Yetkin: “Büyükelçiler krizinde kaybedenler, daha çok kaybedenler ve en çok kaybedenler var”

"Evet, Erdoğan sözünden dönmüş oldu. Neticede Türkiye’nin siyasi ve ekonomik olarak kaybedecekleri fazlaydı. Ama ilk geri adımı atan -kusura bakmayın, tekrar oluyor ama- imzacı büyükelçilerdi. ABD, Almanya, Fransa gibi batılı ülkelerin façası bozuldu, o da bir gerçek. İmza atmayan batılı ülkeler ise şimdi kıs kıs gülüyordur. Siyaset böyle bir şey. Ama bütün olan biten içinde en çok kaybeden maalesef Osman Kavala oldu"

Yetkin: “Büyükelçiler krizinde kaybedenler, daha çok kaybedenler ve en çok kaybedenler var”

Gazeteci-yazar Murat Yetkin, ABD, Almanya ve Fransa’nın da aralarında olduğu 10 ülkenin Ankara büyükelçilerinin Osman Kavala’nın serbest bırakılması yönündeki 18 Ekim tarihi açıklaması sonrası Tayyip Erdoğan’ın “İstenmeyen adam ilan edeceğiz” çıkışıyla tırmanan ve büyükelçiliklerin Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesine atıf yapan açıklamalarıyla “orta yol” bulunan krizi değerlendirdi.

yetkinreport.com’da yayımlanan “Persona krizi bitti. Faturayı kim ödeyecek? Kaybeden kim?” başlıklı yazısında, krizin “geri adımlarla” bittiğini belirten Yetkin, “Kriz sona ermiş görünse de geride hasar bıraktı. Kaybedenler, daha çok kaybedenler ve en çok kaybedenler var. Ve tabii faturayı ödemesi gerekenler” değerlendirmesinden bulundu.

10 büyükelçiliğin Kavala açıklamasındaki “itici gücün” Washington olduğuna ilişkin haberlere atıf yapan Yetkin, Erdoğan’ın “istenmeyen adam” çıkışı sonrası Almanya’nın işi uzatmamaya karar verdiğini belirtti ve şu ayrıntıya dikkat çekti:

Daha bildirinin yayınlandığı gün Türkiye’yle önemli ilişkileri olan bazı Batılı ülke büyükelçilerinin imza atmadıkları dikkat çekiyordu. Örneğin İngiltere, İtalya, İspanya, İsviçre, Avustralya, Japonya gibi ülkelerin imzası yoktu. Yine new York Times’a göre, örneğin İngiltere yaklaşan İklim Zirvesi öncesi tatsızlık çıkmasın istemişti. Bu doğruysa İtalya’nın da yaklaşan G20 Zirvesi nedeniyle ortak bildiriye imza atmadığı sonucu çıkarılabilir. Diplomatik kaynaklara göre, bazı büyükelçiler de böyle bir girişimin “sonuç getirmeyeceği” ve “Kavala’nın durumunu kötüleştireceği” gerekçesiyle imza atmamışlardı. Haklıydılar. Dahası, bu kadar çok sayıda batılı ülkenin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kararlarının uygulanması gibi meşru bir taleple de olsa, kâğıt üzerinde müttefik ve ortak oldukları bir ülkeye böylesine çıkışta bulunmalarının pek örneği de yoktu.

“En çok kaybeden Kavala oldu”

Bu girişimi akıl edip uygulayanların Erdoğan’ın bu kadar sert tepki vereceğini tartamadıklarının anlaşıldığını belirten Yetkin, “Evet, Erdoğan sözünden dönmüş oldu. Neticede Türkiye’nin siyasi ve ekonomik olarak kaybedecekleri fazlaydı. Ama ilk geri adımı atan -kusura bakmayın, tekrar oluyor ama- imzacı büyükelçilerdi. ABD, Almanya, Fransa gibi batılı ülkelerin façası bozuldu, o da bir gerçek. İmza atmayan batılı ülkeler ise şimdi kıs kıs gülüyordur. Siyaset böyle bir şey. Ama bütün olan biten içinde en çok kaybeden maalesef Osman Kavala oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Yazının tamamını okumak için tıklayın!

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur