İkizköy direnişçilerine Çevre ve İklim Sorunları Savunuculuk Ödülü verildi

Türk Toraks Derneği'nin bu yılki Çevre ve İklim Sorunları Savunuculuk Ödülü Validebağ mücadelesi ile birlikte İkizköy Çevre Komitesi'ne verdi. Ödülünü alan İkizköylüler, yaşam alanlarını yok etmek isteyenlere karşı mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı

İkizköy direnişçilerine Çevre ve İklim Sorunları Savunuculuk Ödülü verildi

Türk Toraks Derneği 2021 Çevre ve İklim Sorunları Savunuculuk Ödülü’nü Validebağ mücadelesi ile birlikte İkizköy Çevre Komitesi’ne verdi. Yaşam savunucuları ödülü, direnişlerine dört kolla sarılmış tüm İkizköylü dostlarına adadı.

Toraks Derneği adına Prof. Dr. Ali Kocabaş tarafından verilen ödülü İkizköy Çevre Komitesi adına Nejla Işık ve Celal Çoban, Akbelen Ormanı Nöbeti’nden Zeynep Aktoğu ile birlikte aldılar. Kongre katılımcıları İkizköylülerin “Akbelen Ormanını Vermeyeceğiz” sloganına eşlik ederek alkışlarla karşıladı.

“Mücadeleye daha sıkı sarılıyoruz”

Ödülle ilgili yazılı bir açıklama da yapan İkizköy Çevre Komitesi sözcüsü Nejla Işık ve Celal Çoban direnişin nasıl başladığını ve geldiği aşamayı değerlendirdi. Yaşam savunucuları, direniş boyunca kendilerine ve yaşam alanlarına dönük yapılan saldırılar karşısında da mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek “İkizköylüler olarak haklı davamızda gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz, yaşamı para için yok etmeye ant içmiş şirketlerin önünde durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Bu müdahaleler, bizleri yıldırmaktan çok mücadelemize daha sıkı sarılmamızı sağlıyor” dedi.

“Yaşam alanlarımız gasp edildi”

İkizköy Çevre Komitesi sözcüsü Nejla Işık ve Celal Çoban’ın yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

Sanıldığı gibi, kömür madeninin yok etmek üzere köyümüze dayandığı, bizlere tarifsiz acılar ve deneyimler yaşattığı gün değil. Aslında mücadelemiz çok daha öncesinden, yaşam alanlarımıza bir saldırı niteliğinde olan Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin yapılmasının planlandığı gün başladı. Mücadele tohumlarını yüreklerimize atan asıl olay buydu. 1980’lerden bu yana termik santrallerin kamu yararı maskesiyle yıllardır halkın emeğini sömürmesi, insanları köleleştirmesi, kendi kendine zor yetebilen bağımlı bireyler yaratması; tüm bunlar yetmezmiş gibi nice canlıları zehirlemesi, yaşamlarından çalması, yaşam alanlarını haksızca gasp etmesi gibi kabul etmesi imkansız bedeller, hukuk tanımaz bir ısrarla birleşince bu mücadele tohumunu yıllarca içimizde besleyip büyüterek filizlenmesini sağladı.

“Dostlarımızı zehir saçan termik santraller yüzünden kaybettik”

İkizköylüler olarak uzun senelerce komşu köylerde yaşayan dostlarımızın topraklarının ve evlerinin yok edildiğine, gözü gibi bakıp büyüttükleri ağaçların talan edilmesine, kendilerinin ise göçe zorlandıklarına, geçim kaynaklarının ellerinden alınarak santralde çalışmak zorunda bırakıldıklarına, yani köleleştirildiklerine ve geçim sorunlarıyla boğuştuklarına büyük bir üzüntüyle şahit olduk. Bunlar da yetmezmiş gibi aynı dostlarımızı, her yanımıza durmadan zehir saçan termik santraller yüzünden kaybettik, nice ağır hastalıklarla yüzleştiklerine tanıklık ettik . Her geçen yıl birimiz daha kanserle savaşmak zorunda kalıyor, çocuklarımızın astım ve bronşit hastası olarak dünyaya gelmesini, sağlıklı yaşam haklarının daha dünyaya gelmeden ellerinden alınmasını acı içinde izliyoruz.

“Akbelen Ormanı, bizimle birlikte birçok canlıya ev sahipliği yapıyor”

Ödediğimiz bunca ağır bedellerden sonra, kömür madeni canavarının yutmak istediği Akbelen Ormanı’na tüm gücümüzle sarıldık. Termik santrallerin sıradaki hedefi olan Akbelen Ormanı, bizimle birlikte birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Köyümüzü de içindeki canlılar gibi kanatları altına alan Akbelen Ormanı, kömür canavarıyla aramıza siper olan son doğal yaşam alanlarından biri. Topraklarımızı ve ağaçlarımızı, yaşam düşmanı kömür canavarı için isteyen termik santrale karşı durduğumuz günden beri, susuzluk gibi birçok sorunla cezalandırıldık. Birkaç gün önce yine bunlardan birine maruz kaldık.

“Yaşamı para için yok etmeye ant içmiş şirketlerin önünde durmaktan vazgeçmeyeceğiz”

Mücadelemizin başından beri yanımızda olan Deniz Gümüşel adlı aktivist arkadaşımız, anayasal hakkı olan ifade özgürlüğü çerçevesinde kömür şirketiyle ilgili protesto yaparken haksız yere göz altına alındı. Bizi bunlarla korkutabileceklerini, yıldırabileceklerini sanıyorlar. İkizköylüler olarak haklı davamızda gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz, yaşamı para için yok etmeye ant içmiş şirketlerin önünde durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Bu müdahaleler, bizleri yıldırmaktan çok mücadelemize daha sıkı sarılmamızı sağlıyor.

“Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz! İnsanca yaşam için”

Bu ödülü, direnişimize dört kolla sarılmış tüm İkizköylü dostlarım adına alıyoruz. İkizköy ve Akbelen Ormanı mücadelemizde bizi yürekten destekleyen, doğayı ve yaşamı korumak için çaba gösteren herkese bu ödülü adıyoruz. Bizler için hayati öneme sahip olan ormanlarımızı da, yaşam alanlarımızı da kirli enerji kaynaklarına feda etmeyeceğiz!” Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz! İnsanca yaşam için”

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur