TOKİ’den içme suyu havzasında ihale – Çiğdem Toker (Sözcü)

TOKİ (Toplu Konut İdaresi) İstan­bul Arnavutköy'de konut inşaatı ihalesine çıktı. İlanda yer almayan kritik bil­giyi, kamuoyuna İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün duyurdu: İnşaat alanı Saz­lıdere Barajı'nın yanında, içme suyu havzasındaydı

TOKİ’den içme suyu havzasında ihale – Çiğdem Toker (Sözcü)

TOKİ (Toplu Konut İdaresi) İstan­bul Arnavutköy’de konut inşaatı ihalesine çıktı. E-ihale usulüyle 6 ve 7 Ekim tarihlerinde gerçekleştiri­lecek olan iki ihale şöyle:

  • Arnavutköy 1. Etap 540 konut, 8 adet dükkan ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi.
  • Arnavutköy 2. Etap 485 konut inşaat ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi.

İlanda yer almayan kritik bil­giyi, kamuoyuna İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün duyurdu: İnşaat alanı Saz­lıdere Barajı’nın yanında, içme suyu havzasındaydı. Akgün’ün sosyal medya hesabındaki açıklamaya göre bu alan, daha önce kısa koruma kuşağında “yapı yasaklı alan”da kalıyordu.

Tapuda “ham toprak” ve “tar­la” olarak görünen sahanın bugüne dek korunması, bu sayede mümkün olabilmişti. Ne var ki Kanal İstanbul sürecinde bölgenin tamamı imara açıl­mış, mera alanları TOKİ adına tescil edilmiş fakat imar uygulamasıyla arsa haline dahi getirilmemişti. Dahası bu ihaleler, imar planları aleyhine davalar sürerken açılıyordu.

İhale ilanında Kanal İstanbul ibaresi yok ama sahanın Sazlıdere yanın­da oluşu, “Yenişehir” için kolların sıvandığını gösteriyor.

Yüzlerce yeni konutun su havzası­na inşa edileceği bilgisi, keşke doğru olmasa.

TOKİ, bir damla suyun dahi önemli hale geldiği iklim krizi döneminde, yüzlerce konutu içme suyu havzasında yapıp yapmadığını İstanbul halkına ve kamuoyuna açıklamayı düşünüyor mudur?

DSİ’nin gizlenen Sazlıdere yazısı

Gelin, TOKİ’nin ekim ayında ya­pacağı Sazlıdere yakınındaki ihalenin hatırlattığı bir rapora bakalım.

Tarih, 3 Aralık 2019. Devlet Su İşleri (DSİ), Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talebiyle, görüş yazısı gönderiyor. Altın­da Genel Müdür Mevlüt Aydın’ın imzası var. (Yazıyı TBMM kürsüsünden günde­me taşıyan isim ise CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca.)

6 sayfalık bu kritik yazıdan birkaç hayati başlık:

  • Kanal için seçilen güzergah, Terkos gölü besleme havzasının yüzde 3’ünü, Terkos-Kağıthane İçmesuyu İsale hatlarını, Terkos-İkitelli İsale hatlarını kesmekte ve Sazlıdere barajını devre dışı bırakmaktadır.
  • Sazlıdere Barajı, 1991-1996 yılla­rı arasında DSİ tarafından inşa edilmiş (2019 fiyatlarıyla yaklaşık maliyeti ka­mulaştırma dahil 2 milyar 250 milyon TL) olup İSKİ tarafından işletilmekte ve İstanbul’a içme ve kullanma suyu temininde önemli yeri bulunmaktadır.
  • Sazlıdere Barajı kendi havzasından 52 milyon metreküp (m3) su teda­rik etmekle birlikte Terkos gölünden alınan yaklaşık 39 milyon m3 suya da ara depo işlevi görmektedir.
  • Terkos Gölü, Avrupa yakasının en büyük içme suyu kaynağı olup (yıllık verimi 140 milyon m3/yıl) aynı zamanda İstanbul’a Istranca sistemin­den toplam 235 milyon m3/yıl suyun aktarıldığı bir ara geçiş ve depolama tesisi durumundadır.
  • İstanbul’un Avrupa yakasında mevcut yüzeysel içme suyu tesislerin­den çekilebilecek su miktarının yüzde 52’si Terkos Gölü vasıtasıyla, yüzde 13’ü ise Sazlıdere Barajı’ndan sağlan­maktadır.
  • Kanal İstanbul projesiyle, Terkos gölü doğusunda kalan yaklaşık 20 kilometrekarelik su toplama havzası devre dışı kalacak (Yaklaşık 18 milyon m3’lük su kaybı). Sazlıdere Barajı’nın devre dışı kalmasıyla birlikte (yaklaşık 52 milyon m3 su kaybı). Toplam su kaybı yıllık 70 milyon m3 olmaktadır.
  • Ayrıca İstanbul’un halihazırda 5 milyon nüfusunun su ihtiyacını karşıla­yan Sazlıdere-İkitelli sistemi devre dışı kalacaktır.

Daha birçok önemli bilgi var ama şu notla bitirelim: Yazıda imzası olan ve bu verilen ÇED raporuna konması uyarı­sını yapan dönemin genel müdürü Mev­lüt Aydın dört ay sonra emekli oldu.

2. pist soruları

Beş yıl önce 1 milyar 398 milyon TL’ye Makyol’a ihale edilen, ihale sonrasında Kalyon-Makyol-Cengiz’in kurduğu KMC ortaklığına devredilen ancak inşaat sırasında tünel çökmesi nedeniyle bitirilemeyen ve geçenlerde “güçlendirme” adı ve pazarlık usulüyle yeniden ihale edilen (842,2 milyon TL yaklaşık değer) Sabiha Gökçen Havali­manı 2. pistin ikinci etabıyla ilgili yeni gelişmeyi duyuralım.

Haber kaynaklarım, en uygun teklifi veren Met-Gün ile Kalyon’a yakın İspa ortaklığına yer teslimi yapıldığını iletti.

Cevaplanma ihtimalini düşük bulsam da kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını öğrenmek için şu soruları yöneltiyorum:

  • 2. pistin 2. etap inşaatı için KMC Adi Ortaklığı’na bütçeden ne kadar ödeme yapıldı? (Daha önce Makyol’a ne kadar yapılmıştı?)
  • İnşaat hangi oranda devralındı?
  • Tamamlanmamış bir inşaatın hak edişleri, (yani yapılmayan imalatın bede­li) şirkete peşin ödenmiş olabilir mi?

Kaynak: Sözcü

Sendika.Org'u destekle

Okurlarından başka destekçisi yoktur