara kararını yazdırmaya devam ederken, avukatlar duruşmalara ara verilen tarihin adli tatil tarihi olduğunu hatırlatarak, bu şekilde zapta geçirilmesine itiraz etti. Ara kararını kurmaya devam eden mahkeme başkanı, duruşmanın 2022 Ocak’a bırakılmasına yönelik talepleri reddederek, duruşma periyodunun daha önce kararlaştırıldığı şekilde devam edilmesine karar verdi.

Reddi hakim talebi

Mahkeme, Dilek Yağlı ve avukatların reddi hakim taleplerini CMK’nin 31’inci maddesi uyarınca geri çevirirken, reddi hakim talebine karşı yapılacak itiraza dair ara karar kurmayan mahkeme başkanı duruşmaya yarına kadar ara verdi.

Mahkemenin ara kararına itiraz eden avukatlar, sıralara vurarak ve alkış tutarak protesto etti. Salonda bulunan tutuklu siyasetçiler de protestoya zılgıt çekerek destek verdi.

Kobanê Davası avukatları: Artık duruşmalara katılmayacağız

Kobanê davasının 7. duruşmasının ardından avukatlar, duruşmaya katılan kitleyle birlikte Sincan Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yaptı.

Açıklamada konuşan Avukat Cihan Aydın, “Neresinden tutarsanız elinizde kalacak olan bir hukuki alt yapısı bulunmayan bir dava için Sincan yerleşkesindeyiz. Daha davanın 8. ayında mahkeme başkanı ve bir mahkeme üyesi değiştirilmiş durumda. Bunun siyasi saiklerle yapıldığını biliyoruz” dedi.

“Bu suça ortak olmayacağız”

Yargı mekanizmasının nasıl dizayn edildiğini bildiklerini ifade eden Av. Aydın, “Artık bu duruşmayı devam ettirmemiz mümkün değil. Heyet kararını vermiş. Biz bu suça ortak olmayacağız. AİHM kararına uymayan bir heyet savunma makamıyla iş birliği yapmayan bir heyetle aynı ortamda bulunamayız. Adil yargılanma hakkı sağlanmazsa duruşmalara katılmayacağız. Bunlar sağlandıktan sonra biz ve müvekkillerimiz duruşma salonunda olmaya hazırız” diye konuştu.

“Dahil olmayacağız

Adil yargılama koşulları sağlandığında savunma yapacaklarını yineleyen Av. Aydın, “Müvekkillerimize gönderilen binlerce sayfalık malzemelerin incelenmesi için süre verilmedi. Biz buna dahil olmayacağız. Uygun koşullar sağlandığında hesaplaşmaya hazırız. Uygun koşullar sağlandığında müvekkillerimiz de elbette bu salonda savunma verecek. Bizler hukukun ayaklar altına alındığı durumda salonunda bulunmayacağız. İki hafta sürecek olan duruşmalara katılmayacağız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mezopotamya Ajansı

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur