Bahçeli: “Yüzde 50+1 tartışması başkalarının değirmenine su taşır”

Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Bahçeli yüzde 50+1 tartışması ile ilgili "Bunu tartışmaya açmak yönetim sistemine şüpheyi körükler. Bu masum bir talep değildir. Türkiye'nin çıkarına olmayacaktır" dedi. Erken seçim çağrılarına da yanıt veren Bahçeli, "Tekraren söylüyorum, erken seçim falan yoktur. 'Seçim de seçim' diyenler bozgun siyasetinin taraftarlarıdır" diye konuştu

Bahçeli: “Yüzde 50+1 tartışması başkalarının değirmenine su taşır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Erken seçim ve AKP’nin yeniden gündem ettiğin 50+1 tartışmalarına yanıt veren Bahçeli, “Bunu tartışmaya açmak yönetim sistemine şüpheyi körükler. Bu masum bir talep değildir. Türkiye’nin çıkarına olmayacaktır. Tekraren söylüyorum, erken seçim falan yoktur. ‘Seçim de seçim’ diyenler bozgun siyasetinin taraftarlarıdır” dedi.

Yüzde 50+1 tartışması

AKP cephesinde Cumhurbaşkanlığı seçim yeterliliği olan yüzde 50+1’in tartışmaya çalışmasının ardından İYİ Parti Genel Başkanı Akşener kendisine yöneltilen “Yüzde 50+1 tartışması hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna”O sorunun muhatabı Sayın Bahçeli. Bu kadar…” yanıtını vermişti.

Yeni Anayasaya MHP tarafından konulduğu bilinen yüzde 50+1 seçim kuralı ile ilgili tartışmalara yanıt veren Bahçeli şunları söyledi:

Cumhurbaşkanının iki turlu seçimle, doğrudan halk tarafından ve “geçerli oyların salt çoğunluğu”yla, yani yüzde 50+1 oyla seçilme kuralı 21 Ekim 2007 tarihli Anayasa değişikliği ile kabul edilmiştir.

Bu usul getirildiğinde Anayasa’da “parlamenter sistem” öngörülmekteydi. 16 Nisan 2017 tarihli Halkoylamasıyla “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçilmiş, fakat Cumhurbaşkanının seçim usulü değiştirilmemiştir.

Lütfen dikkat buyurunuz, dünyada Cumhurbaşkanı veya Devlet Başkanını halkın seçtiği 99 ülkede geçerli oyların yüzde 50+1’ini alan adayın seçilmesi anayasal norm olarak kabul edilmiştir. Yine dünyada 103 ülkede Cumhurbaşkanını veya Devlet Başkanını halk seçerken bunlardan 99’unda salt çoğunluk uygulanmaktadır.

Cumhurbaşkanı ya da Devlet Başkanının halk tarafından seçilmesinde uygulanan ikinci usül yüzde 40+10 olarak isimlendirilen sistemdir. Altını çizerek ifade etmek isterim ki, bu sistem sadece Bolivya, Kosta Rika, Ekvator ve Arjantin’de geçerlidir.

Mezkur bu sistemde iki turlu yapılan seçimlerde ilk turda geçerli oyların yüzde 40’ını alıp en yakın rakibine yüzde 10 fark atan adayın ilk turda seçilmesi esas kabul edilmiştir.

Bolivya Anayasası’nın 166. maddesini, Kosta Rika Anayasası’nın 138. maddesini, Ekvator Anayasası’nın 143. maddesini, Arjantin Anayasası’nın 96, 97 ve 98. maddelerini uyanık bir gözle inceleyenler çarpıcı gerçeklerle yüzleşeceklerdir.

Bu ülkelerde aslında geçerli oyların salt çoğunluğu, kısaca yüzde 50+1 şartı aranmakta, eğer adaylardan biri ilk turda yüzde 40 ve üzeri bir oy alır ve en yakın rakibine yüzde 10 fark atarsa ikinci tur seçime gerek kalmamaktadır.

Tek turda yüzde 40 oyla seçilme yöntemini öngören ülke örneği dünya üzerinde yoktur.
Böyle bir tercihin olması halinde yürütme organının seçiminde “demokratik meşruiyet sorunu” doğacaktır.

Güvensizliği körükler

Devlet Başkanını veya Cumhurbaşkanını halkın seçtiği tüm sistemlerde demokratik meşruiyet gereğince geçerli oyların salt çoğunluğu ile seçilmesi temel kaidedir. Salt çoğunluk usulünü değiştirmeye kalkmak ve bu konuyu tartışmaya açmak yönetim sistemine karşı güvensizliği ve şüpheyi körükleyecektir.

Takdir ederseniz ki bu doğru değildir, masum bir talep değildir, Türkiye’nin çıkarına uygun olamayacaktır. Bize göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi lehine söylenebilecek en güçlü argümanlardan biri, yüzde 50+1 oyla iktidara gelebilmek için partiler arası uzlaşmayı sağlaması ve kutuplaşmayı azaltmasıdır.

Milli birlik ve bütünlük için hayati önemde olan bu güçlü yönü savunmak yerine, bundan geri adım atma anlamına gelen yüzde 40 oranını dillendirmek başkalarının değirmenine su taşımaktır. Bunu uluorta konuşanlar da iyi niyetli sayılamayacaktır.

“Erken seçim falan yoktur”

Tekraren söylüyorum, erken seçim falan yoktur. Seçim 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır. ‘Seçim de seçim’ diyenler bozgun siyasetinin taraftarlarıdır. Seçim demek kime hizmettir, nasıl bir siyaset anlayışıdır? Ekonomik sıkıntıları biliyoruz. Bu kez başaramayacaklar.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur