Eskişehir’de üniversitelilerden barınma hakkı eylemleri

Eskişehir'de üniversite öğrencileri barınma hakkı için iki yerde eylemdeydi. Üniversite öğrencileri "Barınma haktır, alacağız" yazılı pankart açarak basın açıklaması yaptı. Emek Gençliği ise "Ücretsiz barınma, parasız eğitim istiyoruz" yazılı pankart açtı

Eskişehir’de üniversitelilerden barınma hakkı eylemleri

Eskişehir’de üniversite öğrencileri barınma hakkı için iki yerde eylemdeydi. Üniversite öğrencileri “Barınma haktır, alacağız” yazılı pankart açarak basın açıklaması yaptı. Emek Gençliği ise “Ücretsiz barınma, parasız eğitim istiyoruz” yazılı pankart açtı.

Haller Parkı’nda nöbet tutan üniversiteliler nöbetlerini sonlandırmıştı. Üniversiteliler, nöbetleri boyunca polisin fiziki takibine maruz kalmış, iki kez de gözaltına alınmışlardı. Dün (30 Eylül) üniversiteliler yaptıkları açıklama ile nöbetlerini sonlandırdıklarını duyurdu. İsmet İnönü Caddesi üzerinde bir AVM önünde basın açıklaması yapan öğrenciler, “Ücretsiz barınma istiyoruz” şeklinde sloganlar attılar.

Öğrenciler adına konuşan Sinem Çelebi, “7 gün boyunca biz Eskişehir soğuğuna rağmen ve barınma hakkımız için direndik. Sabahladık, gözaltına alındık, işkenceye uğradık ama barınma hakkımızdan yine vazgeçmedik. İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Eskişehir’de barınamıyoruz diyen öğrenciler işkence ile gözaltına alındı ve bizde bugün bu konuya dair, barınma hakkımızla ilgili basın açıklaması için toplandık” dedi.

Yılardır ülkede var olan ekonomik krizin faturasının sürekli olarak emekçilere ve emekçi çocuklarına kesildiğini belirten Müslim Koyun ise, “Bugün tüm öğrencilerin barınma sorunu çok kısa hamleler ile çözülebilecek olmasına rağmen bu çözümler önemsemiyor, paralar tarikat yurtlarına, patronlara aktarılıyor. Bu hamlelerin düzen için vazgeçilmez olduğunun farkındayız. Sömürü düzeninin devamlılığını önemseyen bu iktidar, emekçileri patronlara muhtaç ve esir bırakırken emekçi çocukları olan biz öğrencileri ise gerici tarikat yurtlarına mecbur bırakıyor. Birileri bolluk içinde keyif yaparken birileri en temel hak olan barınma hakkından yoksun bırakılıyor. Ve tüm bu olanlar karşısında açlık içinde sessizce bir kenara çekilmemiz, olana bitene gözlerimizi kapatmamız isteniyor. Kısıtlı sayıda öğrencinin alabildiği 650 liralık bursu çok görüp her fırsatta ‘elinize dilinize dursun’ vurgusu yapan Erdoğan, 1050 odalı sarayından, zaten hakkımız olanı biz öğrencilere mükâfat gibi sunmaktadır. Biz üniversite öğrencileri, barınma hakkımızı bir mükâfat olarak görmüyoruz. Ama biz buradayız; ‘barınamıyoruz’ diyoruz, ‘geçinemiyoruz’ diyoruz. Kabullenmeyeceğiz, vazgeçmeyeceğiz, bize dayatılan sefalet koşullarıyla mücadele edeceğiz. Barınma haktır, alacağız” şeklinde konuştu.

Eskişehir Emek Gençliği ise yurt sorunu ve artan ev kiralarıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Köprübaşı Adalar’da toplanan üniversiteliler “Ücretsiz barınma, parasız eğitim istiyoruz” yazılı pankart açarak, “Diyanete değil eğitime bütçe”, “Parasız eğitim istiyoruz”, “Parasız, bilimsel, demokratik eğitim”, “Ücretsiz barınma istiyoruz”, “Ücretsiz barınma hakkımızdır” şeklinde sloganlar attılar.

Eskişehir Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Özge Akgül Ayaz burada bir konuşma yaptı. Ayaz, gençlerin her türlü demokratik taleplerinin yanında olduklarını ifade ederek barınma sorununun bir an evvel çözülmesi için gerekli adımların atılmasını istedi.

Emek Gençliği adına basın açıklmasını Mizgin Teymür okudu. Pandemi döneminde uzaktan eğitimden nitelikli bir şekilde yararlanamadıklarını söyleyen Teymür, “Biz gençler hayat pahalılığı ve salgınla mücadele ederken bir yandan da hem çalışıp hem de derslerimizi takip etmek zorunda bırakıldık” dedi.

Açıklamanın devamında ise Teymür şunları kaydetti:

Kira fiyatları esip geçerken zaten kısıtlı imkân sağlayan KYK yurtlarının durumu da pek iç açıcı değil. Yurtların aylık ücretlerine %20 zam, ilk kayıtta verdiğimiz güvence bedeline %38 zam geldi. Bizlerin barınma problemi üzerine yaptığı açıklamada ‘Abartılacak bir sorun yok’ diyen iktidar, KYK yurtları önündeki uzun kuyrukları görmemiş olsa gerek. Önümüzdeki birkaç yıl kendisine sıra gelmeyeceğini gören ve kirasını ödeyebileceği bir ev bulmaktan umudunu kesen öğrenci kitlesi adım adım TÜRGEV, TÜGVA, Ensar gibi tarikat-cemaat yurtlarına doğru itilmekte. Onların fiyatları da ortalama bir emekçi ailesinin karşılamasının çok ötesindedir ama bu yurtlara devlet öğrenci başına 650-800 TL destek vermektedir. Yani, yeni yurtlar yaptırmak ve mevcut yurtların koşullarını iyileştirmek için para harcamayan devlet, tarikat-cemaat yurtları söz konusu olduğunda kesenin ağzını açmaktadır.

Ancak tarikat-cemaat yurtlarına girmenin bir olmazsa olmaz şartı vardır: Tarikat merkezinden gönderilecek ‘hocaların’ yapacağı ‘dini sohbetlere’ ve ‘etkinliklere’ katılmak. Bizler için tarikat-cemaat yurtlarında barınmak, seçenekler arasında bir seçenek değil ‘zorunlu kalınmış bir hal’, ‘bir dayatma’dır!

İktidarla kurdukları yakın ilişkiler ve skandallarla gündeme gelen dinci vakıf-cemaatlerin 2500’den fazla yurduna karşılık, KYK’nin ise yaklaşık 800 yurdu var. Yani milyonlarca genç, Erdoğan’ın ‘kindar ve dindar nesiller’ yetiştirme hedefi doğrultusunda çalışan bu yurtların pençesine itilmektedir! Cemaat-tarikat yurtları bu amacın bir dayanağı olarak, üniversite gençliğini fikri olarak kazanmak, böylece ülkede bir türlü oluşturamadıkları ‘fikri iktidarı’ sağlamanın dayanaklarının başlıcalarından birisi olarak devreye sokulmuştur. Kısacası iktidarın KYK yurtlarının sayısını artırarak ve var olanların da koşullarını iyileştirerek üniversite öğrencilerinin barınma sorununun gerektirdiği biçimde çözmek gibi bir amacı yoktur. Asıl olarak öğrencileri cemaat-tarikat yurtlarına gitmeye zorlayan yöntemleri devreye sokarak, kendi ideolojik-siyasi amaçlarını gerçekleştirmek istemektedir.

Öğrenciler taleplerini şöyle sıraladı:

Eskişehir’de 100.000 üniversite öğrencisi ve yaklaşık 8.000 kişilik KYK yurt kapasitesi var. 80.000’den fazla öğrenci eline geçen burs-krediyi kiraya verdikten sonra eğer bir işte çalışmıyorsa meteliksiz, aç-susuz! Ne faturaları ödeyebilir ne de gerekli ders materyallerini alabilir. Zaten 650 TL’yle bir ay yaşayabileceğimizi düşünen iktidara göre, gençliğin sosyal ve kültürel ihtiyaçları yoktur, olamaz! KYK yurdunda kalan yaklaşık 8.000 öğrenci ise yurt ücretini ödedikten sonra eğer bir işte çalışmıyorsa, en iyi ihtimalle 6-7 gün kadar yaşayabiliyor.

Bir kez daha hatırlatmak gerekirse, öğrencilerin üniversite hayatı boyunca sağlıklı, nitelikli ve ücretsiz koşullarda barınma hakkı devlet tarafından karşılanmalıdır.

Buradan taleplerimizi bir kez daha haykırıyoruz:

  • Hükümet kira zamlarını durdurmalı ve yapılan zamların geri alınması için somut adım atılmalıdır.
  • Yerel yönetimler il ve ilçe belediyelerinin olanaklarını barınma sorunu yaşayan öğrenciler için seferber etmelidir.
  • Her kademede öğrenim gören öğrenciler için ücretsiz barınma hakkı sağlanmalıdır!

Emek gençliği olarak haklarımızı kazanmak için tüm öğrencileri ortak taleplerimiz etrafında birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.

Sendika.Org

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur