Kadınlar erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa ve cezasızlık politikalarına karşı dört bir yanda sokaktaydı

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadınlar, Türkiye’nin dört bir yanında erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa ve cezasızlık politikalarına karşı sokakları doldurdu

Kadınlar erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa ve cezasızlık politikalarına karşı dört bir yanda sokaktaydı

Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde sokaklarda. Artan erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa ve cezasızlık politikalarına karşı seslerini yükselten kadınlar, bir çok kentte meydanları doldurdu.

İskenderun

İskenderun Kadın Platformu, 12.30’da Bit Pazarı’nda buluştu. “Şiddete, savaşa, erkek egemenliğine, ekonomik krize karşı isyandayız” yazılı pankart açılan eylemde basın açıklamasını İskenderun Kadın Platformu Dönem Sözcüsü Filiz Dağ okudu.

Kadınlar bu dönemde ekonomik şiddeti can yakıcı haliyle yaşıyor . Artan sömürü, şiddet ve yoksulluk ise en çok biz kadınları etkiliyor. Pandemi döneminde erkeklere oranla işini kaybeden kadınların oranı yüzde 32 daha fazlayken, ev içi iş yükü artışı ise yüzde 65 daha fazla. Evlerin içi kadınlar ve kız çocukları için daha çok yükün, daha çok şiddetin ve daha çok baskının alanı haline geldi, geliyor” diyen Dağ, halk ekonomik kriz ile boğuşurken 2022 yılı içinde “savunma ve güvenlik” başlığıyla savaş bütçesinin yüzde 30 arttığına dikkat çekti.

Hopa

Kadınlar, Hopa Kadın Platformu’nun çağrısıyla Hopa Meydanı’na yürüyüş yaptı. “Kipriğimiz düşmeyecek” yazılı pankart taşıyan kadınlar erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa ve cezasızlık politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Eylemde okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Artık her geçen günden daha fazla mücadelenin içinde olmalıyız. Şiddete karşı mücadele etmek aynı zaman da yoksulluğa, sömürüye ve krizin faturasını ödemeye karşı mücadele etmek demektir. Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkmayı, birlikte öğrenmeyi, birlikte güçlenmeyi istemeli, bunun yol ve yöntemlerini hep birlikte geliştirmeliyiz. Bize ne yapmamız gerektiğini dayatanlarla uzlaşmayacağız. Bu kavga bu yaşam bizim. Güzelliklerden yana başka bir hayat mümkün. Şiddetsiz  ve özgür yaşamak hakkımız. Umutsuzluğa yer yok, hiç bir kız kardeşimizin kipriği yere düşmesin.

İzmir

İzmir Kadın Platformu’nun çağrısıyla Alsancak ÖSYM önünde toplanan kadınlar, Kıbrıs Şehitleri Caddesi boyunca yürüyüş yaptı. “Evde, sokakta, işte, kampüste şiddet her yerde… Çare örgütlü mücadele” yazılı pakart taşıyan kadınlar Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

İzmirli kadınlar olarak her yıl olduğu gibi bu yıl da 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde her tür şiddete, tacize, tecavüze, istismara, kadın katliamlarına, LGBTİ+lara yönelik nefret söylemlerine, haklarımıza yönelik saldırılara, ceza evlerinde yapılan çıplak aramaya, yoksulluğa, güvencesiz çalışmaya, mobbinge karşı sokaklarda, meydanlarda, alanlardayız.  Yaşam hakkımızı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Mirabel Kızkardeşlerden aldığımız güçle buradayız, dayanışmamızdan, birlikteliğimizden aldığımız güçle buradayız.

Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı sesimizi yükseltmek hesap sormak için isyandayız. Bu düzeni değiştirene kadar şiddete uğrayan, ezilen ve sömürülen kadınların her biri için dayanışarak, örgütlenmeye devam edeceğiz.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı asla kabul etmiyoruz. Aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi’nin ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün(ILO) kabul ettiği 21 Haziran 2021 de yürürlüğe giren iş yerinde şiddeti ve tacizi önlemeyi amaçlayan 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin bir an önce imzalanması gerektiğini vurguluyoruz. 6284’ün uygulanmasını, ekonomik, sosyal, hukuksal önlemlerin derhal hayata geçirilmesini istiyoruz.
Biz kadınlar şiddetin, yoksulluğun olmadığı eşit ve adil bir yaşam istiyoruz. Bu yaşamı, Mirabel kardeşlerin özgürlük mücadelesinden ve tüm kız kardeşlerimizden aldığımız güçle hep birlikte kuracağız.

Eskişehir

Eskişehir Demokratik Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar Espark Bağlar kapısı önünde toplanıp adalar Migros önüne kadar bir yürüdüler. Yürüyüşte iktidarın kadın düşmanı politikaları teşhir edilirken, ekonomik kriz ve kadın yoksulluğu ile ilgili sloganlar atıldı. Kadınlar ayrıca 2 Eylül’den beri Eskişehir’de kayıp olan Iraklı kadın Sally’nin de akibeti sordu. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Bu sene de ülkenin her yerinde olduğu gibi Eskişehir’de de 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde; şiddete uğrayan, ezilen, ayrımcılığa uğrayan, yok sayılan yoksulluğa mahkûm edilen tüm kadınlar için alanlardayız.

Biz kadınlar sokaktayız. Sokakları terk etmeyeceğiz. Erkekler tarafından öldürülen, tacize tecavüze uğrayan kız kardeşlerimizin yasını tutmaktan bıktık. Öfkeliyiz. Örgütlü mücadelemizin gücüyle, isyan çığlıklarıyla buradayız. Haklarımızı ve hayatlarımızı almaya çoğalarak geliyoruz.

Dersim

Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım eylemi yağmura rağmen Seyid Rıza Meydanı’nda yapıldı. “Şiddet kaderimiz değil, birlikte değiştireceğiz. 25 Kasım’da sokaktayız” yazılı pankartın açıldığı eylemde, basın metnini okuyan Fatoş Argın, “Şiddet her yerde katmerlendiği gibi kentimizde de katmerleniyor. Neredeyse iki yıldır Gülistan Doku’dan haber alamıyoruz. Kentimizde fuhuş çetesi gibi önemli iddialar gündeme geliyor. Bu iddiaların araştırılması ve gereğinin yapılmasını istiyoruz” dedi.

Edirne

Edirne’de kadınlar Antik Park önünde toplanarak PTT’ye yürüyüş yaptı.  “Eşitlik ve özgürlük mücadelemizden vazgeçmiyoruz” yazılı pankart taşınınan yürüyüşün ardından Edirne Kadın Platformu adına Firdevs Selvili basın açıklamasını okudu.

“Biz kadınlar bugün dünyanın dört yanında eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları ve şiddeti üreten erkek egemen sisteme karşı isyanımızı meydanlara taşımak, kadın dayanışmasının sınırları aşan gücüyle buluşmak ve itirazlarımızı hep birlikte daha fazla duyurmak için yine alanlardayız” diyen Selvili, “Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ”kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir” ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer” sözleriyle dayanışma çağrısı yaptı.

 

Diyarbakır

Diyarbakır’da yoksulluğa ve erkek şiddetine karşı yürüyen kadınları polis engellemeye çalıştı. Çevik kuvvet, çok sayıda kadını darbetti. Kadınlar saldırıya rağmen yürüyüşlerine devam etti.

Trabzon

Kadınlar, Trabzon Demokratik Kadın Platformu’nun çağrısıyla Meydan Park’ta bir araya geldi. “Krize, şiddete ve kadın düşmanlığına karşı sokaklardayız” diyen kadınlar kadın yoksulluğuna ve cezasızlık politikalarına dikkat çekti.

Eylemde basın açıklamasını Nermin Karsan okudu. “AKP’nin yıllar geçtikçe artan kadın düşmanı politikaları, adaletin erkeklik krizini gün geçtikçe derinleştirdi” diyen Karsan konuşmasında, “Buradan bir kez daha söyleyelim İstanbul sözleşmesi kadınların yaşam garantisidir. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı kız kardeşlerimiz sokak ortasında şiddete uğramayacak, katledilmeyeceklerdi. İstanbul Sözleşmesi’nden asla vazgeçmeyeceğiz. İstanbul sözleşmesi biziz. İstanbul Sözleşmesinden çekilen ve kadın cinayetlerinin önünü açanlardan, kız kardeşlerimiz için hesap soracağız” ifadelerine yer verdi.

Dikili

Dikili Kadın Platformu’nun çağrısıyla saat 17.00’de Bülent Ecevit Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar Atatürk Meydanı’na yürüyüş yaptı. “Hayatımızdan da haklarımızdan da vazgeçmiyoruz” yazılı pankart taşıyan kadınlar meydanda basın açıklaması yaptı.

Eylemde açıklamayı İmral Kırlangıç ve Şirin Ulusoy okudu. “Gerçek bir eşitlik temelinde yazılmış, kadın, çocuk ve LGBT+’ların şiddete karşı korunmasında önemli bir rol oynayan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı gerici  politikaların bir parçasıdır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Dikili Kadın Platformu olarak her yıl olduğu gibi  25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde de yaşam hakkımızı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Dayanışmamızdan, birlikteliğimizden aldığımız güçle buradayız. Sadece burada Dikili ‘de değil,  İzmir’de, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında alanlardayız. Meydanlardayız. Sokaklardayız. Polonya’da kürtaj yasaklarına karşı mücadele eden, Afganistan’da Taliban zulmüne karşı direnen kadınlarız, Danimarka’da, onay olmadan gerçekleşen cinsel ilişkinin tecavüz olduğunun yasalarda tanınmasını sağlayanlarız, her yerdeyiz. Ve Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

Antakya

Hatay Kadınlar Birlikte Güçlü’nün çağrısıyla Atatürk Parkı’nda buluşup Köprübaşına yürümek isteyen kadınların önüne, polis barikatı kuruldu. Yaşanan arbedede kadınlar, darp edildi. Kadınların direnişiyle polis barikatı aşılarak, alkış ve sloganlarla İnönü caddesine kadar yürüyüş yapıldı. “Kadınlara değil katillere barikat”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz”, “Özsavunma Haktır” sloganlarının atıldığı yürüyüş sonrası kadınlar adına Sevilay Elmas basın metnini okudu. Elmas, “Biz kadınlar şiddete, sömürüye karşı, yaşamın özgür özneleri olma mücadelesini uzun yıllardır ve aralıksız bir biçimde sürdürüyoruz.Dünya emeğimiz üzerinde dönüyor. Hayatlarımıza ve emeğimize sahip çıkmaya her koşulda devam edeceğiz” dedi.

Mersin

Mersin Kadın Platformu’nun çağrısıyla toplanan kadınlar Kushimoto Sokağı boyunca yürüyüş yaptı. Yol üstüne barikat kuran polis yürümek isteyen kadınlara saldırdı. Çok sayıda kadın darp edildi. Kadınlar kameraların göremeyeceği şekilde tekme ve yumruklarla darp edildiklerini aktardı.

Dirençleriyle barikatı aşan kadınlar feminist isyan koşusuyla ulaştıkları Özgecan Arslan Barış Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek kazanacağımızı biliyoruz. Gücümüzü kadın dayanışmasından alıyoruz. Her kim İstanbul Sözleşmesi’nin geçerliliği yoktur derse, karşısına “İstanbul Sözleşmesi biziz” diyerek dikiliyor, hayatlarımıza, haklarımıza sahip çıkıyoruz.

  • Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı sesimizi yükseltmek hesap sormak için İSYANDAYIZ!
  • Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki binlerce yıllık erkek egemen sömürü düzenine karşı İSYANDAYIZ!
  • Sermayeye, ranta, savaşa aktarılan bütçeye karşı toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe hakkımıza sahip çıkmak için İSYANDAYIZ!
  • Fetvalarıyla ne giyeceğimizi, ne söyleyeceğimizi, nasıl yaşayacağımızı, erkeğe biat ve itaat etmemizi dayatarak  bize sınır çizenlere karşı İSYANDAYIZ!
  • “İstanbul Sözleşmesinin fesih kararına karşı İstanbul Sözleşmesi uygulansın demek için İSYANDAYIZ!
  • Her türlü yasağa ve baskıya karşı eşitlik ve özgürlük için İSYANDAYIZ!
  • Her gün erkek devlet şiddetiyle katledilen kadınlar için İSYANDAYIZ!
  • İşsizliğe, yoksulluğa, güvencesizliğe, gericiliğe, tacize, tecavüze, istismara, kadın katliamlarına karşı İSYANDAYIZ!
  • Ölüme karşı yaşamı, savaşa karşı BARIŞI, Nefrete karşı gökkuşağını savunmak için İSYANDAYIZ!

Hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı, evde, işte,   sokakta, cezaevinde, okulda ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz.

Tarsus

Tarsus Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar saat 18.00’de Yarenlik Alanı’nda Eğitim Merkezi önünde bir araya geldi. “Erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa, güvencesizliğe karşı isyandayız” yazılı pankartın taşındığı eylemde basın açıklamasını Yasemin Yücel okudu:

Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek kazanacağımızı biliyoruz. Gücümüzü kadın dayanışmasından alıyoruz. Her kim İstanbul Sözleşmesi’nin geçerliliği yoktur derse, karşısına “İstanbul Sözleşmesi biziz” diyerek dikiliyor, hayatlarımıza, haklarımıza sahip çıkıyoruz.

Kocaeli

Kocaeli’de kadınlar Cumhuriyet Parkı’ndan İnsan Hakları Parkına yürüyüş yaptı. “İsyandayız” yazılı pankart ile yürüyen kadınlar, “erkek adalet değil, gerçek adalet”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dövizleri taşıdı.

10 farklı kadının okuduğu basın açıklamasında “Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ”kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir” ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer” ifadelerine yer verildi.

Kemalpaşa

Kemalpaşa Kadın Savunma Ağı,Eski Ecevit Tesisi’nde tencere ve tavaları ile buluşarak gece yürüyüşü yaptı. “Özgür ve eşit bir yaşam için feminist özsavunmaya” yazılı pankart taşıyan kadınlar yürüyüşün ardından basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

İstanbul sözleşmesinden çekilme kararı alanlar, faili devlet adamları olan kadın cinayetlerini örtbas edip cezasızlıkla ödüllendirenler, öz savunma uygulayan kadınları adeta ölmediği için cezalandırıyor.

Ölmemek için öldürmek zorunda kalan Çilem Doğan yakın bir zaman önce Yargıtay tarafından 15 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı.

Kendisine 3 yıl boyunca tecavüz eden ve devletin bu tecavüzü önlemediği koşullarda akrabasını öldüren Nevin Yıldırım müebbet hapis cezası aldı.

İçinde olduğu şiddet döngüsünden kurtulmak, hayatta kalmak için öz savunma hakkını kullanan kadınlar cezalandırılırken, fail erkekler cezasızlıklarla ödüllendiriliyor. Buradan bir kez daha söyleyelim Öz Savunma haktır. Gerçek adaleti, eşitlik ve özgürlük mücadelemizi mutlaka kazanacağız.

Antalya

Antalya Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar Kapalı Yol Halk Bankası önünden yürüyüş ile Attalos Meydanı’na geldi. “Yoksulluğa şiddete karşı alanlardayız!” yazılı pankart taşıyan kadınlar burada basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Antalya BES Dönem Sözcüsü Devrim Mol okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Emeğimize göz diken haklarımıza saldıran bedenlerimiz ve hayatlarımız üzerinde tahakküm kurmaya çalışan evdeki işteki Meclis’teki kampüslerde ki ve ekranlardaki tüm diktatör karşı mücadele yükseltiyor isyanımızın sesini sokaklarda yankılatıyoruz.

Pandemi dönemini bahane ederek bizlerin kazanılmış haklarına saldıran iktidar karşısında “İstanbul Sözleşmesi bizim” diyerek doldurduğumuz sokaklarda bugün de “Yoksulluğa ve Şiddette Karşı Alanlardayız” diyerek yine bir araya geldik.

Faşizmin zor aygıtları ile ayakta kalmaya çalışan iktidar savaşlar ile işgaller ile katliamlar ile ölümü ve sömürü hakların çocukların kadınların ve LGbti+’ların fıtratı haline getirmeye çalışıyor ama bizim fıtratımızda isyan var. ölüme karşı yaşam sömürüye karşı özgürlük mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

Tüm gericiliği ile Lgbti+’ların yaşamaklarına saldıranlara karşı omuzomuzayız. Trance cinayetleri politik olduğunu biliyoruz sorumlularının sapkınlar diyerek hedef gösterenler olduğunu da biliyoruz nefretinize karşı aşkımızı bedenimizi var oluşumuzu savunmaya yok saymanıza karşı buradayız diye haykırmaya devam edeceğiz.

Bursa

Bursa Kadın Platformu’nun çağrısıyla Fomara Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar burada basın açıklaması yaptı. Eyleme TTB Genel Başkanı Şebnem Korur Fincancı da katıldı. Platform adına açıklamayı okuyan Simla Mumcuoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Emperyalist savaşlar sonucunda birçok kadın ve çocuk mültecileşirken ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yanında cinsel şiddet tehlikesiyle de karşı karşıya. Mültecilik dünya halklarının kanayan yarası olmaya, en çok da kadın ve çocukları vurmaya devam ediyor. İŞİD, Taliban gibi bizzat emperyalistler tarafından beslenmiş desteklenmiş cihatçı çeteler bulundukları her yerde tehdit olmaya devam ediyorlar.

Biz kadınlar şiddete, sömürüye karşı, yaşamın özgür özneleri olma mücadelesini uzun yıllardır ve aralıksız bir biçimde sürdürüyoruz. Kadın hak ve özgürlüğüne dair bugün ne varsa kadınların yıllardır yürüttüğü mücadelenin sonucu olduğunun farkındayız

Hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı; evde, işte, sokakta, cezaevinde, kampüste ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz ve bir kez daha hep birlikte haykırıyoruz.

Samsun

Samsun Kadın Dayanışması’nın çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Çiftlik Caddesi boyunca yürüyüş yaptı. Yürüyüşün sonunda yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Her gün katlanarak artan kadın katliamı karşısında yapılan (sözde) önlemlerin yetersiz olduğu o kadar ortadadır ki yaşadığımız kentte bile 9 kadın arkadaşımız erkekler tarafından hayattan koparıldı. Tüm kadın ve çocuk cinayetleri iktidarın çocuğun yararını ve kadının güvenliğini gözetmeyen kadın ve çocuk düşmanı uygulamalara devam etmesinin bir sonucudur.Biz kadınlar şiddete, sömürüye karşı, yaşamın özgür özneleri olma mücadelesini uzun yıllardır ve aralıksız bir biçimde sürdürüyoruz.

Kadın hak ve özgürlüğüne dair bugün ne varsa kadınların yıllardır yürüttüğü mücadelenin sonucu olduğunun farkındayız. Emeğimizin gaspı ve bedenimizin denetimine dayalı, tarihsel arka planı çok güçlü eril zihniyetin üzerimizde kurduğu sistematik tahakkümü kırmanın tek yolunun yine sürekli ve örgütlü kadın mücadelesini yükseltmekten geçmekte olduğunu biliyoruz. Biz kadınlar olarak ayrım yapmadan tüm kadınların yanında olmaya ve hep birlikte bu ataerkil sisteme karşı mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.

Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ”kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir” ve bu şiddeti önlemenin en yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer. Biz kadınlar toplumsal alanın her aşamasında varız ve var olmaya devam edeceğiz. Dünya, bizim de emeğimiz üzerinde dönüyor. Hayatlarımıza ve emeğimize sahip çıkmaya her koşulda devam edeceğiz.

Datça

Datça Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Datça Kadın Platformu, Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından serbest kürsü yapan kadınlar buradan Denizliler Sitesi’ne bisiklet sürdüler.

 

Aydın

Didim Kadın Platformu da yaptığı basın açıklamasıyla, “Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlardan hesap soruyoruz” dedi. Didim Kent Meydanında düzenlenen basın açıklamasına Kadın Platforma bağlı sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Didim Cemevi üyesi kadınlar Cemevi’nde toplanarak, katledilen kadınların fotoğraflarıyla Kent Meydanı’na kadar yürüdü. Kadınlar, alanda İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha haykırdı. (Kaynak: Ekmek ve Gül)

Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz…

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur